Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Terör örgütü PKK’ya yönelik yurt içinde ve yurt dışında operasyonlar büyük bir kararlılıkla devam ediyor. Geçtiğimiz hafta, Van, Hakkari ve Şırnak illerimizi kapsayan ziyaretlerim oldu. Terörün bir dönem kol gezdiği coğrafyada artık huzur ortamı hakim.

Terör örgütünün kent merkezlerinde mahkemeler kurup esnaftan zorla haraç aldığı dönemler artık gerilerde kaldı. Esnaf ekonomik zorluklara rağmen, evinin geçimi ve çocuklarının rızkı için her gün dükkanını güven içinde açabiliyor.

Gözle görülen olumlu gelişmeler, PKK’nın hendek-çukur eylemleri ile başlatmayı hedeflediği siyasi isyan hareketi devletin aldığı önemler ve bölge halkının tepkileri ile örgütün kendi kazdığı çukuruna gömüldüğünün ispatı…

Terör örgütünün 40 yıllık alışkanlıkları ve alan hareketliliği artık güvenlik güçlerinin çok net bildiği bir tablo. Örgütün tüm refleksleri biliniyor. Böylelikle güvenlik birimleri hızlı ve spot hareket edebildikleri bir konsept geliştirmiş durumda.

Bölge illerini ziyaretimin ilk durağı olan Van’da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile bir araya geldim. Bakan Soylu ile mücadelenin dünü ve bugününü konuşma fırsatım oldu…

ARTIK TECRÜBELERİMİZ VAR…

Etrafımızdaki, coğrafyadaki risklerin farkında olduğunu ifade eden Soylu, dünyanın gelişmiş ülkelerinin çevremizdeki coğrafyaya iştahlarının farkında olduklarına dikkat çekerek, “Geçmişten bu yana büyük tecrübemiz de var. Bu tecrübelerden elde ettiğimiz sonuçlar da önümüzde duruyor. Bu tecrübe bizi birtakım meselelerde gelişmeye, kendi imkanlarımızı daha güçlü bir şekilde oluşturmaya ve bu konuda kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye yöneltti’’ sözleri ile terörle mücadelede geçmişten bu yana gelinen noktayı dile getirdi.

Bu sürecin bir program dahilinde sürdürüldüğünü ifade eden Bakan Soylu, “Bu bir millet programıdır ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ama sadece liderliğinde değil politik oluşturuculuğunda gidiyor. Milletin talebi Cumhurbaşkanımızın oluşturduğu politikayla beraber gidiyor. Bu politikanın içerisinde özellikle yerli milli, terörle mücadelede kullanılan araçların üretilmesi var. Bu teknolojinin geliştirilmesi, bu konuda, jandarmanın, ordunun, polisin, emniyetin, sahil güvenliğin kapasite artırımı, profesyonelleşmeleri var. Yani bu bugünün bir mücadelesi değil, son iki yılın üç yılın mücadelesi. Türkiye bir karar verdi; 21’inci yüzyılın başından itibaren buna bir adım attı,” şeklinde konuştu.

Terör örgütünün klasik kış ve yaz üslenme bölgeleri, tüm geçiş ve lojistik alanları artık Jandarma ve Polis Özel Harekat timlerinin kontrolünde.

Havadan ve karadan kapana kısılan terör örgütü mensupları, artık ikişerli ve üçerli gruplar halinde inlerinden çıkamaz hale getirildiler. Bölgede 24 saat aktif olan İHA ve SİHA’lar teröristlerin ensesinde. Devletin güçlü irade göstermesi ile sivil halk da güvenlik birimlerine desteği oluyor.

TERÖRÜ KAYNAĞINDA YOK ETMEK…

Teröristlerin artık sınırlarımız içindeki hareket kabiliyeti neredeyse sıfırlanmış durumda. Bakan Soylu başarının sırrını şöyle açıkladı:

“Yeni bir politika geliştirdik o politika da şu: Terörü kaynağında yok etmek... Yani bir tarafta terör dağlarda, bir tarafta terör sınır ötesinde kamplarda, bir taraftan da terör özellikle istikrarsızlığın, vekalet savaşlarının ve petrol üzerinden oradaki gelirler üzerinden tartışmaların olduğu büyük devletlerin sofrasında. Tam olarak tablo bu. Türkiye bunu iyi okudu ve Türkiye uzun zamandır bu okumasının gereğini yerine getiriyor. Bunu da nasıl getiriyor, bir taraftan jandarması, İçişleri Bakanlığı, emniyeti, sahil güvenliği, bir taraftan da Türk Silahlı Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, bir taraftan MİT, bir taraftan savunma sanayii, hep birlikte bir konsept oluşturuyor. Bu konsept bütün dünyaya örnek konsepttir, terörle bizim gibi mücadele eden bir ülke yok, bu konuda sonuç alan bir ülke de yok. Bu konuda büyük bir başarı ortaya koyan bir ülke de yok. Sınırlarının içerisinde ve sınırlarının dışarısında bunu demokrasiyi hukuk kuralları içerisinde ve bir meşruiyet içerisinde getiren başka bir ülke de yok. Bunu Türkiye tamamen kurallar içerisinde gerçekleştirmeyi başarabilen bir ülke olarak, terörle gerek PKK, gerek DHKP-C, gerek DEAŞ gerek FETÖ olsun eşanlı bir şekilde bunu yürütebilme kabiliyetine sahip bir Türkiye var artık...”

İNSAN KAYNAĞI TÜKENME NOKTASINDA…

Türkiye’nin dağda, şehirde, sınır ötesinde terörle mücadelede konvansiyonel bir mücadele verdiğini ifade eden Bakan Soylu, “Terörün kaynağı yani terörü destekleyen unsurlarla, teröre insan kaynağı sağlayan unsurlarla ilgili belediyelerden, örneğin sivil toplum örgütlerinden, bütün bunlara yönelik ikinci bir adım attı Türkiye, dikkat ederseniz teröre terör örgütüne katılım durdu. Toplam sayı 21 bunun üçü de yurtdışından gitmiş. Bizim ikna ettiğimiz sayı bu yılın başından beri 92, biz 92 kişiyi ikna etmişiz, terör örgütünden getirmişiz, onlar Türkiye'den 18 kişiyi; 3 da yurt dışından toplam 21 kişiyi terör örgütüne katabilmişler” diyerek durumu anlattı.

KAYNAKLAR KESİLECEK, YAKIN TAKİP DEVAM EDECEK…

Terör örgütüne müzahir yapıları Avrupa ve ABD’nin desteklediğine dikkat çeken Bakan Soylu, bu kaynakların kesilmesi içinde olağanüstü çaba içinde olduklarını vurguluyor.

Bakan Soylu, “Bu kaynaklar kesilince teröre katılım da terörün morali de ciddi bir şekilde çöktü. En temel meselelerden bir tanesi özellikle terörün Avrupa içerisinde bir vesile ile buradan oraya gitmiş, orada büyümüş, oradan teröre propaganda yapıp teröre kaynak aktaranlarla bunlarla ilgili yapılan tespitlerde, yine hukuk içerisinde İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve MİT akan bir araya geldik ve ilk kez yine bu konuda dışarıda tespitlerimizi savcılık kararıyla, suç duyurusuyla sabitledik. Onlar Türkiye’ye geldikleri zaman hukuk dairesi devreye girecek.”

CEZAEVİ YAPILANMASININ BAĞI KESİLECEK…

Terörle mücadelede en önemli bir diğer ayağı ise örgütün cezaevi yapılanması. Bakan Soylu örgütün cezaevi yapılanmasının artık içeriden dışarıyı yönetemeyecek bir noktaya getirmeye çalışıldığını ifade ediyor. Zira bu bağı kesmek için önemli bir aşamada olduklarına dikkat çekiyor.

BİZ BU COĞRAFYADA HER TÜRLÜ RİSKİ ALIRIZ…

Bakan Soylu, “Özellikle suç örgütlerinin unsurları ve finansmanı konusunda Türkiye bambaşka bir noktaya geldi. Bunu da önemli bir alana getirdiğimizi burada söyleyebilirim. Türkiye’nin oluşturduğu politika çok ciddi sonuçlar meydana getiriyor. Dünya da terörle nasıl mücadele edileceğini bir şekilde gösteriyor ama dünyanın bazen ‘mış’ gibi bakması var. Senin teröristin benim teröristim gibi bir bakışı söz konusu. Bunların hepsini yaşıyoruz ve görüyoruz ama tabii bir gerçek var biz bu coğrafyada yaşıyoruz ve biz bu coğrafyada her türlü riski alırız. Burası bizim coğrafyamız, burası bizim evimiz, bunlar bizim komşularımız, ecdadımız tarihimiz, hedefimizde bu coğrafyayı huzura ve barışa kavuşturmak var. Bunun barıya ve huzura kavuşmasının da bu coğrafyadaki İnsanlara getireceği katkıyı görüyor ve bu umutla beraber mücadele ediyoruz...” diyor.

Kısacası Türkiye terörle mücadele ederken insani güvenlik faktörünü ön planda tutuyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!