Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan Dağlık Karabağ savaşında 10 Kasım’dan bu yana silahlar sustu.

Ateşkese aracılık eden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bu kapsamda, çözüme kavuşturulamamış konuları görüşmek üzere 12 Ocak’ta Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı Moskova’ya davet etti.

Bu Paşinyan ve Aliyev'in bir yıl önce Münih'te düzenlenen güvenlik konferansından bu yana ilk yüz yüze görüşme.

Kırk dört gün süren savaşta beş bin kişi hayatını kaybetti. İki aydır ateşkes durumu devam etse de arada yine küçük çaplı olay ve çatışmalar yaşanıyor. Rusya'nın aracılık ettiği bu ateşkes anlaşmasına karşın, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki yeni cephe hatlarını oluşturan sınırlar da dahil olmak üzere çoğu mesele hala çözüm bekliyor.

Ermenistan'da bu arada binlerce kişi tutuklu ve kayıp yakınlarından haber bekliyor. Diğer bir ifade ile Ermenistan sadece cephede değil iç siyasette de dağılmış durumda. Paşinyan’ın imajı yer ile yeksan.

“Karabağ çetesi” olarak anılan eski başbakanlar Robert Koçaryan ve Serj Sarkisyan ise Moskova’nın desteği ile içerideki dengelerle oynamaya devam ediyor.

Moskova’da gerçekleşen bu toplantıya hazırlık aşamasında, her iki ülkenin savunma ve güvenlik yetkilileri Aralık ayı sonunda Rus gizli servisi FSB Başkanı Aleksander Bortnikov'u ziyaret ettikten sonra istişareler için tekrar bir araya geldiler. Yani liderler toplantısı öncesinde istihbaratlar düzeyinde görüşmeler yapıldı.

TÜRKİYE GÖRÜŞMELERE DAHİL EDİLMİYOR

Ancak şunu hemen belirteyim 12 Aralık’tan buyana devam eden bu diplomatik ve istihbarı seviyedeki görüşmelere henüz Türkiye dahil edilmedi. Zira Rusya bu sürecin üç ülke arasında kalmasından yana tavır koydu…

Rus sınır birlikleri FSB'ye bağlı ve bir güvenlik anlaşmasının parçası olarak Ermenistan'ın Türkiye ve İran sınırlarında konuşlandırıldı.

Savaştan bu yana Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki güney sınırında da görev yapıyorlar. Burası son haftalarda Dağlık Karabağ'ın dışında ayrı bir sıcak ve ihtilaflı bölge haline geldi.

Konu artık Dağlık Karabağ ihtilafı değil de Ermenistan-Nahcivan hattına yönelik bir soruna eviriliyor. Bakü’de son zamanlarda sesli bir şekilde dillendirilen “Nahcivan doğrudan Azerbaycan’a bağlansın” söylemleri Moskova’da temkinli karşılanıyor.

YENİ SORUNLU BÖLGE NAHCİVAN MI

Oysa ki ateşkes anlaşmasında Azerbaycan ve Dağlık Karabağ üzerinden Nahcivan’ın batısındaki karayoluna bir bağlantı ve dolayısıyla Türkiye ile doğrudan ulaşım imkânı öngörülüyordu.

Söz konusu vaat, kasım ayında Azerbaycan ordusunun daha fazla ilerlemesini engellemek için Bakü’ye verilen bir imtiyaz olmasının yanı sıra Rusya'nın bölgedeki rakibi Türkiye'yi nasıl kontrol altında tutmaya çalıştığını da gösteriyor. Veya ABD’nin bölgedeki denklemde alacağı role karşılık Türkiye’yi kendi yanına çekebilmek için alan oluşturma çabasını…

Moskova’nın Ankara’yı kontrol çabası başka bir anlaşmada da Rusya ve Türkiye'nin birlikte çalışmak istediği Dağlık Karabağ Barış İzleme Merkezinde de açıkça görülüyor.

Moskova yönetimi bu arada, merkezin Dağlık Karabağ dışında tesisi ve burada görev yapacak Türk askerlerinin silahsız olması gözetimin sadece dronlar aracılığıyla gerçekleştirilmesi konusunda şart koştu.

Rus ve Türk temsilciler arasında haftalarca süren görüşmelerin ardından yıl sonunda 36 Türk askeri Azerbaycan'a gitti.

Merkezin bu ayın 21’inde faaliyete geçmesi planlanıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının da şu anda Azerbaycan topraklarındaki mayınları temizliği işini sürdürdüğü hatırlatalım.

SAVAŞ BİTTİ AMA İKİ TARAF DA YORGUN

Aliyev bu arada Rus askerlerinin bölgede hoş karşılanmaması nedeniyle Azerbaycan halkının öfkesini de bastırmaya çalışıyor.

Savaşta hayatını kaybedenlerin sayısının Azerbaycan'da da yüksek olduğu biliniyor ve geri alınan bölgelerin inşası uzun ve maliyetli olacak. Diğer bir ifade ile Aliyev’in ülkedeki psikolojik süreci ve işgalden geri alınmış bölgelerin inşası sürecini çok koordineli bir şekilde yönetmesi gerekiyor.

Bununla birlikte korona salgını ve düşen petrol ve doğalgaz fiyatları nedeniyle Azerbaycan da ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor.

Ermenistan'daki ekonomik ve siyasi kriz ise Azerbaycan’a kıyasla çok daha ciddi ve büyük çaplı. Zira Diasporadan gelen destek ve yardımlarla ayakta duran Ermenistan’ın işi ise içinden çıkılmaz bir hal almış durumda.

Bu anlamda Ermeniler için şu anda istikrarın tek güvencesi Rusya. Yani aslında Putin ateşkesi sağlayan lider konumunda olsa da günün sonunda Putin de Ermenistan’ın Azerbaycan karşısında sersefil bir hale düşmesini istemiyor. Ama Paşinyan’ın gitmesini istediği açık ve net.

Moskova’nın diplomatik çabaları aynı zamanda, kendilerini savaşta Rus hükümeti tarafından terk edilmiş halde bulan Ermenilerle müttefiklik konumunun yeniden iyileştirilmesi yönünde bir önlem olarak da görülebilir.

Ankara ve Moskova nihayetinde bölgenin yeniden inşa edilmesi konusunda anlaşsa da Rusya karar veriyor. Ancak Rusya’nın girişimleri Türkiye'ye, Kremlin’in bölgenin kontrolünü elinde tutmak istediğine dair bir işareti niteliğinde. Sen yanımda dur ama işlere çok karışma mesajı veriyor.

Nahcivan’ın batısındaki karayoluna bağlantının da önü kesilerek Türkiye Kafkaslarda dar bir alanda edilgen konumda kalsın daha içeriye uzanmasın isteniyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00