Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Son bir haftadan bu yana terör örgütü PKK’nın maket uçaklı saldırıları önemli bir tartışma başlığı haline geldi. Zira Türkiye sınırları içerisinde büyük kan kaybı yaşayan örgüt, az adamla ses getirmesini ümit ettiği bir eylemsellik modelini takip ediyor.

Sahadaki kaynaklardan gelen bilgiye göre, PKK’nın hali hazırda 41 adet farklı tipte maket uçağı var. Siparişini verdiği ise 120 civarında. Bugüne kadar PKK’nın Dubai üzerinden aldığı parçalar halinde maket uçakları Süleymaniye üzerinden Mahmur’a ulaştırılıyor, Mahmur ve Sincar bölgesinde bir süre bekletiyor. Ardından Rakka ve Mahmur’da toplatılıyor. Ancak yeni siparişlerin dikkat çekmemesi için farklı bir ülke üzerinden temininin söz konusu olduğu bilgisi var.

Peki PKK bu maket uçaklara nasıl sahip oldu/oluyor? Örgüt stratejik hedeflerini nasıl belirliyor? Türkiye’nin bu saldırıları bertaraf edebilecek teknolojik altyapısı var mı?

Terör örgütünün maket uçaklarına eriştiğini ilk kez 10 Kasım 2018 tarihinde Şırnak’ta gerçekleştirdiği saldırıda gördük. O tarihte örgütün eş zamanlı olarak üzerine bomba düzeneği ve GPS yerleştirilmiş maket uçakları hareket ettirmesi güvenlik birimlerini şaşırtmıştı. Kısa sürede sınır hattımızdaki birçok askeri üste maket uçakları etkisiz hale getirecek altyapı oluşturuldu. Zira örgütün saldırı yapabileceği alanlar sınır hatları olarak belirlenmişti. Önlemler de ona göre şekillenmişti. Ama bugün şartlar değişti.

Son olarak 19 Mayıs’ta Diyarbakır’daki 8’inci Ana Jet Üs Komutanlığı’na yine aynı düzeneğin kurulu olduğu iki maket uçakla saldırı gerçekleştirildi. Ardından Batman'da bulunan İHA üssüne ve aynı saatlerde Şırnak'ta bulunan 23. Jandarma Tümen Komutanlığı'na maket uçakla saldırı yapıldı. Her üç eylemde de stratejik hedefler seçildi…

Peki terör örgütü bu kapasiteye nasıl ulaştı? Dağlarda silahlı eylem yapma kapasitesi tarihin en düşük seviyesine çekilirken nasıl oldu da bu teknoloji ile tanıştı? Kim veya kimler bu eğitimi verdi? Dahası bu cihazları nasıl temin ediyorlar? Zira bu maket uçakları, drone’ların üretimi ve kullanımı ve bombalı saldırı yapacak hale dönüştürülmesi 3 ayrı formasyon gerektiren ve her biri kendi alanında eğitim gerektiren bir süreç.

PKK’YI BU SÜRECE KİM HAZIRLADI?

Ortadoğu’daki her örgütü muadillerinin yaptığı eylem modellerini ya kopyalar ya da o örneklemi geliştirip bir üst versiyonu ile sahneye çıkmaya çalışır. PKK bunun en çarpıcı örneği. Zira PKK, El Kaide’nin ardından Irak ve Suriye’de gerçekleştirdiği radikal eylemlerde korkulu bir rüya haline gelen DAEŞ’ın eğitim ve siyasi düzeydeki tüm modellemelerini 2015 itibari ile alıp, geliştirip ve kendi modellemelerine uyumlu hali getirmiş, 2017 itibari ile uygulamaya koymuştu. Ve 2017’yi havacılık yılı ilan etmişti.

ABD’nin başını çektiği Koalisyon güçlerinin devreye girmesi ile birlikte DAEŞ sahada gerilerken, PKK’ya bu süreçte avantaj sağlayan bir yeni durum oluştu. “Maket Uçak” saldırılarını hazırlayan DAEŞ’in 11 teknik personeli 3 Haziran 2017’de PKK’nın eline geçti. DAEŞ’li militanlar PKK’lı militanlara maket uçak saldırıları teknolojisi üzerine brifingler vermeye başladı. PKK zaman kaybetmeden BM denetimindeki Mahmur kampının hemen yakınındaki Rüstem Cudi kampında drone akademisi kurdu. 19 Ocak 2021’deki yazımda örgütün Sincar bölgesindeki drone eğitim merkezine dikkat çekmiştim.

2020’de Jandarma ve TSK’nın yurt içinde ve yurt dışındaki başarılı operasyonları ve pandemi süreci ile birlikte ile örgüt büyük ölçüde hareket edemez hale geldi. Vatikan’ları olarak gördükleri Kandil’de bile başını mağaradan çıkaramayan teröristler Mahmur ve ikinci Kandil statüsündeki Sincar’da daha rahat hareket edebiliyor. Maket uçaklar da Kandil’de bekletilmiyor. Çünkü bu bölge devamlı izleniyor.

Eğitimler Hollandalı ve ABD bir ekip tarafından veriliyor. Uçaklara bomba yüklenmesi ise DAEŞ’ten PKK’ya transfer olan yukarıda bahsi geçen 11 kişilik ekip ve onların eğittiği 8 kişiyle yapılıyor.

Terör örgütü ülke içindeki stratejik hedeflerini 2018-2020 arasında belirledi. Özellikle 40 kilometre menzil içinde yer alan bölgeler seçildi. Bu maket uçakların ilk dönem havalandığı yerler Telafer’de düz bir alan ve Suriye’de iki bölgeleriydi. Şimdi örgüt bunu ülke içine taşımız durumda. PKK’nın drone ve maket uçak stratejisini ve eylemlerini örgüt içindeki bağımsız bir yapıyla oluşturup uyguluyor. Hedeflerin istihbarat örgütlerine sızmasının önlenmesi için bu yapı dışarıya kapalı tutuluyor. Tüm bilgiler 35 kişilik bu ekipte kalıyor.

İHA, SİHA’larla kazandığımız bir süreçte PKK derme çatma maket uçaklarıyla göstermeye çalışıyor. İçeride kaybettikçe, psikolojik kayıplarını bu yöntemle telafi etmeyi deniyor.

Türkiye’nin bu drone saldırılarına karşı koyacak kapasitesi var. Şimdi bu konuda ciddi adımlar atılıp bu kapasitenin daha da artırılması gerekiyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00