Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bakü-Tahran ilişkileri hassas bir süreçte. Bu süreçte İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın Rusya ziyareti ve Tahran yönetiminin İsrail-Azerbaycan ilişkilerine vurgu yaparak Azerbaycan’a mesajlar vermesi düşündürücü.

Dışişleri Bakanı Abdullahiyan, Moskova ziyaretinde, "Kafkasya'da jeopolitik değişimlere ve harita değişikliklerine kuşkusuz müsamaha göstermeyiz. Bölgedeki terörist ve siyonist varlığından çok endişeliyiz." dedi. İran çarşamba günü yaptığı açıklamada bölgesel gerilim temelinde Kafkasya'da "siyonist varlığından" çok endişe duyduğunu ifade etti. Tahran, komşusu Azerbaycan'ı İsrail ile artan iş birliğiyle suçladı.

İsrail’in Moskova Büyükelçisi Aleksandr Ben Zvi ise ülkesinin Karabağ’da asker bulundurduğu şeklindeki iddiaları yalanlayarak bunun bir hayal ürünü olduğunu söyledi. Peki, İsrail Büyükelçisi neden bu zamana kadar beklemede kalarak Abdullahiyan’ın Rusya ziyareti sırasında açıklama yaptı?

Çünkü İsrail, Abdullahiyan’ın Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile yapacağı görüşmede Azerbaycan faktörünü İsrail ile ilişkilendirerek şikayette bulunacağından emindi. İsrail Büyükelçisi'nin açıklaması, Azerbaycan’ın tutumunu güçlendiren ve argümanlarının sağlam olduğuna olan inancı artıran bir tesir yaratıyor. Kremlin’de Abdullahiyan’ın delillerinin ise inandırıcı olmadığına dair bir izlenim oluşturmayı amaçlıyor.

Şu bir gerçek ki İran'dan Rusya'ya yük taşımacılığı Azerbaycan üzerinden gerçekleştiriliyor. İki ülke arasındaki ticaret hacminin artmasında, bu kuzey-güney koridorundaki taşımacılık hayati önemde. 2020'de Moskova-Tahran ticaret hacmi 2,2 milyar doları aştı. Yaptırımlarla boğuşan İran için bu rakam hava ve su kadar önemli.

Aynı şekilde İran ile Ermenistan arasındaki Görüş-Gafan yolu kritik öneme sahip. Azerbaycan, Karabağ'a izinsiz giren İran plakalı tırlarda artış yaşanmasının ardından önce uyarıda bulunmuştu. Ardından eylül ayı ortasından itibaren Gorus - Gafan yolu üzerine kontrol noktası kurarak Ermenistan'a giren ve çıkan araçları denetlemeye başladı. Yolun 21 kilometrelik bölümü Azerbaycan’dan geçiyor. Ancak Dağlık Karabağ savaşından önce bu bölüm Ermeni işgali altındaydı. Şimdi Azerbaycan’ın kontrolü altında olmasını İran bir sınır değişikliği olarak yorumluyor. Nitekim kontrollerin artmasından hemen sonra İran Azerbaycan sınırında tatbikatlara başlamıştı.

Son olarak İran Yol ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Hayrullah Hadımi, 7 Ekim’de İran resmi ajansı IRNA'ya verdiği demeçte İran ile Ermenistan arasındaki alternatif güzergah üzerinde çalışıldığını ve bu yolun bir aya kadar açılacağını belirtti ve "Azerbaycan'a harç vermelerine gerek kalmayacak" dedi.

Sınırdaki gerilim sürerken İran Azerbaycan'dan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne askeri malzeme taşıyan uçaklara hava sahasını kapattı. Ancak Azerbaycan sürpriz bir şekilde, daha önce İran üzerinden gerçekleştirdiği Bakü-Nahçıvan-Bakü iç hat seferini 6 Ekim’den itibaren Ermenistan hava sahasını kullanarak yapmaya başladı. İran’ın yaptırım çabaları şu ana kadar siyasi ve ekonomik olarak işe yaramamış görünüyor. Çünkü Azerbaycan için alternatifler var.

Ve son bir not; Moskova İran Dışişleri Bakanı’nın ziyaretinin ardından İsrail Başbakanı Naftali Bennett’i ağırlamaya hazırlanıyor. Vladimir Putin ve Bennett ilk yüz yüze görüşmelerini 22 Ekim'de gerçekleştirecekler. 12 yıllık Netanyahu döneminin ardından sekiz siyasi partili koalisyon hükümetinin başkanı olarak yönetime gelen Naftali Bennett ilk telefon görüşmesini temmuz ayında Putin ile yapmıştı. Şimdi o görüşmede yarım kalan konular, en başta Suriye gündemi olmak üzere masaya yatırılacak.

IRAK SEÇİMLERİ

Irak’ta ülke genelinde seçimler yapıldı. Seçim sonuçlarının açıklanması en az 2- 3 hafta sürebilir. Seçim sistemi oldukça karmaşık. Ülkede Şiiler nüfusun çoğunluğunu oluşturuyor. Sünni Araplar ikinci sırada yer alıyor. Kürtler ise üçüncü sırada… Türkmenler Irak’ın dördüncü büyük gücü.

Şii Araplar, kendi içinde siyasi olarak kavgalı ve çekişmeli bir görüntü verse de seçim sonuçlarının açıklanması ile birlikte dini lider seyit Ali Sistani’nin tek bir açıklaması ile toplanacaktır. Sünni Araplar Irak işgalinin en başından buyana dağınık bir tablo sergiliyor. Sünniler hükümet koalisyon görüşmelerinde yer alacaklardır. Kürtler bugüne kadar ortak strateji ile hareket ediyorlardı. Ancak ilk kez bu seçimlerde iki Kürt partisi KDP ve KYB karşılıklı gerilimle seçime gitti. Terör örgütü PKK ise Sincar ve Kandil’e bağlı bazı köylerde halkın sandık başına gitmesine izin vermediler.

Türkmenler, ülkede dördüncü büyük güç olmalarına rağmen istedikleri sonuçlara ulaşamadılar. Ülkedeki Türkmenlerin yarından biraz daha fazlası Şii diğer geri kalanları ise Sünni Türkmen. Bu konuda geçmişten gelen bazı hataları sorgulamak gerekecek. Zira Irak Türkmenlerinin resmi temsilcisi Türkmen Cephesi bugüne kadar Şii Türkmenleri kucaklamada yetersiz kaldı. Hasan Turan’ın Cephe başkanı olması ile birlikte ITC’de Şii Türkmenleri ve daha önemlisi bölgesindeki Kürtleri ve diğer etnik grupları kucaklayacak bir lider profili var. Ancak ITC’nin başarıya ulaşması için biraz zamana ihtiyaç var. Hasan Turan’ın başkan seçilmesi Iraklı Türkmenleri İran’ın politika merkezinden çekerken Kürtler ve Sünnilerle gerilimli politikalardan geri çekmiş oldu.

Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından aylarca sürecek bir hükümet kurma süreci yaşanacaktır. Ankara’nın bu süreci çok iyi değerlendirmesi gerekiyor. Yazılı bir anlaşma şeklinde olmasa da ülkedeki siyasi geleneğe göre; Cumhurbaşkanı Kürt, Başbakan Şii ve Meclis başkanı Sünni Arap olacak. Ankara’nın çabası Türkmenlere en azından bu makamlardan birinde yardımcılık gelmesini sağlayabilir.

ABD’NİN SURİYE POLİTİKASI

ABD Ordusu, dün yayınladığı videoda YPG/PKK militanlarına M1A2 Bradley Zırhlı Muharebe Aracını kullanmayı öğretti. Terör örgütü YPG militanları Bradley araçları ile 25 mm top atışları ve Anti-Tank mühimmatı atışları yaptığı görüntüler ABD’nin yeni başkanı Biden’ında PKK’ya destek vereceği bir sürecin açık habercisi.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00