Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Cumartesi günü, İzmir Amatör Levanten Tiyatrosu’nun “Şimdi Değil Sevgilim” adlı 2 perdelik oyununu izledim. Hayatımda gördüğüm “en profesyonel amatör” oyuncuların oynadığı, müthiş eğlenceli bir komediydi.

        Sözüm ona amatör oyuncular; gerçek hayatlarında oyuncu olmaları gerekirken başka bir meslek mi seçmişler, yoksa büyük oranda kendi topluluklarına oynadıklarını farz ederek kendilerini haddinden fazla ev ortamında hissederek mi oynadılar, emin değilim. Ancak müthiş başarılıydılar.

        Başrollerden birisi olan Bayan Tipdale’a hayat veren, neredeyse 20 yıllık, asil arkadaşım Monika Tito Tunç, oyunculardan birisiydi diye demiyorum. Ugo Braggiotti, Fabio Fantasia ve Margery Joly Braggiotti, bana sorarsanız tiyatrocu olmak için doğmuşlar.

        Nitekim oyunu yaşadılar, sürüklediler, aldılar, götürdüler. Komedinin, hem yazı dilinde, hem sahne sanatlarında, hem de sinemada aktarılması en zor duygu olduğuna inanıyorum.

        Fakat altından kalktılar. İzleyiciyi yaklaşık 2.5 saat orada sıkılmadan kendilerine bağlamaları bir yana, kaliteli bir biçimde güldürdüler.

        Aslına bakarsanız, başta İzmir’e ve dokundukları her şehre kattıkları onlarca güzellik bir yana, kendilerine amatör demeleri bile, tevazu konusunda Levantenlerden öğreneceğimiz çok şey olduğunun altını çiziyor.

        On, benim için önemli bir rakam. Çocukların onuncu yaşı, evliliklerin onuncu yıl dönümü, bana göre diğer rakamlara kıyasla, daha kutlanmaya değer. Amatör Levanten Tiyatrosu’nun yeni nesil döneminin, 10. yılıymış bu sene. Eski ve köklü bir geleneğin yeniden hayat bulmasının üzerinden 10 yıl geçmiş. Bu sebeple bir nevi 10. yaşı kutlama yazısı yazmak hoşuma gitti.

        DAHA ÇOK ALKIŞLANSINLAR

        Eminim her yıl daha da profesfonelleşerek, amatör ruhlarını kaybetmeden, mütevazı, sayısı küçük ama kalbi büyük bir topluluk olarak, nice kuruluşlara yardım etmek için bir araya gelmeye devam edecekler. Önümüzdeki yıllarda denk getirip, katılın derim.

        Daha büyük salonlarda oynasınlar, daha çok alkış alsınlar, daha çok yardım edebilsinler. Demek ki, illa sansasyonel işler başarılı olur şeklindeki inanç doğru değilmiş.

        Çok satan kitaplar kaliteli, çok gişe yapan filmler güzel, tüm ülkenin duyduğu oyunlar ancak başarılı olabilir düşüncesi, istisnaları kapsamazmış. Hepinize teşekkür ederim, bir sonrakini şimdiden merak ediyorum.

        Diğer Yazılar