Tebrik ve başarı dilekleri Cengiz Abazoğlu'na...
Moda dünyasının merakla beklediği Paris Haute Couture Moda Haftası'nda bu yıl "bizden" biri olacak;Cengiz Abazoğlu... Bütün moda severlerin severek izlediği bu etkinlikte Abazoğlu ikinci kez boy gösterecek ve bir Türk olarak hepimizin gururunu okşayacak. 6 Temmuz günü başlayacak moda haftasının, aynı zamanda Fransa'da 9 ay boyunca devam edecek Türkiye Mevsimi'ne denk gelmesi, defilenin önemini bir kat daha arttırıyor. Daha önceki sunumunda tüm dünyanın ilgisini çeken Abazoğlu'na şimdiden başarılar diliyoruz ve bizi uluslar arası bir platformda tanıtma imkanı bulduğu için teşekkür ediyoruz.
DEFİLEYE DAİR...
*Etkinlik 6 Temmuz'da 2007 yılında açılışı Sarkozy tarafından gerçekleştirilen ve Paris'in gururlarından biri olarak nitelendirilen Cité de l'Architecture (mimarlık ve mimarlık mirası müzesi) Müzesinde gerçekleşecek.
*Defilede sergilenecek tüm koleksiyonlar Ayşe Hatun Önal modelliğinde ünlü fotoğrafçı Lara Sayılgan tarafından fotoğraflandı.
*Cengiz Abazoğlu defilelerinin vazgeçilmez mankeni Pınar Tezcan, bu defileye de katılarak ünlü modacının imzasını taşıyan bir gelinlik giyecek. Bu gelinlik 23 Temmuz'da dünyaevine girecek olan mankene Abazoğlu tarafından hediye edilecek.
Keşfedilmemiş moda caddesi; Kemeraltı
Geçen hafta yolum uzun zamandan sonra Kemeraltı'na düştü. Birçoğunuz bilir, sık bulunmayan pek çok şeyin adresi orasıdır ve ne zaman bir mağazada herhangi bir ürünün çeşidi olmasa "Belki Kemeraltı'nda vardır, bir bakın isterseniz" cevabını alırsınız. Ama nedense orası yasak bölge gibidir, oradan alınan şeyler dışa vurulmaz, cümle içinde fazla kullanılmaz hatta utanılsa yeridir.
Halbuki Kemeraltı sokaklarında gezmek (eğer ana baba günü değilse) inanılmaz eğlencelidir, esnafların sloganları, üzerinize yapışan satıcılar, başka bir yerden aldığınız herhangi bir şeyin birebir aynısını onda bir fiyatına görerek kendinizi "aleni" kandırılmış hissetmek farklı bir tecrübedir. Neyse baştan tekrar alıyorum; geçen hafta yolum Kemeraltı'na düştü.
KEŞFETMEK GEREK
Aslında 2.Beyler, Kuyumcular Çarşısı, Hisarönü gibi pek çok ayrı bölümleri ve isimleri var ama benim için genel ad; Kemeraltı'dır. Bu son seferimde Hisarönü Camii'sinin sağından girip, dümdüz sapmadan ilerlediğim bir rota izledim ve başlıkta yazdığım gibi (biraz iddialı gibi görünse de) "keşfedilmemiş moda caddesi" diye burayı adlandırdım. Dediğim istikamette ilerlediğinizde, 20 adım sonra sağlı sollu moda evlerine rastlıyorsunuz. Ancak sakın geniş gösterişli tabelalı, inanılmaz albenili vitrinlere sahip, iddialı mağazalar aramayın. Siz sadece fazla sorgulamadan içeri girin, gerçekten de hiç beklenmeyecek şekilde şık gece elbisesi ve gelinliklere rastlayacaksınız.
Hiç beklenmeyecek diyorum çünkü maalesef hepimizin kafasında "Çok iyi olsa, mağazası başka yerde olurdu" şeklinde gereksiz bir fikri sabit var; zaten bu yüzden kumaş kalitesine ya da dikişine bakmadan pek çok marka elbiseye gözü kapalı avuç dolusu para veriyoruz ya...
ŞAŞIRTACAK
İnanın bana, buradaki modelleri gördükten sonra şimdiye kadar verdiğiniz ücretlerin elbiseye değil de kiraya, elektriğe ve suya olduğunu göreceksiniz.
Bahsettiğim yol üzerinde neredeyse her mağazada oldukça makul fiyatlara alınabilecek ve rahatlıkla giyilebilecek elbiselere rastlayabilirsiniz. Tamam, bazıları sizin tarzınıza uymayabilir kabul ediyorum, ama içlerinden uyanları bulmak çok da zor olmaz diye düşünüyorum. Sizi şaşırtacak kıyafetler bununla da bitmiyor; biraz ileride çocuk abiyesi satan mağazalar başlıyor.