Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Akdeniz'in en büyük adalarından biri olan Sardunya Adası'nı cümle içinde hepiniz en az bir kere duymuşsunuzdur. Hani ünlülerin uğrak yeri olan, hani koylarının rengi mercan, kum taneleri kristal olan, meth edile edile bitirilemeyen italyan adası...

        Zamanında Fenikeliler, Romalılar, Bizanslılar, ispanyollar ve Avusturyalılara ait olmuş ve yoğun bir tarihi mirasa sahip olması gereken, Avrupalı varlıklı insanların favori adalarından Sardunya, bana göre başarılı bir pazarlama başyapıtı. Bizzat, başkent Cagliari'de bulunmuş biri olarak, hiç gitmeseniz de pek güzel hayatınıza devam edebileceğinizi söylemeyi ve bunu yaparken de gözlemlerimi sunmayı bir borç bilirim.

        istanbul'dan bindiğimiz Roma uçağı ile yaklaşık iki saat, Sardunya uçağı ile yarım saatlik yolculuktan sonra, Cagliari Elmas Havaalanı'na iniyoruz. Oradaki pek çok iyi niyetli turist gibi biz de, resimlerde t gördüğümüz ve photoshop harikası olmadığına inanmak istediğimiz manzaralarda resim çekilmek, hoş sohbet etmek, mümkünse tadı damağımızda kalan lezzetler eşliğinde birkaç güzel gün geçirmek için oradayız.

        Umduğumuzu bulamıyoruz

        T Hotel'e yerleştikten sonra, bir harita edinip, ünlü plajları öğreniyor ve kafamızın içindeki mercan rengi kumsal görüntüleriyle taksiye biniyoruz. Vardığımız, upuzun bir plaj ve resimlerdeki o kayalık... Yani tam da hayalimizdeki yere gelmişiz ne mutlu bize. Ya da belki de, ne mutlu grafik dünyasına photoshop'ı kazandıran ellere... Burasının resimlerle hiç alakası yok, plajda doğru düzgün insan, etrafta hayat yok, hatta onca yol geldiğinize değecek bir deniz de yok. Fakat etrafta dava edecek birini bulamadığımız için, havlularımızı serip, güneşin tadını çıkarmaya çalışıyoruz. Etraftaki insanların yaş ortalaması 50 ve üzeri. Yani büyük ihtimalle emekli İtalyan'ların mekanlarındayız. Problem şu ki, biz henüz emekli değiliz.

        BİR ŞEYLER EKSİK

        Fazla tatmin olunmayan deniz sefamızdan sonra bir şeyler atıştırmak için şehir merkezine doğru hareket ediyoruz. Aslına bakarsanız yollar oldukça temiz, hatta öğrendiğimize göre kişi başına düşen gelir de hiç fena değilmiş. Ancak burada adını koyamadığımız bir şeyler eksik...

        Diğer Yazılar