İzin verirseniz çocuklar sağlıklı beslenecek
Hamburgerin içinden oyuncak çıkarken, patates kızartmaları özel ambalajlarla sunulurken, bir çocuk neden sağlıklı beslenmeyi seçsin?
Dayanabildiğim noktaya kadar, çocuklarımın zararlı yiyecekler tüketmesini engellemek gibi ütopik bir hayalim var. Hoş, zararlı yiyecekler ifadesinin ucu epey açık; kime göre ve neye göre zararlı, ne kadar ve neye zararlı? Şahsen, şeker ve çikolata gibi, ne tanıdıktan ne de yabancılardan alınmaması gereken abur cuburlardan tutun da ‘fast-food’un bilimum çeşidine kadar, genel olarak zararlı kabul edilen yiyeceklerin tümünden uzak durmalarını diliyorum. Hatta aslında oldukça basit bir istek olmasına rağmen, ütopik hayal ya da dilek diye adlandırmam gerekiyormuş gibi hissediyorum. Çünkü önümüz, arkamız, sağımız ve solumuz bu tarz yiyeceklerle donatılmış durumda. Üzeri-mizdeki baskı epey büyük. Melbourne Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre tüm dünyada 1.5 milyarı geçen yetişkin obez, 170 milyon obez ya da şişman çocuk, 500 milyon obez mevcutmuş. Anlaşılan o ki zayıflama sektörünün ısrarcı ve yayılmacı politikasına rağmen şişmanlatma sektörü daha stratejik çalışıyor. İradeyi daha kolay ele geçiriyor ve kişileri, tartı üzerinde üç basamaklı ra-kamlara ulaştırmadan rahata kavuşmuyor.
Temel Reis de tek tip besleniyor
Küçük bir çocuk olduğumuzu düşünelim. Canın boğazdan gelmesi fikrine bayıldığımızı farz edelim.
Karşımızda, içerisinde sadece sağlıkla özdeşleşen ve çoğunlukla yeşilin tonlarında seyreden sebzelerin bulunduğu sıradan bir tabak, yanındaysa süper renkli ve desenli bir ambalajın içerisinde, oyuncaklarıyla birlikte sunulan, hamburger, patates kızartması ve koladan oluşan bir menü olduğunu hayal edelim. Hangisini seçersiniz? Tabii ki en albenili olanı, kendini en iyi pazarlayanı yani oyuncakla sunulanı ve eğlenceli gözükeni tercih edersiniz. Ya da en azından benim tercihim kesinlikle ondan yana olur.
Sonuç olarak daha en fazla 9-10 yaşındayım. Biri bana, “Yavrum bak az yaşarsın, erken ayrılırsın, gün göremezsin” dese bu bana ne kadar dokunur? O an dokunsa bile etkisi ne kadar sürer? Kaldı ki yıllarca örnek göstermeye çalıştığınız Temel Reis de tek tip besleniyor, buna ne diyeceksiniz?
Uzak durabilene aşkolsun!
Dört bir yanımızda oldukça iştah kabartıcı ve eğlenceli gıda ürünleri dururken yetişkinlerin uzun vadede zarardan bahsetmesi bizi ne kadar caydırabilir ki... Mesela Candylicious adında, içerisinde şeker ve çikolataya dair her şeyin satıldığı ve dünyanın dört bir yanında şubeleri olan oldukça zararlı bir mağaza var. Belki duymuşsunuzdur hatta belki girmiş ve içerisinde bizzat kendinizi kaybetmişsinizdir. Şeker komasına girmek, tatlı nöbetine tutulmak için biçilmiş kaftan. Üstelik tatmaya gerek yok, bunu yalnızca dekorasyonuyla bile başarır. Genelde çocuk eğlence merkezlerinin tam karşısında konuşlanan bu mağaza, çocukların aklını çelmek için bire bir. Tıpkı çocuk menüleri, bir kilometreden yalnızca ambalajıyla cezbeden abur cubur kavanozları ve türevleri gibi... Bunları tüketmemem için bana bir tek geçerli sebep söyleyin. Ya da aynı standartlara sahip, ışıltılı, eğlenceli, cazip sebze yemekleri gösterin. Boşuna demiyorum, dayanabildiğim yere kadar çocuklarımı uzak tutmaya çalışacağım diye... Etrafları bunca albenili fast-food ile çevriliyken çocukların ya gözlerini bağlamak ya da evden çıkarmamak hatta televizyon izlettirmemek lazım. Nice ‘happy meal’lar izin verse belki çocuklar mutlu mutlu, sağlıklı beslenecek ama fırsat kalmıyor ki...