Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Benim Dünyam'a gitmeyin. Şayet armutun sapı, üzümün çöpü şeklinde her şeyi kendinize dert ediniyorsanız, sakın izlemeyin. Hayatta her şeye sahip, fakat buna rağmen yeni arayışlara girme ihtiyacı duyuyorsanız, salondan içeri dahi girmeyin. Rengarenk dünyanızı, ara ara yerli yersiz vesveselerle puslu sanıyorsanız, zannetmeye devam edin. Ama ne olursunuz, Benim Dünyam'a gitmeyin. Şayet giderseniz sandıklarınızın adı üzerinde sanı olduğu gerçeği yüzünüze öyle bir tokat çarpar ki, film boyunca Beren Saat ile Uğur Yücel'in birbirlerine attıkları gölgede kalır. Kapkaranlık uçsuz bucaksız "S-İ-Y-A-H" bir gölgede... Filmde Ela'nın sık sık söylediği gibi, dünyanızın siyah olduğuna inanıyorsanız, siyahın en koyu tonunu görene dek bekleyin, ya da vazgeçtim, gidin, izleyin ve halinize sonsuz teşekkürü borç bilin, minnet edin.

        TÜRK FİLMİNİN EZBERİNİ BOZUYOR

        Şu hayatta en keyif aldığım aktivitelerden birisi sinemaya gitmektir. Başarılı bir izleyici miyim bilemiyorum fakat repertuvarımın oldukça geniş olduğunu söyleyebilirim. Fakat benim de kendime göre tercihlerim var. Mesela yerli film seyretmekten pek hoşlanmıyorum. Gişeyi artırmak için edilen küfürleri, açılan bağırları ve aptal yerine konan izleyici fikrini sevmiyorum. O yüzden de Türk filmi deyince buz gibi soğuyorum. Tabii yiğidi öldürüp hakkını yemeyelim, arada iddialı yapımlar da oluyor. Aklınıza gelen en iddialı yapımı hayal edin, onu 5 ile çarpın karesini alın üzerine 10 ekleyin hah işte o, Benim Dünyam. Hayatımda izlediğim en güzel Türk filmi değil, en güzel film. Senaryosu inanılmaz kuvvetli. Görüntüsünden sesine, mekanlardan, kostüme kadar her bir detay ince elenmiş, sımsıkı dokunmuş. İzleyicilere tek bir "keşke öyle değil böyle olsaymış" bırakmamış. Ne eksik ne de fazla...

        AĞLATIRSA MUTLAKA GÜZELDİR

        Sinema izleyicisi, hele de Türk ise, filmin başarısını ağlama ile doğru orantılı kabul eder. Hani ne kadar ağlarsa, film o kadar başarılıdır. Bilhassa kadın izleyici, ağlamak ister. Hatta bir çok hemcinsimiz için film güzel mi sorusuna verilen "bir ağladım bir ağladım sorma" şeklindeki bir cevap, nitelik sıfatı niteliğindedir. Benim Dünyam da ağlama garantili bir film. Hatta şöyle söyliyeyim, film daha başlamadan "bakalım kaçıncı dakikada ağlamaya başlayacağız?" şeklinde muhabbet edenler, filmin yarısında da "ben daha tahmin ettiğim kadar ağlayamadım" şeklinde serzenişte bulunanlara bizzat şahit oldum. Ve tabii film bittiğinde, ağlamaktan yerinden birkaç dakika kalkamayanlar da cabası. Beni sorarsanız, hiç ağlamadım, ama burnum ayrı, içim ayrı sızladı. Ağlamadım ve hatta bundan sonra kolay kolay ağlamamaya karar verdim. Sahip olduğum her şeyi kenara bıraktım, sadece çocuklarımın gözlerimin içine bakabildikleri, beni görebildikleri, sesimi duyabildikleri ve anne diyebildikleri için bile gülmem gerektiğini anladım. Benim Dünyam'a gidin, Benim Dünyam meğerse nasıl bir dünyaymış deyin. Silkelenin, yenilenin, ağlayın, burnunuzu silin ve çıkın.

        Diğer Yazılar