Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İKİ yıldır üst üste şampiyon olan Galatasaray'ın bu sezon şampiyonluk yolundaki en büyük rakibi bence kendisi... Yani Galatasaray! Nedenlerini anlayabilmek için dün gece oynanan Bursaspor maçına farklı bir açıdan bakmak yeterli aslında...

        Örneğin; son iki yıl içinde öyle bir kadro oluştu ki, bu kadroyu kenardan yönetmek gerçekten zor. Herkes yıldız, herkes kapris! Burak Yılmaz'ı bir maç yedek mi bıraktın ? Her oyuncu gibi küsüyor, bir de o yetmezmiş gibi Lazio hemen kapına dayanıyor... Drogba'yı oyundan mı çıkardın? Adam kulübeye

        bile bakmadan direkt soyunma odasına gidiyor... Sneijder'ı oynatmayayım desen!.. Kimbilir, o da soyunma odasından başkanı aramaya kalkacak!

        Eboue, Hamit, Melo gibi oyuncuların isimlerini ve kaprislerini saymıyorum bile...

        Yani kısacası, herkes ayrı bir alem... Peki Türkiye'de bu kadroyu Fatih Terim'den başka bir hoca yönetebilir mi? Bence imkansız! Hatta bırakın Fatih hocayı, şu bizim Drogba ve Sneijder'in kankası Jose Mourinho'yu bile getirseniz, adam iki hafta sonra 'Ben ne yapacağım bunlarla?' diyerek kafayı yer... Allah, Fatih Terim'in yardımcısı olsun ve sabır versin. Galatasaray'da da, Milli Takım'da da!..

        Başındaki dertler yetmezmiş gibi, durup dururken bir tane daha büyük dert açtı ki, şimdi başında bir başkan yetmiyormuş gibi, birde ikincisi ile uğraşacak. Bakalım ilerleyen haftalarda başına ne çoraplar örülecek, neler olacak, neler yaşanacak?

        Maça dönersek...

        İlk yarıda golü yiyene kadar Bursaspor oynadı, G.Saray attı. İkinci devrede ise golü yiyene kadar bu kez G.Saray oynadı, Bursaspor attı. Bu golü atan Enes'in henüz 16 yaşında oluşu, maçın güzelliğiydi.

        Karşılaşma boyunca hiçbir varlık gösteremeyen Hamit'in, Burak'a asist yapması ise futbolun istatistiklere olan büyük bir ihaneti gibiydi...

        Bursaspor'da Murat Yıldırım sağ kanattaki etkili oyunu ile göze çarparken, savunmada Renato Civelli, orta alanda ise Belluschi ve Batalla, ev sahibi takımın en iyilerindendi. Galatasaray'da ise iyi denecek oyuncu, neredeyse yoktu!

        Christoph Daum'a gelince...

        Alman hoca, Türkiye'den gidiyor, geri geliyor ama hiç değişmiyor galiba... Ne kenardaki heyecanı ve hırsı, ne de üzerindeki beşik kertmesi olan sponsoru!

        Diğer Yazılar