Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Hiçbir şeyden çekmedi soyadındanUzun yıllardır kahve ve kakao tedarikçisi olduğu

        Altınkılıçlar Grubu ile birlikte ilkini 2004 yılında Eminönü'nde açtığı Kahve Dünyası zincirinden sonra, daha üst segmentteki Cafe Crown'ı yaygınlaştıran Yıldız Holding,

        bu yatırımının yarısını ABD'li kahveci Caribou Coffee'ye sattı. Uzun süredir hep satın almalarla anılan Yıldız Holding'in adının bu kez satışta geçmesi açısından da önem taşıyor.

        Ünlü kahve zinciri Starbucks'ın en büyük rakibi, 16 ülkede 500'ün üzerinde şubesi olan ABD'li Caribou Coffee'ye yapılan satışa ilişkin dün Radikal’de Sevgi Sayar imzasıyla

        yayımlanan haber, bu açıdan da önem taşıyor. Ancak bu satışa ilişkin başka ayrıntıları da vermekte yarar var. Öncelikle Ülker, Cafe Crown'ın tamamını elden çıkarmadı, sadece yüzde 50'sini sattı. Yapılan anlaşmaya göre Türkiye genelindeki 7 ilde faaliyet gösteren 28 Cafe Crown mağazasının tabelası Caribou Coffee olarak değiştirilecek. Ancak biliyorsunuz, Cafe Crown sadece bir kahve zinciri markası değil, bu markayla üretilen pek çok ürün var.

        Üçü bir arada, Cafe Crown'un son dönemde piyasaya meydan okuduğu bir ürün serisi. Bu seri ile Nescafe'ye kafa tutan Cafe Crown, başka markaların da “Üçü bir arada rekabetine” girmesinin yolunu açtı. Fındık, çikolata, karamel, light gibi yeni çeşitlerle “Üçü bir arada” serisini güçlendiren şirket, bu ürünleri koruyacak. Yani Cafe Crown zincirlerinin yarısı ABD'li Caribou Caffee'ye satılırken, bu markayı taşıyan ürünlerin sahibi yine yüzde yüz Yıldız Holding. Sadece bu ayrıntı bile rekabetin büyüğünün kahve zincirlerinde değil evde ya da işyerinde tüketilen kullanıma hazır kahve kategorisinde olduğunun bir işareti değil mi?

        Türkiye'de kahve zincirleri arasındaki rekabeti Starbucks başlattı, ancak dünyanın en büyük oyuncusunu bile Türkiye'de en çok yoran, bir yerli zincir, Kahve Dünyası oldu. Kahve

        zincirlerini bu rekabette en çok zorlayan mağaza yeri bulmak. Bu yüzden önümüzdeki günlerde yeni birleşmeler ya da satın almalar olmasına da hiç şaşırmayacağız.

        Hiçbir şeyden çekmedi soyadından çektiği kadar

        İlk baş ağrısı geçtiğimiz yıl yaşandı. Tekstil devi Zara, iletişim danışmanlık şirketi Zarakol’a "isim hakkı” gerekçesiyle dava açtı. Dava 5 yıl sürdükten sonra 12 Temmuz 2010 tarihinde

        Zarakol İletişim lehine sonuçlandı. Sonuçlandı sonuçlanmasına da şirketin sahibi Necla Zarakol bu süreçte çok sıkıntı çekti, hatta “İş kaybına uğradığını” bile açıkladı ve “Ben de

        Zara'yı mahkemeye vereceğim” dedi. Ancak karar temyize gittiği için şimdi bu sürenin dolmasını bekliyor. Bugünlerde Necla Zarakol'un başını yine soyadı ağrıtıyor. Yanlış anlaşılmasın, soyadından hiç şikâyeti yok. Ama bu kez, Necla Hanım’ın kendisiyle aynı sektörde çalışmaya başlayan akrabalarıyla aynı soyadını taşıması, bülten kargaşası yaratıyor. Hem de ne kargaşa...

        Dün Necla Zarakol'dan gelen açıklama şöyleydi: “Son birkaç yıldır sektörümüzde çalışan ve özellikle etkinlik projelerinde görev alan Esra Zarakol ve İpek Zarakol'un, aile soyadlarımızın aynı olması dışında Zarakol İletişim Hizmetleri A.Ş. ile bir ilgileri bulunmadığını, gördüğüm lüzum üzerine basın mensuplarına duyurmak isterim.”

        Bu açıklama üzerine Zarakol'u aradım. Aslında sessiz kalacakken niçin bu açıklamayı yapma gereği duyduğunu anlattı. Binboğa Vodka Necla Zarakol'un müşterisi, ancak İpek

        Zarakol imzasıyla Absolut Vodka'ya ilişkin bir davet gitmiş basın mensuplarına.

        Aynı sektörden iki müşteri kabul etmeme konusunda her zaman hassasiyetini dile getiren Necla Hanım, tabii bu algı karışıklığından rahatsız olmuş.

        Diğer Yazılar