Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Hazır giyim ve ayakkabı sektörü, yeni açılan alışveriş merkezlerinin de baskısıyla, bazen hiç de gönüllü olmadan son yıllarda büyük bir yarışın içine girdi. “Rakibim giriyorsa ben de orada olmalıyım. Mağaza açmazsam geride kalırım” hırsı, verimsiz mağazada ısrar etme, her yerde olma ısrarı düşük kar marjlarıyla birleşince herkeste bir büyüme yorgunluğu...

        Geçtiğimiz günlerde Türkiye Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Erdal Matraş'la sohbet ederken sordum. “Kendimi bildim bileli varsınız, ama ne kadar az yerdesiniz. Niye?” diye. Erdal Matraş, 65 yıllık Matraş Deri'nin ikinci kuşak patronu. Meslektaşları en az 150 mağazaya çıkmışken o 20 mağaza ile devam ediyor. Matraş'a ilk önce sorulacak soru da buymuş zaten. Cevap önceden hazırlanılmış gibi geliverdi: Onlar yanlış saksıları suluyorlar!

        Matraş, Türkiye'nin en fazla deri ihracatı yapan ikinci şirketi. 2010-2012 döneminde ihracatı yüzde 40 oranında artmış, geçtiğimiz yılı 50 milyon dolarlık ihracatla kapatmış. Dünyanın ünlü markalarına üretim yapıyor, ancak son yıllarda bu markaların pek çoğu Türkiye'de olduğu için gizlilik anlaşmaları var, kime üretim yaptığını açıklayamıyor. Erdal Matraş, herkesin çok bilmediği bir iddiasını anlatıyor, niye çok mağaza açmadığı sorusuna cevap verirken: “Marka çıkaran ülkelere bakın, ya sanatın, tasarımın ya da bilim-teknolojinin desteklenmiş olması lazım. Bu yıl 13-23 Ekim'de ilk kez düzenlenecek olan Tasarım Bienali'nin ana sponsoruyuz. Bu ülkeden marka çıkacaksa önce tasarımcı çıkmalı. Mağaza sayısını artırarak marka olunmuyor. İtalya'dan çıkan markalar 150 mağaza ile değil, 40 metrekarelik dükkanlarla var oldular. Biz 15 yıl önce kararımızı verdik ve böyle yol alıyoruz. İKSV'nin 12 yıllık sponsoruyuz, Ressam Atölyesi ile sponsorluk anlaşmalarımız oldu, ressam Ömer Uluç ile 3 sergi iki kitap yaptık. Bundan sonra da bu tür destekleri artırarak sürdüreceğiz.”

        ‘ASLI’YA SPONSOR OLMAK İSTERDİK, GÖNÜLLÜYÜZ’

        Erdal Matraş, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları'nda 1500 metrede birinci olarak altın madalya kazanan Aslı Çakır Alptekin'in hikâyesini heyecanla izlemiş. Matraş, “Aslı'nın sponsoru olmayı çok isterdik” diyor. Bu örnek de zaten Matraş'ı hemen harekete geçirmiş ve Üsküdar Belediyesi ile iletişime geçerek genç sporcuların desteklenmesinde gönüllü olduklarını söylemiş. Ama bir yandan da yakınıyor, “Bir konser için kolayca sponsor bulunabilirken, tasarımcıların aynı hevesle desteklenmemesine inanamıyorum” diyor.

        ‘Korkuyla çalışırken tasarım çıkmaz’

        Taylandlı ürün ve mobilya tasarımcısı Anon Pairot'nun İstanbul Tasarım Bienali’nin ön etkinlikleri kapsamında, Matraş sponsorluğunda düzenlenen atölye çalışması için üniversite öğrencileriyle birlikte imza attığı tasarımlar ekim ayında Nişantaşı'nda sergilenecek. “Anon Pairot ile Deri Tasarımı Atölyesi” geçtiğimiz ay farklı üniversitelerden 15 öğrencinin katılımıyla düzenlendi. Anon Pairot öncülüğünde Güneşli'de Matraş Fabrikası'nda yapılan atölyede öğrenciler, çeşitli deri malzemelerle, bienalin "Kusurluluk (Imperfection)" temasıyla özel tasarımlar hazırladılar. Tüm bu özel tasarımlar ekim ayında Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi'nde sergilenecek.

        İyi bir tasarımın yaş, eğitim, iletişim yeteneği, hayal ve beklentilerden bağımsız olduğuna inandığını söyleyen Anon Pairot, workshop boyunca tasarımcıları korkularından arındırmaya çalışmış. Pairot, “Başarılı deneysel tasarımlar, korkuyla çalışırken ortaya çıkmaz. Biz de bu nedenle workshop sırasında tüm korkularımızı yok etmeye çalıştık” diyor.

        Diğer Yazılar