Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        KONTAĞI KAPADIK

        Memlekette bayram olunca tüm hayat duruyor. Hele bir de şimdiki gibi hafta ortasına denk geldi miydi, 11 gün boyunca kontak kapa otur. Bir işin yarım kaldıysa, bankayla, devlet kurumlarıyla falan işin varsa boşuna debelenme kaderine boyun eğ. Hatta biriken iş yükü nedeniyle, bayramdan sonraki hafta için de çok fazla ümitlenme. Koca bir ekonominin 10 günlük rehavetten kurtulabilmesi rahat 3 gün alıyor zaten. Yani her an her şey sarpa sarabilir. Bu yüzden işleri 1 hafta daha ertelemeyi şimdiden göze al, ayrıca otur yerine sesini de çıkarma.

        “Böyle bir zaman ve kaynak israfı yapabilecek kadar zengin bir ülke miyiz?” diye sormanın zamanı bence geldi de geçiyor. Zira eskiden devlet kurumlarında gördüğümüz bu bayram rehaveti, artık özel sektörü de iyiden iyiye ele geçirmiş vaziyette. Baksanıza memleketteki sinema işletmeleri nefes almadan çalışırken, bazı dağıtımcı firmalar kendi filmlerinin gişe rakamlarını 3-4 gün gecikmeyle servis ediyor. Vardiyalı çalışma diye bir kavramdan kimsenin haberi yok mu? Yoksa seferberlik mi ilan edildi de bizim haberimiz yok. Cümbür cemaat ortadan kaybolup tüm sektörü habersiz bırakmak da ne demek oluyor?

        Umarım bu arkadaşların günahını almıyorumdur! Belki de sadece filmlerinin performansından memnun olmadıklarından servis etmiyorlardır rakamları! Hani “beterin beteri var” derler ya, öyle de olabilir yani!

        “KARA HABER TEZ DUYULUR” DEĞİL MİYDİ?

        Hafta sonunun en çok merak edilen performansı haliyle “New York’ta Beş Minare”ye aitti. “Gecikmeyle gelen rakamlara” göre film, ikinci hafta sonunda 362.410 bilet yaparak listedeki liderliğini korudu. Öte yandan “Beş Minare”nin hafta sonu istatistikleri hiç de iç açıcı değil. Gösterimde olduğu 700 salonun tümünü korumasına rağmen, seyircisinin %48.5’ini kaybeden film, güzel havaların, bayram seyahatlerinin bir de sinema yazarlarının azizliğine uğramış gibi duruyor. Öyle ki 2009’un kurban bayramında sinemaları 1.099.842, 2008’deyse tam 1.314.255 biletli seyirci ziyaret etmişken, bu yıl bu rakam sadece 521.537 olarak gerçekleşmiş durumda. Bu şartlar altında filmin daha önce tahmin ettiğim 3 milyon seviyelerine ulaşabilmesi için, hafta içinde çok iyi bir depar atmış olması gerekiyor. Resmi olmayan ilk bilgiler iç açıcı olsa da, yine de temkinli davranmakta fayda var. Zira toplumsal belleği bile yanıltan, kara haberi geç, iyi haberi tez duyuran bir anlayışla karşı karşıyayız. Ne olur ne olmaz, biz de yanılmayalım…

        GEL TESTERE, GEL TESTERE

        Hafta sonunun en fazla merak edilen filmlerinden biri şüphesiz “Testere 3D” (Saw 3D) idi. 238 salonda gösterime giren film, ilk 3 gününde 80.351 seyirci yaparak podyumun ikinci basamağına oturdu. Salon başına yaptığı 338 kişi ve ortalama 12.7 liralık bilet fiyatıyla “Beş Minare”ye yarenlik etmeye çalışan film hafta içinde performansını arttıracaktır. Yoksa 3 boyutlu Testere’nin tezkere bırakması işten bile değil. Dile kolay ortanca kardeşler geçtiğimiz yıllarda 500 binlerle terhis olmuşlardı. Kısacası ya askerlik süresi kısalacak, ya da performans arttırılacak. Hükümetten gelen bilgiler malumunuz pek içi açıcı değil. “Esmeray” dinle dinle bir yere kadar yani.

        VAY VAY VAY

        İlk 3’te ikinci bir Türk filmi görmek biraz olsun yüzümüzü güldürüyor. “Vay Arkadaş” vizyondaki ikinci haftasında 27.057 bilet yapıyor ve toplamda 83.280 seyirciye ulaşarak podyumun son basamağına yerleşiyor. En sevindirici haberse, filmin seyirci sayısındaki erimenin sadece %14.2 olarak gerçekleşmiş olması. “Vay Arkadaş” 162 kopyasınının tamamını hafta sonu da koruyacaktır. Hafta içinden gelen bayram momentumunun desteğiyle, önümüzdeki 3 gün de benzer bir performans sergilenebilirse film 200 bin bariyerini aşabilir.

        APARKAT

        Hafta sonu vizyona giren yabancı yapımlardan “Yukarıdaki Tehlike” (Skyline) 4. sırada karşımıza çıkıyor. 72 kopyayla vizyona giren film, salon başına 278 biletle 20.026 seyirci tarafından seyredildi. Ağır sıklet rakiplerle mücadele eden bir kruvazör için hiç de fena bir performans değil bu. Öte yandan bu hafta “Harry Potter” yeniden ringlere dönüyor. Tehlikeyi yukarıda ararken, Harry’nin aşağıdan salladığı aparkatı (uppercut) çeneye alırsan, değil kruvazör dretnot olsan fark etmez. Ringin ortasına yapışır kalırsın.

        EN ZAYIF HALKA

        Haftanın vizyona giren son filmiyse “Ölüm Zinciri” (Chain Letter.) 50 kopyayla 2.896 bilet yapan film, kendine 7. sırada yer bulabiliyor. Açık konuşmak gerekirse “Testere” gibi sadık bir müşteri kitlesine sahip bir film bile isteneni veremezken, “Ölüm Zinciri”nin performansını pek yadırgamadım. Zaten aynı türde bu kadar kuvvetli bir rakip varken vizyona giriyorsanız, hiçbir şeyden korkmuyorsunuz demektir. Başkalarını korkutabilmenin ilk şartı bu olsa gerek…

        HÜLASA

        Yukarıda ifade ettiğim gibi bayramdan önceki hafta sonu, geçtiğimiz yıllara nazaran bir hayli kesat geçti. En büyük temennim yaklaşık 600 bin bilet olarak gerçekleşen kaybın, hafta içinde bir nebze olsun telafi edilebilmesi. Toplam bilet sayısında her yıl istikrarlı bir büyüme sağlayamazsak, hiçbir zaman gerçek bir endüstriye sahip olamayız. Geçmiş bayramınız kutlu olsun…

        fatihomeroglu@cyapim.com.tr

        Detaylı rakamlar için www.boxofficeturkiye.com adresine başvurabilirsiniz.

        Diğer Yazılar