Pardon komşi !
12 Dev Adam, dün Bulgaristan karşısında ikinci turu garanti altına alırken, daha önceki turnuvalarda yakamızı bir türlü bırakmayan "rehavet sendromunu" da tamamen yenmiş olduğunu kanıtladı. Bir gün önce Litvanya'ya karşı kıran kırana bir oyunu zaferle noktalandıran Devlerimiz, grubun en zayıf halkası olarak görülen Komşu önünde ciddiyeti elden bırakmadan bugünkü Polonya maçının provasını yaptılar. Rakip coach Pini Gershon'un dün Millilerimiz'e karşı "yegane" kozu olan ve bir gün önce basın toplantısında deşifre etmekten kaçınmadığı "içeriye kümelenip uzunlarını kilitlemeye çalışacağız" şeklindeki "kurtuluş planı", çok fonksiyonlu power forvet Ersan ve Litvanya maçının flaş ismi Ender'in "sıradışı" performansına takıldı. Ersan boyalı alanın içi ve çevresinden, Ender de üç sayı çizgisinin gerisinden Bulgarlar'ı hallaç pamuğu gibi attılar. İkinci çeyrekte tam saha baskılı alan savunmasını tek kelimeyle mükemmel uygulayan Millilerimiz, oyunun iki yönünde de parladığı bu süreci de zorlanmadan aşıp, daha devre bitmeden galibiyeti cebine koydu. Tanjevic, devre sonundaki 25 sayılık farklı göz önüne alıp ikinci yarıda Ersan, Hidayet gibi aslarını haklı olarak oynatmayıp, Polonya maçına sakladı. Daha doğrusu bu devreyi az süre alan oyunculara şans tanıyarak değerlendirdi; doğrusunu da yaptı. Dünkü maçta olumsuz anlamda dikkat çeken en çarpıcı detay ise ilk gün Litvanya'ya karşı 18 dakikada beş faulle oyun dışı kalan Semih'in, dün sadece 4 dakika 10 saniyede beşlemesiydi. Oyuna yeterince motive olmadığı bariz biçimde belli olan genç yıldızın "gayrı ciddi" faulleri ve bu hali hiç de hoş bir görüntü oluşturmadı. Kerem'in de açıkçası nedeni tribünden anlaşılamayan moralsizliği de ayrı bir sıkıntı sebebiydi. Bu takımın ikinci kaptanının, temel direklerinden birinin canını sıkan neydi diye düyşündük, durduk koca kırk dakika; bulamadık!.. 29 sayılık galibiyetin ardından hala olumsuz detaylar buluyorsun demeyin!.. Bize turnuvanın geri kalanında Semih de lazım, moral motivasyonu yüksek Kerem de...