48 saatte hayaller gerçek olabilir mi?
Huffington Post yazarı Pam Grout’a göre, evet! Onunla bu röportajı “Sen Yeter ki İste” vesilesiyle yaptık. Zekice yazılmış, komik ve dokunaklı bir kitap bu. Grout, hayatımızı hem de 48 saat gibi kısa bir sürede değiştireceğini vaat ettiği 9 spiritüel deneyden bahsediyor. Ama her şeyi mizahi bir dille anlattığından, bunları okumak çok eğlenceli...
Pam Grout’un hayatının en mutsuz dönemi 35 yaşına 2 ay kala başlıyor. Uzun süredir birlikte olduğu erkek arkadaşı onu 20 yaşında, “dip boyası çoktan gelmiş” bir hukuk öğrencisi için terk ettiğinde... “30 yaşın üstündeki kadınların evlenme olasılığının dünyaya bir asteroidin çarpma ihtimali kadar düşük olduğunu ortaya çıkaran ‘bekâr kadınlar ve asteroidler’ başlıklı araştırmayı yeni okumuştum” diyen Grout, günlerce eve kapanıyor ama sonunda önünde iki seçenek olduğunu fark ediyor. Ya küveti sıcak suyla doldurup içine girecek ve bileklerini kesecek... Ya da daha mutlu, daha özgüvenli ve kendi deyişiyle daha “güzel” olmanın yollarını arayacak. Tercihini ikinciden yana kullanıyor. Bir yandan dünyayı gezerken bir yandan da kuantum fiziğini keşfediyor ve şahsi “hayat değiştirme sistemi”ni yaratıyor. İşin güzel yanı çevremizde sonsuz olasılıklarla dolu görünmez enerji alanı olduğunu, bu alana odaklandığımızda evrenden bize doğru ve sınırsız bir rehberliğin mutlaka geleceğini, düşüncelerimizin ve bilincimizin maddeyi etkilediğini hiç sıkıcı olmadan anlatması. Üstelik sunduğu kanıtlar benim gibi şüphecilere bile “Vay be!” dedirtecek cinsten. (Bu arada kitabın önsözünü eski NASA biyologlarından Dr. Joyce Barrett yazmış.) Ama en iyisi okuyup kendiniz karar verin.
‘TANRI’NIN DA KÖTÜ SAÇ GÜNLERİ OLURSA...’
■ Spiritüel konularda yazmaya ne zaman başladınız?
Başından beri “Gerçekte kim olduğumuzun, nereden gelip nereye gittiğimizin bize sunulandan daha başka, daha doğru cevapları olmalı” diye düşünüyordum. Şanslıydım ki çok ilgimi çeken bu konularda yazma şansına kavuştum ve sahip olduğumuz spiritüel gücü gazeteci olarak araştırma fırsatı bulabildim. Yani ne yazacağımı hiçbir zaman uzun uzadıya düşünmem gerekmedi. Zaten zihnimi kurcalayan bu konulardan başka ne üzerine yazacaktım ki? İnanıyorum ki hepimiz dünyaya belirli bir spiritüel potansiyelle geliyoruz. Bunu keşfetmemize gerek yok, o zaten orada bir yerde duruyor. Tek mesele, zihnimizde var olan ve gerçeği görmemizi engelleyen bariyerleri yıkabilmek. Ben spiritüel gücümü keşfettikten sonra düşüncelerimi değiştirdim, beklentilerimi farklılaştırdım ve sonunda kendime olağanüstü bir hayat inşa etmeyi başardım.
■ Sonra da bu deneyimi kitap haline getirdiniz..
Olumsuzluklar, yoksunluklar ve problemlerden hayatın tamamını göremeyen hâkim paradigmayı değiştirmek gibi bir amacım hep vardı. “Sen Yeter ki İste” aslında yeni değil. Yıllar önce yazmış, hatta “Tanrı’nın da Kötü Saç Günleri Olur” adıyla yayımlamıştım. “İnsanlar, inançlarının ve beklentilerinin hayatlarını şekillendirecek kadar güçlü olduğunu mutlaka bir şekilde idrak etmeli” diye düşünüyordum. Doğduğumuz günden itibaren körü körüne inandığımız şeylerin bizi nasıl körelttiğini öğrenmiş olsak, dünya bambaşka bir yer haline gelirdi. Her neyse, yıllar sonra o kitabı ünlü şifacı Louise Hay’in yayınevine gönderdim ve bu kez herkesin ilgisini çekti.
■ Kitabınız vaat ettiğiniz gibi gerçekten hayat değiştirebilir mi?
Deneyin! Her gün birçok okur bana yazarak kitabımı okuyup 9 deneyi yaptıktan sonra şaşırtıcı deneyimler yaşadığını anlatıyor. Ama tabii doğduğunuz günden itibaren size empoze edilen şüpheci düşünce sistemiyle savaşıp onu etkisiz hale getirmek çok zor bir şey, çaba istiyor. Tek ricam bana güvenmeniz, anlattıklarıma dikkatle kulak vermeniz. Deneylerden birini bile yapsanız göreceksiniz, hepimiz maddi dünyayı değiştirme gücüne sahibiz.
‘ÜLKENİZDE EN SEVDİĞİM ŞEYLERDEN BİRİ EZANDI’
■ Anlattığınız 9 tekniği siz uyguluyor musunuz?
Eksiksiz olarak değil ama daha esnek bir biçimde uyguluyorum elbette. Bunların çok yararlı birer araç olduğunu bilecek kadar çok deneyim yaşadım. Başlangıç için tavsiyem, sizin için çok da önemli olmayacak şeyler dileyerek küçük adımlarla ilerlemeniz. Dileklerinizin şaşırtıcı bir hızla gerçekleştiğini gördükten sonra sizi artık kimse tutamaz. Öte yandan bu teknikler ezelden beri bildiğiniz şeyler aslında, sadece bildiğinizi bilmiyorsunuz. Mesela benim için her gün en az 15 dakika meditasyon yapmak çok önemli, gerçek isteklerime konsantre olmamı kolaylaştırıyor. Ama meditasyon uygun gelmezse, siz başka bir şey yapabilirsiniz. Seyahat yazarı olarak bir süre ülkenizin Karadeniz kıyısında, Rize’de yaşamış ve ezanın insanlar üzerinde böyle bir etkisi olduğunu görmüştüm. Ülkenizde en sevdiğim şeylerden biri de buydu.
■ Zor zamanlarda, mutsuzken de uygulayabiliyor musunuz bunları?
Hepimiz gibi benim de kötü, mutsuz günlerim oluyor. Ama uzun sürmüyor, çünkü her seferinde hikâyemi yeniden yazıyorum.
■ Yani?
Yani yaşadıklarıma dair zihnimde oluşturduğum hikâyeyi değiştiriyor, yeni bir yol seçiyorum. Bu başta zor gelebilir, ama aynı zamanda heyecan vericidir. O an beni üzen şeyin, aslında o güne kadar yaşadığım en güzel şey olduğunu kendime yüksek sesle hatırlatıyorum. Size uygun bir olumlama cümlesi de vardır mutlaka, bunu kendiniz keşfetmelisiniz.
■ O zaman beni mutsuz eden şey etkisini yitirir, öyle mi?
Maddi dünyada olan şeyler, onlara uzun uzun ve dikkatle baktığınızda mutlaka değişir ve başka bir hal alır. Hepimiz hayatımızı kendi istediğimiz gibi şekillendirme gücüne sahibiz. Tek ihtiyacımız olan şey, hayal gücümüz. Bir de şunu unutmamak gerek: Kimse bizim düşmanımız değil. Hepimiz biriz ve bir araya geldiğimizde büyüleyici bir bütün oluşturuyoruz.
Pam Grout’un 9 ilkesi
Ahbap Aldırmaz ilkesi (Evrende sonsuz olasılıklarla dolu görünmez bir enerji alanı var.)
Volkswagen Jetta ilkesi (İnanışlarınız ve beklentileriniz doğrultusunda bu alanı etkiler ve ondan yararlanırsınız.)
Alby Einstein ilkesi (Siz de bir enerji alanısınız.)
Abrakadabra ilkesi (Odaklandığıız şey yayılır.)
Güzin Abla ilkesi (Alanla olan bağlantınız size doğru ve sınırsız bir rehberlik sağlar.)
Süper Kahraman ilkesi (Düşünceleriniz ve bilinciniz maddeyi etkiler.)
Diyetisyen ilkesi (Düşünceleriniz ve bedeniniz fiziksel bedeninizin iskeletini oluşturur.)
101 Dalmaçyalı ilkesi (Evrendeki her şeye ve herkese bağlısınız.)
Balık-Ekmek ilkesi (Evren sınırsız, bereketli ve yardımseverdir.)
‘Şefika Karagülle bugün yaşasa Mehmet Öz kadar ünlü olurdu’
Pam Grout bir Türk psikiyatrdan bahsediyor. Kitaptan öğrendiğime göre, 1950’lerde Los Angeles’ta nöropsikiyatri alanında uzmanlaşan ve enerji alanları üzerine deneyler yapan Şefika Karagülle, “Beş duyu deneyimi üzerine kurulu dünya kavramı artık yeterli değil ve çoğu durumda geçerliliğini yitirdi” demiş.
Dr. Karagülle tıp ve cerrahi eğitimini Beyrut’ta, psikiyatri eğitimini ise Londra’da almış. Daha sonra hafıza üzerine araştırmalarına başlamış ama süreç içinde şaşırtıcı bulgular elde etmiş. Hastalıkların bedeni çevreleyen ve adına “aura” denen enerji alanındaki bozulmalardan kaynaklandığını düşünen ve ezoterik çevrelerde bugün saygıyla anılan Karagülle’nin telepati, durugörü ve yaratıcı enerji üzerine çalışmaları da var. Pam Grout, şöyle anlatıyor: “Dr. Karagülle’ye göre her insanın içinde değişen oranlarda medyumluk gücü var ve herkes zihin okuyabilir. Açıkçası hayatı hakkında çok fazla bilgim yok ama yazdıklarını enteresan buluyorum. Günümüzde yaşasa, Dr. Mehmet Öz kadar ünlü olabilirdi.”