Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'yle para karşılığı birlikte olduğunu açıklayıp, bunu da telefon kayıtlarıyla kanıtlayan ve dünya çapında şöhrete ulaşan 42 yaşındaki Patrizia D'Addairo, Habertürk canlı yayınında Teke Tek'e konuk oldu.

        Fatih Altaylı'nın sorularını gözyaşları içinde yanıtlayan D'Addairo, Berlusconi'nin kendisine devletten imar izni alamadığı inşaat projesinde yardımcı olma sözü verdiğini anlattı. Babasının da söz konusu inşaat işinde çıkan sorunlar nedeniyle intihar ettiğini söyleyen D'Addairo‘yu en çok ölmüş babası üzerinden kandırılmış hissetmek kırmış...

        D'Addair'in bu sözleri yaşananın tüm dünyaya yansıdığı şekliyle bir seks skandalı olmaktan öte, siyasi skandal olduğunu ortaya koyuyor. İtalya Başbakanı sıfatıyla Berlusconi, siyasi gücünü kullanarak yasal olmayan bir işi çözmeyi vaat etmiş. Ancak ayıplanan kendisi değil, eskort kız...

        Kandırılanın eskort olması Berlusconi'yi aklar mı? Kadın fahişe olunca erkek ne yapsa mübah mı?

        GÜLİN YILDIRIMKAYA

        gulinyildirimkaya@haberturk.com

        Eskort kadının durumu Berlusconi'den daha makul

        LOKMAN AYVA

        AK Parti İstanbul Milletvekili

        Sağlık, Aile, Çalışma Ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi

        Değerler sistemi malesef çöküyor. Ben isterim ki bütün toplum bu tür olaylarda erkek ya da kadın ayrımı yapmadan gerekli tepkiyi gösterebilsin. Kadını 'kötü' ilan edip, erkeğe dokunmamak tutarsız bir davranış olur. Daha tutarlı olmak lazım. Çünkü sadece kadının değil, erkeğin de namusu vardır. İkisi de namusunu korumalı. Bir de kadın zaten bildiğim kadarıyla ticari olarak bu işi yapıyor ve bunu da açık açık belirtiyor, gizlemiyor. Burada bence aksine kadının durumu daha makul. En azından o diyor ki 'Ben bu işi yapıyorum'. Zorla yapılan birşey ya da farklı bir şey yok ortada.

        Şefkat-Der Genel Başkanı Hayrettin Bulan:

        Hayat kadını günah keçisi ilan ediliyor, erkek çapkın diye övülüyor

        İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin yaptığı bu hareket bence hem insan hem kadın hakları açısından kabul edilebilir birşey değil. Bence bu olaya bireylerin yanı sıra tüm dünya liderlerinin karşı çıkması, tepki göstermesi gerekirdi. Bir de üstüne üstlük Berlusconi evliyken bu tarz ilişkilerin içine giriyor, bence bu ahlaka da aykırı. Böyle olması gerekirken herkes eskort kıza yüklendi durdu. Siyasi güçlerini bu şekilde kullanması son derece yanlış ve mide bulandırıcı bir durum. İnsanlar Berlusconi'yi ayıplamıyor, kadını ayıplıyor. Böyle bir şey nasıl oluyor anlamak çok güç.

        Ama bizim toplumumuzda da genelde hayat kadınları, eskort kızlar, telekızlar dışlanıyor. Türkiye'de de buna benzer olayların örneklerini araştırmacılardan duyuyoruz. Ancak bizim toplumumuzda da bu olaylar hemen ünlü kişiler tarafından yapılmışsa hemen ört bas edilmiş, hayat kadını olan kişi günah keçisi ilan ediliyor. Toplum belki kınıyor ama sonuçta erkekler açısından sorun yok. Ezilen her anlamda kadın oluyor.

        Ünlüler, ünlü birileriyle beraber oluyorlar. Yaşadıkları ilişki karşılığında değerli hediyeler alıyorlar. Onların adı eskort kız olmuyor, onlara yüklenilmiyor ama Patrizia D'Addairo gibi olanlar sırf maddi durumu kötü olduğu için tüm medyanın gözü önünde 'o bir hayat kadını' denip, cüzzamlı muamelesi görüyor. Erkekler için hayat kadınları, para verilen, tek gecelik bir ilişki için kullanılıp kenara atılan kişiler olarak kalıyor. Erkeklerle de "çapkın" diye övünülmeye devam ediliyor. Bu istismarcılıktan başka birşey değil. Ama maalesef bu tüm dünyada böyle, eğer bir kadın hayat kadını ise erkekler tüm günahlarından arınıyor, her türlü skandaldan da rahat rahat aklanabiliyor.

        KAMER GENÇ

        Tunceli Bağımsız Milletvekili

        Siyasetçilerde ar edep duygusu kalmamış

        Maalesef çağımızda siyasetçilerin çoğunda ar edep duygusu kalmamış. Adam kişisel menfaati için iktidarını böyle kullanıyor. Geçmişte devlet yönetenlerin çok büyük sorumluluk duygusu vardı. Bugün bizdekiler de dahil halka karşı sorumluluk duymuyorlar. Bu kızın ‘tu kaka' ilan edilmesi güçsüzlüğünden kaynaklanıyor. Güç odakları karşısında ne kadar haklı olursan ol onlar seni bitirmeye çalışıyor. Burada da erkek egemen bir güç odağıyla karşı karşıya kalmış. Güç ve iktidar sahibi insanlar karşısında ayakta durmak mümkün değil. Çağımız güçsüzün yok edildiği bir çağ.

        Canan ARITMAN

        CHP İzmir Milletvekili

        Değer yargılarını yitirmiş kötü bir siyasetçi örneği

        Kadın hayat kadını olunca erkeğin aklanması gibi bir durum söz konusu değil, kadının da erkeğin de statüsünün ne olduğu önemli değil aslında. Herhangi bir kadın erkek birlikteliği bile maddi çıkara dayalıysa bu başlı başına etik kurallara aykırıdır. Siyasi güç işin içine girince durum daha da vahimleşiyor. Berlusconi gerçekten değer yargılarını yitirmiş, kötü bir siyasetçi örneğidir. İtalya gibi geniş düşünceli bir toplumda bile tepki almıştır, halk bu yaşam biçimini kabul etmeyecektir. Elindeki siyasi gücü pervasızca kullanması iyi bir örnek değildir ve bana göre siyasette son demlerini yaşamaktadır.

        Pakize SUDA

        Gazete HABERTURK yazarı

        Büyük adam olmak da zor, zamparalık bile yapamıyorlar

        Ben şunu anlayamıyorum: Berlusconi gibi bir adamın böyle şeylere neden ihtiyacı olur? Kime "Gel" dese herkes gelir bana göre. Sözler verip uğraşmasına gerek yok. Bunun siyasi bir şey olduğunu zannetmiyorum, sadece adamın azgınlığıyla açıklanabilir. Altında siyasi, etik bir şey aramaya da gerek yok. Berlusconi'nin kalkıp da kıza "Gel ben senin inşaat işlerini halledeceğim" diye uydurmasına ne gerek var? Bence kadın fahişe olunca durum meşrulaşmıyor.. Büyük adam olmak da zor, bu adamların da canı atıyor bir şeyler yapmak için, punduna getirmeye çalışıyorlar ama işte beceremiyorlar. Ya zampara olacaksın ya da büyük adam. İkisi bir arada olmuyor!

        Av. Hülya GÜLBAHAR

        KA-DER Genel Başkanı

        Berlusconi maşist propaganda yapıyor

        Olayda birçok şey içiçe geçiyor. En önemlisi siyasi nüfuzu, icra edilen mesleği kullanarak elde edilen gücün kötüye kullanılması. İkinci önemli nokta dünya kamuoyu tarafından bu hatanın" hoş bir çapkınlık" olarak görülmesi. Evli, çoluk çocuk sahibi, kamuoyunun yakından izlediği bir erkeğin ortaya çıkacağını bile bile siyasi reytingini yükseltme yöntemi olarak kadınları seçmesi, kadını cins olarak değersizleştiren, aşağılayan maşist bir bakış açısı.

        Başka bir nokta da Türkiye'de sık sık örneğini gördüğümüz, 70'e merdiven dayamış erkeklerin 18 yaşındaki kadınlarla beraber olup topluma "hala ne kadar erkek ve genç" olduklarını ispatlamaya çalışmaları. Bu ilk ve son örnek değil; dolayısıyla kadının bu işi profesyonel olarak yapıp yapmaması arasında hiçbir fark yok. Başbakanlık gibi bir makamda ve bu makamını kullanarak, toplumun hayat biçime etki edecek eylemlere giren böylesi bir olaya "özel hayat" deyip geçemeyiz. Tüm bunların yanı sıra kadına vaat ettiklerini de yapmaması ve daha da önemlisi bu tartışmayı siyasi bir manevrayla susturmaya çalışıp medyaya sansür uygulaması da başka bir boyut. Aşırı, tekelleşmiş bir iktidar, büyük bir işveren, büyük bir medya patronu.. Tüm bu güçler elde biriktiği zaman kadınların aleyhine dönüşüp katalogdaki mamul muamelesi yapılıyor. Tüm toplumun refleks olarak tepki vermesi gereken nokta erkek cinsinin üstünlüğünün üzerinden kurulu bu maşist propaganda.

        Diğer Yazılar