Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ABD ‘Serbest organ pazarı’nı tartışıyor

        Sağlık Bakanlığı’nın dün aldığı karara göre, akraba dışı organ nakilleri yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar durduruldu. Organ ticaretini önleme amaçlı alınan karar doğrultusunda, bundan böyle organ nakli kararları yeni oluşturulacak “Bölge Etik Kurulları”nda görüşülecek ve uygun görülenler Ulusal Koordinasyon Kurulu’nda sonuçlandırılacak. ABD’de ise organ ticaretini önlemek ve organ naklini yasal bir zemine taşımak için farklı bir öneri tartışılıyor: Serbest bir organ nakli pazarının oluşturulması. Dün The New York Times’da geniş bir şekilde ele alınan konuya, fakir insanları böbreklerini satmaya teşvik edebileceği boyutuyla itirazlar da var. Organ ticareti şüphesiz insanlık dışı ve mutlaka engellenmesi gereken bir durum. Ancak binlerce insanın nakil beklerken hayatını kaybettiği ve bu durumun her koşulda suiistimale açık olduğunu da göz önünde bulundurursak, doğru çözüm hangisi olur? Organ naklinin kısıtlanması mı, yoksa serbest bırakılması mı? Serbest bir organ pazarı mı, yoksa organ naklinin daha da sıkı tedbirlerle kısıtlanması mı suiistimale daha açık?

        GÜLİN YILDIRIMKAYA

        gulinyildirimkaya@haberturk.com

        Açık organ pazarı nakil bekleyen kişiye umut olur

        Yeditepe Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Koordinatörü TÜLİN KESİM TURKAN: BU tip uygulamalar dünyada var. Bölge merkezi koordinatörlükleri kuruluyor ve organlar bir havuza taşınıyor, bağışçı kime bağışladığını bilmeden bağışını yapıyor ve belli bir para alıyor. Bu sistemin Türkiye’de işlevselliği ne kadar olabilir? Altyapısı güzel bir şekilde oluşturulursa çok da güzel olur. Türkiye’de canlı kişiden organ nakli ancak akrabalar arasında yapılıyor. Onun dışında akraba dışında nakil ancak kişinin beyin ölümü gerçekleştikten sonra aile onayıyla olabiliyor. Ama bu açık pazar sistemi yerleşirse bu yönde kısıtlayıcılık kalkar ve organ nakli için sırada bekleyen kişiler için de bir umut olur.

        Organlar alınıp satılmamalı bağışlanmalı

        Hacettepe Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Koordinatörü ESİN GÜLKAYA: BU işe para karıştırırsanız tamamen ticarete döner halbuki şu an ülkemizde organ bağışı tamamen gönüllülük esasına dayanıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından da oldukça sıkı bir denetimden geçiyor. Organ mafyası ise hastaneler ve kurumlarla çok alakası olmayan, tamamen illegal olarak yürüyen bir yön. Bunu yasallaştırmak sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada sakıncalı durumlara yol açacaktır. Hem maddi anlamda yetersiz kişiler için kazanç kapısı hem de gönüllülük esasına ters düşen ve işin doğasını zedeleyen bir uygulama olacaktır.

        Kadavra nakli gelişmeden, açık pazara geçmek son derece yanlış

        Organ Nakli Koordinatörleri Derneği Başkanı Dr. Ahmet ÇAKIROĞLU: ORGAN bağışında dünya ülkeleriyle kıyaslandığımızda bizim problemlerimiz çok farklı. Onların bir zamanlar yaşayıp tükettiği sorunları, kullandıkları alternatifleri biz daha denemedik. Türkiye’deki organ mafyası söylendiği kadar gerçekçi mi, bizce hayır. Bu mafya sadece canlı nakillerde geçerli ama bu problem zaten her yerde var. Bizim diğer ülkelerden geride olduğumuz konu kadavra organ naklinin hak ettiği yerde olmamasıdır. Türkiye’de milyon nüfus başına 3.1 gibi bir oran söz konusu kadavra organ nakillerinde ve biz bu rakamı artırmayı hedefliyoruz. Organ bağışı çok hassas bir konu, insanlar bu yüzden ölüyor, sırada bekliyorlar. “Hayır bu işi yapmayın, ölün” diyen bir yapı var ülkemizde, anlaşılması çok güç. Bakan Akdağ’ın organ bağışı ile ilgili yaklaşımında haklı olduğu tek nokta var, o da Türkiye’de kadavra organ naklinin gelişmemiş olması. Bu nakil henüz yeterince değerlendirilmeden organ bağışını açık pazar haline getirmenin bir anlamı yok. Önce kullanmamız gereken havuzları kullanmalıyız, yurtdışında olduğu gibi. Her türlü yolu denedikten sonra bu tartışmaları başlatmalıyız.

        Diğer Yazılar