Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bütçenin azaltılması doğru mu?

        Türk sinemasının tartışmasız en büyük ve en prestijli organizasyonu olan, öncesinde/devam ederken ve bittikten sonra da yankıları süren Antalya Altın Portakal Film Festivali bu sene 46.yaşını kutluyor. Her sene bir öncekiyle kıyaslama yapılması tartışıladursun, bu kez bunun için esaslı bir nedenimiz var: O da bu sene büyükşehir yönetimiyle beraber festival yönetiminin de değişmiş olması. Geçen sene harcanan 14 milyon dolarlık bütçenin sunduğu görsel/sanatsal şölen inkar edilemez: Mickey Rourke, Kevin Spacey'yi Antalya topraklarında dünya gözüyle görmek bile esaslı bir olaydı. Ancak bu sene, hala geçen yılın faturalarını ödemekten ve Atın Portakal'ın halktan kopuk olduğundan şikayetçi olan Antalya Büyükşehir Belediyesi – sadece bu iki yıldız için harcanan para 500 bin dolar- ciddi bir bütçe kısıtlamasına giderek bu sene festival için 4.3 milyon dolar ayırdı. Peki iki sene arasındaki bu ciddi rakamsal fark festivale nasıl yansıdı? Antalya Altın Portakal Film Festivali uluslararası marka olma yolunda geri adım mı attı yoksa Yeşilçam'a uzattığı zeytin dalıyla "içeriye" göz mü kırpıyor? İşte farklı görüşler...

        GÜLİN YILDIRIMKAYA

        gulinyildirimkaya@haberturk.com

        "Ucuza kaçıp kendimize çelme attık"

        Emre ERGÜL

        Gazete HABERTURK Yazı İşleri Müdürü

        Bu yılki bütçe indiriminin nedeninin geçtiğimiz yıl 14 milyon doları bulan "fazla bütçe" olduğu söyleniyor. Bunun karşı çıkılacak bir tarafı yok tabii ki. Tasarruftur... Ancak geçen yıl medyaya da yansıyan iki rakamı hatırlamakta yarar var. İlki, ulaşım kirasına (Dikkat edin kira diyorum. Misafirleri taşıyan araçların satın alınması değil!) ödenen 2 milyon TL... İkincisi de Mickey Rourke ve Kevin Spacey gibi iki deve ödenen 250'şer bin dolar... Peki bu yılki bütçe ne? 4.3 milyon dolar... Nerede tanınmamış yabancı yönetmen varsa çağrıldı Antalya'ya. Hedef, festivali düzenlemiş olmak için düzenlemekse, evet bir festival düzenlendi. Ancak emin olun birçok kişi, bu yılki festivalin başladığını, gözleri TV'deki canlı yayınlara takıldıysa şans eseri öğrenmiştir. Geçen yıl Spacey'i izlemek için TV başında bekleyen güruhun bu yıl festivale kimin gelip gittiğinden bile haberi olduğunu bile sanmıyorum. Geçen yıl ödenen uçuk rakamları elbette ki savunmam mümkün değil. Ancak bu yılki bütçeye 500 bin-1 milyon TL daha eklenebilir ve 2-3 dünya starı ağırlanabilinirdi. Çünkü yaptığımız şeyleri biz ciddiye almazsak, başkaları niye alsın? Biz "kendimiz çalıp, kendimiz oynayalım", ardından da "Altın Portakal neden Cannes gibi uluslararası saygınlığa ulaşmıyor?" diye yakınalım... Altın Portakal geçen yıl 'uluslararası marka' olmak için ciddi bir adım atmıştı. Ancak "markanın

        bilinirliği"ni sağlayamadık. 'Ucuza' kaçtık. Kendi markamıza, marka olma yolunda çelme attık. Geçen yıl Hollywood'u ağırlayıp, bu yıl 'öz'ümüze döndük. Biz daha çok "Ne olacak bu Portakal'ın hali?" diye yakınırız. Altın Portakal'ın "halka yakın" festival olması konusuna gelince... Siz hiç Los Angeles Belediye Başkanı'nı "Bu Oscarlar da çok enternasyonel iş oldu. Olayı Los Angeles'lı hemşehrilerime yakınlaştıracağım" dediğini duydunuz mu?

        "Dünya standartlarında festival yapmıştık, teşekkür etsinler"

        Menderes TÜREL

        Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı

        Altın Portakal, Antalya'yı dünya vitrinine çıkaran bir markadır. Bizim Türk sineması için harcadığımız bütçeyi konuşanlar, Türk sinemasına böyle bir bütçeyi ayırdığımız için bizi eleştirmemeli, aksine teşekkür etmeliler. Keşke Altın Portakal'ı çok daha büyük bütçeler harcayıp, uluslararası niteliğe sahip festivallerle yarıştırabilsek. Cannes Film Festivali'nde harcanan paralar 60 milyon Euro'nun üzerinde. Geçen sene ulusal ve uluslararası basında "Antalya Cannes'ı geçti" diye yorumlar yapılırken, harcanan paraların karşılığının ziyadesiyle görüldüğüne gerek ulusal gerekse uluslararası birçok otorite şahit oldu. Daha çok sponsora dayalı, belediyenin yerel imkanlarıyla dünya standartlarında bir film festivali yapmaktan gurur duyduk, umuyorum her sene daha da iyiye gider. Bu seneki organizasyon bitince herkesin yorumları olacaktır, o zaman farkları da dinleriz. Bizim temennimiz Altın Portakal'ın dünya çapında ses getiren bir festival olmasıdır. Biz geçen sene harcanan 14 milyon doların önemli bir bölümünü sponsorluklardan elde etmiştik. Baktığınızda şimdiki festival bütçesi için belediye kaynaklarından harcanan parayla bizim dönemimizde harcanan paranın aynı olduğu ortaya çıkar.

        "Bütçe kısılınca eski şatafat yok oldu, zaten gerek de yoktu"

        Mehmet AÇAR

        Gazete HABERTURK Sinema Yazarı

        46. Antalya Altın Portakal Film Festivali Jüri Üyesi

        3 gündür Antalya'dayım, geçen seneye kıyasla kesinlikle kalite düştü diyemem. Başkan, ilk toplantıda bugüne kadar bütçenin en büyük kaleminin yabancı konuklara ayrıldığını söyledi. Gerçekten de yabancı konuklar çok yüksek kalemler alıyordu ve festival ortamı çok şatafatlı, çok lükstü. Ama bu lüks esasen festivalin özü için çok önemli bir yerde değil. Zaten şimdiye kadar olan gözlemlerime gçre aman aman bir tasarruf da yok. Yabancı konuk gelince ne oluyor, ulusal basında, televizyonda, gazetelerde birinci sayfaya taşınıyor, isminden söz ettiriyor. Eski yönetim de bunu istiyordu, daha batıya açılam niyetindeydi. Uzun vadedeki hedefler, Altın portakal'ı uluslar arası bri platfroma taşımaktı. Ama ilk beş yıl itibariyle bunun verimini alamadılar. Yeni yönetim de içe yönelme politikasını seçti. Bu yıl geçen senelere kıyasla oldukça fazla yerli konuk dikkati çekiyor.

        "Türk sineması bu sene üvey evlatlıktan kurtuldu"

        Ömür GEDİK

        Hürriyet Gazetesi Sinema Eleştirmeni

        46. Antalya Altın Portakal Film Festivali Jüri Üyesi

        Bu sene festivalde bütçenin kısılması, yönetimin değişmesiyle ilgili bir karar. Birkaç gündür gözlediklerime dayanarak, yeni yönetimin bu düşük bütçeyle ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını söyleyebilirim. Hollywood'dan gelmiş yabancı konuklar yok evet ama bunun şöyle de bir avantajı var: yabancı konuklar geldiğinde tüm ilgi onlara kayıyordu haklı olarak ve Türk sineması üvey evlat muamelesi görüyordu. Şimdi Türk sineması hak ettiği değeri buldu. Açılışta Yeşilçamın usta oyuncularının gözlerinde gördüm bunu. Bu onlar için büyük bir şans oldu. Yine çok ünlü birileri gelseydi basının ilgisi oraya kayacaktı ve Türk oyuncular, yönetmenler, yapımcılar geri planda kalacaktı. Bütçenin küçültülmüş olması fetsivalin kalitesini asla düşürmüyor. Aksaklıklar tabii ki var ama bu bütçeye kıyasla yok denecek kadar az.

        "Beklenmedik aksaklıklar var ama doğru bir karar"

        Atilla Dorsay

        Sabah Gazetesi Sinema Eleştirmeni

        Bu sene festival bütçesinin kısılması doğru bir karar. Hollywood yıldızlarını ülkemize getirtmek inanılmaz paralara mal oluyor ve bu Türkiye gibi bir ülke için lüks. Ama öte yandan, ilke kararı olarak alınan eski Yeşilçam oyuncularını biraz ikinci plana itip, günümüz sinemasını ön plana çıkarma kararı şu ana kadar hiç uygulanmadı ve festival çok, hatta aşırı yoğun bir Yeşilçam nostaljisi ile başladı. Umuyorum artık biraz günümüz sineması da değerlendirilir. Bu seneki festivalde aksaklıklar var, hem de zaman zaman beklenmedik ölçüde. Bunların bir kısmı bütçe kısıtlanmasından, bir kısmı da yeni yönetimin acemiliğinden kaynaklanıyor ve sanırım kısa zamanda da giderilebilir.

        "Yabancı konuk çağırarak kendimize sırt çeviriyorduk"

        Mustafa ALTIOKLAR

        Yönetmen

        46. Antalya Altın Portakal Film Festivali Jüri Üyesi

        Antalya film Festivali, Türk sinemasına ne kadar fazla yakınlık gösterirse aynen eskiden olduğu gibi, o kadar fazla uluslararası marka olma şansına sahip olur. Yabancı festivallere öykünerek, onları taklit ederek orijinal olamazsınız. Sizin orjinalliğiniz, yerel değerlerinizi gözetmekten, onları ön plana almaktan geçer. Tüm dünya gözünü Türk sinemasına çevrimişken, yabancı oyuncularla kendi sinemamıza sırt çevirmek yapılabilecek en büyük yanlıştır. Şu an uygulanan politikanın çok doğru olduğu kanaatindeyim.

        Diğer Yazılar