Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Gazete HABERTURK Bekir COŞKUN: Kısa zaman öncesine kadar insanlar dışındaki canlılarla ilgili bir kanun yoktu, önemli olan kanunun çıkmasıdır diyerek aceleye geldi biraz ve çok eksik çıktı. Bu kanunun adı çok tuhaf zaten, başka hiçbir ülkede böyle bir kanun yok. Hayvanların da hakkı olduğunu tüm dünya kabul etti ama biz bunu yasalarla sağlamaya çalışıyoruz. Onların da hakları vardır, iki kere iki dört kadar kesin. Bugün hayvanlara karşı merhametsizlik, acımasızlık, vahşet kusur sayılıyor ve ceza kanunu kapsamına girmiyor, suç sayılmıyor. Şunu söylemek gerekiyor, bu aslında hayvanlarla değil, insanlarla ilgili bir kanun. Biz insan mıyız değil miyiz önce buna kara vermemiz gerekiyor. Aynaya baktığımız zaman karşımızda gördüğümüz gerçekten insan mı? Asıl sorun bizimle ilgili. Biz çocuklarımıza böyle bir dünya mı bırakacağız? İbadet adı altında Çocukların gözü önünde hayvanlara yapılan eziyeti nasıl açıklayacağız? Başta İstanbul barosu olmak üzere barolar bu konuya çok duyarlı davranıyorlar. Önder oldular ve hayvan haklarıyla ilgili duyarlı insanları topaldılar, inanılmaz bir dalga var, bunuı hepimizin görmesi lazım.

        'Hayvanlar kötü olduklarında insanlar daha mı iyi olacak?'

        Çevre ve Sokak Hayvanları Derneği Genel Başkanı Fatma BALKANLI: Hayvanlara eziyet ve işkence ceza kanunu kapsamına alınmalı, bu adım mutlaka gerçekleşmeli. Hayvan hakları kanununu hazırlayan İsmet Sungur hocamızın şu an kemikleri sızlıyor, hazırladığı kanunla mevcut olan kanunun hiçbir benzerliği yok. Hayvan severlerin oyunu almak için meclisten alelacele geçirilen bu kanunun değişmesi, hayvanlara kötü muamelede bulunan kişilerin yargılanabilmesi için 1996 yılından beri meclis koridorlarında mücadele veriyoruz. Ama en yazık ki hiçbir hükümet bunu yapmadı. Şu an kanun diye bir şey yok, güdükleşmiş bir maddeler bütünü. Çevre Bakanlığı’ndaki Hayvan Daire Başkanlığı kaldırıldı, o başkanlık çok gerekliydi. Hukukçularımız, milletvekillerimiz ve sivil toplum kuruluşlarıyla beraber geçmişte nasıl bir komisyon oluşturulduysa yeniden toplanıp kanun elden geçirilmeli, düzenleme yapılmalı. Hayvan haklarıyla ilgili yıllardır mücadele veren biri olarak insan-hayvan tartışmalarından bıktım. Hayvanlar kötü olduklarında insanlar çok mu iyi olacak? Gandhi’nin sözünü hatırlatmak istiyorum: “Bir toplumun refahı, o toplumdaki hayvanların yaşam kalitesiyle ölçülür” Bugün Avrupa vahşi doğayı doyururken biz bu karda sokaktaki köpeklerimizi bile doyuramadık. Aradaki fark işte bu.

        'Hapis cezası bile gelebilir'

        TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili HALUK ÖZDALGA: Şu anda mevcut bir hayvanları koruma kanunu var. Ama biz bunun üzerinde yeni bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışmayı yaparken pek çok sivil toplum kuruluşundan da öneriler aldık. Bu önerileri dikkatle değerlendiriyoruz. Bunun dışında milletvekili arkadaşlarımızın verdiği teklifler de var. Değişiklikler yapıyoruz. Bu değişiklik ilk olarak cezaları artırıcı yönde olacak çünkü mevcut cezalar çok cılız ve caydırıcı nitelikte değil. Hatta kesin olmamakla birlikte hapis cezasının getirilip getirilmeyeceği konusunu inceliyoruz. Bunun dışında yerel yönetimlere başıboş hayvanların toplanıp, aşılanıp, bakımı konusunda sorumluluklar yüklenecek. Yerel yönetimler sorumluluklarını yerine getiremezse çeşitli yaptırımlar uygulanacak. Bu değişiklikleri yaparken AB kriterlerini dikkate alıyoruz, bu kriterlerin çerçevesinde uygulama yapılacak.

        'Mevcut cezalar caydırıcı değil'

        Türkiye Hayvanları Koruma Derneği Başkanı BİRGÜL RONA: Hayvanlara yapılan eziyetler para cezasıyla cezalandırılıyor. Onların da miktarları yüksek değil. Bu nedenle verilen cezalar caydırıcı değiller. Hayvan hakları ceza kanunu kapsamına alınması hayvanların korunması açısından caydırıcı olacaktır. Şu anda alınan önlemler çok yetersiz. Kanunu kontrol etmekle, denetlemekle yetkili olan bakanlığımız Çevre Bakanlığı. Teşkilat eksikliğinden olsa göre hayvanlara yönelik suçlar değerlendirilemiyor, engellenemiyor. Kanunun eksikliğinin yanı sıra kanunun sorumlu bakanlıkça gerektiği gibi denetlenemeyişi durumunu yaşıyoruz. Kanun yeterince uygulanmıyor, suçlular, cezalandırılmıyorlar. Takipsizlik de var.

        'İnsan hakları hayvan haklarından önceliklidir'

        Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Öğretim Görevlisi Prof. Dr. AHMET GÖKÇEN: İnsanlara yapılan eziyet konusunda kanunlar yeterli ama uygulama ne kadar iyi o konuda bir şey diyemem. Ama düzenlemelerde çok ağır cezalar var. Mesela kasten yaralama konusunda çok ağır hükümleri kanunumuzda görebilirsiniz. Eziyet suçu olarak bilinen bir kapsam da var kanunda. Çok ayrıntılı düzenlemeler var. Vücut bütünlüğü, cinsel dokunulmazlık konusunda çok etkili tedbirler bulunuyor. İşlenen suçların kanunda yeteri kadar suçları var ama dediğim gibi uygulama bazen yeterli olmayabiliyor. İşlenen suçların faillerinin bulunup mahkemelere getirilmesi gerekir. Ama bu noktada yetersiz olunuyor maalesef. Yeni kanun insan haklarını korumaya odaklı olduğu için insanların hayatına, vücut bütünlüğüne, şeref ve haysiyetine yönelik suçlar en etkin şekilde cezalandırılıyor ama her zaman değil. Ülkemize bakacak olursak tabii ki insan hakları, hayvan haklarından daha önce gelir. Hayvan haklarının korunmasıyla ilgili olarak mevzuattaki düzenlemeler zaten yenidir. Ayrıca da yeterli olarak da vardır. İnsan haklarını tam anlamıyla koruyan toplumlarda hayvan hakları daha sonra korunmalıdır. Hayvan hakları konusunda yaygara kopuyor ama insan hakları kim ne derse desin hayvan haklarından daha öncedir. Bir köpek dövüldüğü zaman kimse ambulans çağırıp yardım istemez, insana bir şey olduğunda hemen ambulans çağırılır, müdahale yapılır.

        'Medyatik olmak uğruna işi abartıyorlar'

        İstanbul Büyükşehir B. Veteriner İşleri Müdür Yar. RECEP ZAFER: Hayvan hakları konusunda kanunlar yeterli. İnsan hakları konusunda da mevzuattaki düzenlemeler bana göre yerindedir. Ama uygulamada durum nedir? İnsan haklarıyla ilgili olarak işlenen suçlar cezasını bulamıyor. Uygulamalar yeterli değildir. Kanun var, cezalar var ama uygulama yok. Hukuki olarak Türkiye’de bazı şeyler tam olarak uygulanmıyor. İnsan hakları anlamında da birçok problem varken hayvan haklarını düşünemeyiz bile. Tabii hayvan hakları konusunda da problemler var ama o insan hakları kadar ön planda olamaz. Bunlar da zaman geçtikçe düzelecektir diye düşünüyorum. İnsan hakları konusunda belli bir aşamaya gelmiş olabiliriz ama dediğim gibi uygulamada zayıf durumda bulunuyoruz. Hayvan haklarında da düzelmeler oluşuyor. Hatta bayağı bir iyiye doğru gidiş var, cezalar konusunda da, haklar konusunda da. 10 yıl önceyle bugünü kıyaslarsak hayvan hakları konusunda büyük bir mesafe kat ettik. Fakat bazı şeyler zamanla düzelecektir. İnsan haklarının hayvan haklarından her zaman daha önce gelmesi gerekmektedir. Fakat hayvan sever camiadaki insanlar meseleye biraz daha farklı bakıyor. Medyatik oldukları için işi biraz abartıyorlar. Gündeme gelmek için hayvanlarla ilgili çalışmalar yapmak istiyorlar. Tabii ki insan hakları daha önemlidir. Aksini düşünemeyiz.

        'Hayvan hakları konusunda şikayet gelmiyor'

        AK Parti İstanbul Milletvekili ALEV DEDEGİL: Hayvan hakları konusundaki yasal mevzuatın yetersiz görülmesi halinde bizler derhal gereken değişikliği yaparız. Bunun aksini düşünmek bile mümkün değil. Bunları düzenlemek, değiştirmek bizim görevimiz. Ama konuyla ilgili herhangi bir öneri ya da şikâyet gelmedi. Herhalde mevzuatı yeterli buluyorlar. Ama kadın hakları konusundaki düzenlemeler yetersiz. 4320 sayılı kanun belki ihtiyaçları karşılayabilir, sivil toplum örgütleri eleştiri de getirebilir ama yeniden düzenlendi. Bence Türkiye’deki problem yasal mevzuat eksikliğinden ziyade biraz da uygulama. İnsan hakları hele hele kadın hakları konusunda cezalar belli ama uygulamada sorunlar oluyor. Uygulayıcılara bu konuda farkındalık oluşturmak gerekiyor. Hayvanlara karşı yapılan suçlarda tepki gösteriliyor ama insanlarla ilgili olan suçlarda uygulamalarda eksiklikler oluyor. Hukukta hiçbir eksiklik yok. Cezalarda eksiklik yok. Ama insana karşı işlenen suçlarda uygulamada sorun var. Mesela kadına karşı taciz, tecavüz veya şiddet dosyası gelen hakim eğer yeterince adil bir ceza vermek isterse veriyor ama istemezse vermiyor. Yeterli ceza verilmezse uygulama burada sekteye uğruyor. Kadın hareketi, kadın hakları bilincinin de yerleşmesi gerekiyor hayvan haklarından önce.

        Diğer Yazılar