Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        GÜLİN YILDIRIMKAYA

        gulinyildirimkaya@haberturk.com

        ‘Uzaylılar, sahip oldukları teknolojiyle her şeyi yapabilir’

        Erciyes Üniversitesi Fen Fak. Astronomi ve Uzay Bilimleri Böl. Bşk. Doç. Dr. İBRAHİM KÜÇÜK:

        ‘Bize benzeyen öyle bir canlı varsa bizim iki milyon önceki halimizi görmüş gibi olacak. Onlar bu işi çoktan aşmışlardır. Onlar işin başka boyutundalardır’

        “Dünya dışı canlılar” dediğimiz zaman buna nasıl baktığımız önemli. “Yaratık” demiyorum. Mikroorganizmalardan tutun da evrenin kendisi zaten yaşam kaynıyor. Böyle bir şey mümkün olsa, şundan yola çıkılıyor olabilir en yakın yıldız dört ışık yılı ötede. Dolayısıyla bunun anlamı, onlardan gelen ışığı biz dört yıl sonra alıyoruzdur demektir. Böyle yola çıkarsanız onlar bizden daha öndeler gibi izlenimler çıkar. Bize benzeyen öyle bir canlı varsa bizim iki milyon önceki halimizi görmüş gibi olacak. Söylenen her şey teori. En yakın yıldız bile dört ışık yılı ötedeyse, en yakın galaksi bizden 2 milyon ışık yılı ötedeyse, bunların çoktan bizim ilkel diye adlandırılabilecek bir teknolojiye sahip olduğumuz anlamına gelir. Onlar bu işi çoktan aşmışlardır. Onlar işin başka boyutundalardır denilebilir. Bunlar biraz hayal ürünü ama hayal kurmadan da bilim yapılmıyor. Hawkings bir bilim insanı değil, insanlara anlaşılır gelen romanları var. Bilim insanı olarak konuşmak çok zor. Böyle uygarlıklarla, bu tür oluşumlarla haberleşebilmenin en önemli aracı radyasyonomidir. Ne kadar uzaksa bir kaynak bize radyo bölgede sinyal yollayacaktır. Biz bunu yapıyoruz. Tüm dünyada da tek bir antenle değil, on- on beş antenle ulaşmaya çalışıyorlar. Zaman içinde radyo antenlerimizi geliştirerek, bu yolla onlarla iletişim kurarsak sürpriz olmasın. Bunun için ne kadar bekleriz, o da tartışılır.

        ***

        ‘Bizden o kadar uzaktalar ki Dünya’ya gelme olasılıkları yok’

        Ankara Üniversitesi Fen Fak. Astronomi ve Uzay Bilimleri Böl. Öğr. Üyesi Prof. Dr. ETHEM DEMİR:

        ‘Belki onlarla iletişim kurabiliriz ama Dünya’ya gelip de bizimle ilişkiye geçmeleri gibi

        tartışmaların anlamı da gereği de yok. Gelme olasılıkları yok...’

        Bunlara ilişkin bir takım tahminler, modeller ileri sürülüyor. Bugün başka gezegenler, dünyalar olduğu biliniyor. Yaklaşık 450 tane bulundu, daha da çok bulunacak bundan sonra. Ona göre aletler gelişti. Bu kadar gezegen olursa bunlardan birinde, on birinde de hayat olabilir. Dünyanın çevresindeki gezegenler bizden o kadar çok uzaktalar ki, oradan uzaylıların bize gelme olasılığı yok. Sadece ve sadece “Belki onlarla iletişim kurabiliriz”i içeren projeler sürdürülüyor. Onun dışında, uzaylıların dünyaya gelip de, dünyalılarla ilişkiye geçmesi, iletişim kurması gibi kavramların hiç anlamı yok, gereği de yok. Bu konular insanların çok merak ettiği konular olduğu için Hawkings de o konuda konuşmak istemiş. “Olabilir” demek olduğunu göstermez. Aslında biz de dünyada yaşayan insanlarız, büyük bir uzay gemisindeyiz, biliyorsunuz dünya bir uzay gemisi gibi güneşin etrafında büyük bir hızla dolanıyor. “Böyle uygarlıklar olabilir, uzay gemilerinde yaşayabilirler” gibi ihtimalleri ortaya atabilirsiniz. İstediğiniz hızda bir uzay aracı yapamıyorsunuz, o hızı aşmak gibi bir durum da yok.

        NASA Eski Astrobiyoloji Enst. Üyesi Doç. Dr. NEVA ÇİFTÇİOĞLU:

        ‘Dünya’yı işgal ederler’ kaygısı yersiz, gelişmiş canlılar saldırgan olmaz’

        Hawking’de dâhil olmak üzere bilim insanı olan veya olmayan herkesin uzaylılar hakkındaki fikirleri ‘inanç’ düzeyindendir. İnanıyorum veya inanmıyorum şeklinde verilen her demeç ki buna Hawking’in bugün verdiği ‘uzaylılar vardır’ demeci de dâhil, herhangi bir delile dayanmadığından tartışmaya açıktır. Senelerce NASA Johnson Uzay Merkezinde, hele de Mars’ta yaşam araştıran ekibin bir bireyi olarak benim fikrimi soruyorsanız özetle: Evet uzay’da dünya dışı gezegenlerde yaşam vardır. Bunu söylerken ‘inanç’ değil bilimsel verilere dayanarak söylüyorum. Bu bilimsel veriler mikroorganizma seviyesinde canlılar olduğunu ispatlayan verilerdir. Gelelim ‘alien’, yani gelişmiş teknolojileri olan, kurgu bilim filmlere konu olan, gelişmiş teknolojileri olan uzaylılara. Bu konudaki fikrim inanç seviyesinde. Ben var olduklarına inanıyorum. Hawking’in dediği gibi ‘evrende 100 milyar galaksi varsa her birinde de 100lerce milyon yıldız bulunuyorsa her şeyden önce mantık olarak başka gelişmiş hayatların olduğuna şahsen inanıyorum’. Hawking’den tamamen ayrıldığım inanç ise uzaylıların saldırgan ya da tehlikeli olduğu konusunda. Bir insan olarak hiç bilmediğiniz bir canlının, o canlının yaşam için olan ihtiyaçlarının aynen dünyadaki gibi olduğuna inanmak bana çok saçma geliyor. Dünyada bile kimi canlı yer üstünde güneşle yaşıyor, kimisi güneş görünce öldüğü için kilometrelerce derinde toprak veya okyanus içinde yaşıyor. Kaldıkı bir başka gezegende, atmosferde evrimleşmiş bir canlının tamamen farklı yapıda olması kaçınılmaz. Uzaylıların başka sistemlerden dünyayı kuşatmak için gelmeleri Hawking’in matematiksel mantığına da ters düşmektedir aslında. Onun için dünyayı işgal etme istekleri anlamsız bir kaygı gibi geliyor bana. Dahası işgalci ve saldırgan bir mantalite gelişmiş değil gelişmemiş canlıların karakteridir.

        Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. ARSEV ERASLAN:

        ‘Saklanmak aptallık onlarla karşılaşabilmek önemli bir şey olacak’

        Kainatta, uzayda insan gibi yaşayan varlıkların olduğu şüphesiz. Buraya gelmeleri bir kere çok büyük bir dert. Bu da Stephan Hawking ve Einstein’in yüzünden. Sözüm ona ışık hızından fazla gidemezsiniz. Ama o da kırılmak üzere. Önemli olan Hawking’in, “Bu adamlarla temasa geçmek yanlıştır” şeklindeki lafına ben pek inanmıyorum. Buraya gelebilecek kadar ileride olan bir insan türünden yaratıkların o kadar aç gözlü olacaklarını zannetmiyorum. Bazı şeyler istinadendir ama filmlerde görüldüğü gibi değil. “Şimdiye kadar bir uzaylıya rastlanıldı mı?” diye soracak olursanız orası başka. Birçok kimse bu konu hakkında konuşuyor, “Uçan daireler, UFO’lar var mı?” diye sorular soruluyor. Bence var ama “Oradan çıktı, insan oldu, biz karşılaştık, bizi götürdüler, getirdiler” diye bir durum yaşanmışsa da, bilseler bile söylemezler. Böyle konularda “Asla” demeye imkan yok. Uzayın bir yerinden gelen yaratıkla öbür tarafından gelen yaratık başka şey. Arada bunlardan saklanmak da aptallık, nasıl saklanacaksınız? Bizim uzaydan bir insan türü yaratığıyla karşılaşmamız en önemli şey olacak, onlardan saklanmak en saçma şey olur.

        Diğer Yazılar