Gece kulübünde müziğin sınırı olur mu?
Eğlence mekanlarına kapatılma cezası tartışılıyor
Geçtiğimiz yazdan beri gündemde olan İstanbul Boğaz’ında bulunan eğlence mekanlarına getirilen gürültü yasağı, bu yaz kimseyi affetmeyecek gibi görünüyor.
Son olarak yapılan gürültü denetimleri sonucunda 8th Hill, Reina ve Sortie’nin yapılan bütün ikazlara rağmen sabah 05.00′a kadar yüksek sesli müzik yayınına devam ettiği ve sınır değerleri aşmaları nedeni ile üçer gün kapatma cezası aldı. Mekan sahipleri herhangi bir uyarı yapılmadan alınan bu ceza edeniyle tepkili, çevrede oturan halk şikayetçi, belediyeler Boğaz hattının boşaltılmasını istiyor…
Bu hafta sonu sezona merhaba diyecek olan olan Ortaköy-Kuruçeşme eğlence hattı, 2010 yazının ilk yasağıyla yine gündemde.
Sözü karar ve mekan sahiplerine bıraktık. İşte farklı görüşler…
Gülin YILDIRIMKAYA
gulinyildirimkaya@haberturk.com
İnsan mı zehirliyoruz ki kapatılıyoruz? Müzikten kimse ölmez!
Mehmet KOÇARSLAN
Reina Sahibi
Geçtiğimiz yıl bu yasak uygulaması başladı, gece 00.00’dan sonra müziğin sesi kısıldı, DJ kabinleri mühürlendi. Biz sadece gece kulübü değiliz, Türkiye’nin en iyi restoranlarını bünyesinde barındıran bir marka Reina. Yabancı yatırımcıların yemekleri oluyor, üst düzey turistler geliyor ağırlıklı olarak. Biz bu uygulamayla rezil olduk. Habersiz gelip mekan kapatınca ne rezervasyonlar iptal edilebiliyor ne de hazırlanmış balığın, karidesin, etin kurtarılma imkanı oluyor. Bu milyarlarca liralık zarar demek. Hadi Türkler anlayışla karşılar ama yabancı yatırımcılara karşı çok zor durumda kaldık. Bu mekanları şehir dışında taşıyamayacağınıza göre, bir orta yol bulunmalı. İstanbul’da gösterilecek yer Boğaz’dır. Bizim ses çıkarmadan devam etmemiz lazım. Geçtiğimiz yıl sırf bu yüzden 1 milyon doların üzerinde yatırımla yeni ses sitemi aldık. Naylon değil, kadife değil tam 7 katlı perde aldık. Başarılı da olduk, ses geçtiğimiz seneye göre çok düştü. Tabii çevreye zarar vermek istemeyiz, bu markayı yaşatmalıyız. Biz bu sezon bahçeye çıktığımızda perde kullanmadık, şikayet de yoktu. Ne zaman diğer mekanlar açılmaya başladı, ses çoğaldı, şikayet başladı, perdeleri kapatsak da kendimizi kurtaramadık torbanın içine önce Reina kondu. Önde olmanın getirisi bu, doğaldır. İstanbul’a yatırımcı çekmek istiyorsanız, İstanbul Boğazı’nı satmak, üst düzey turist çekmek istiyorsak -ki ben çok iyi biliyorum Reina’yı gösterip Türkiye’yi pazarlıyoruz, iş anlaşmaları imzalıyoruz- bunu yok etmememiz için orta yol bulunmalı, biz de hassas davranmalıyız ama kapatılmamıza gerekçe gösterilen madde “tehlikeli haller”i içeriyor. Acaba burada hangi tehlikeli haller var? petrol mü sızdırıyoruz, insanları mı zehirliyoruz, terörist mi barındırıyoruz? Ben yaptım oldu, basın basanındır mantığıyla alınmış bir karar. Yönetmelikteki maddenin amacı o değil. müzik yayınından insanlar ölmez. Gerekli süreyi verip esas yönetmelikteki gibi davranmalılar.
Gürültü olsa ben de şikayet ederim, kimseyi rahatsız etmiyoruz
Varol KAYNAR
Sortie Sahibi
Bu yasaklarla daha önceki senelerde de karşılaştık ama bu seneki ceza hiçbir tebligat yapılmadan geldi, bundan dolayı mağduruz. Haber verilseydi buna göre tedbir alınırdı ama şimdi herkesin yiyecekleri içecekleri olduğu gibi kaldı. Kanunlara saygılıyız, çevreye rahatsızlık verme gibi bir amacımız da yok. Cezamız neyse de çekeriz ama biz zaten elimizden geleni yapıyoruz, yurtdışından getirebileceğimiz kadar yeni sistemler getirdik, 12’den sonra ses geçirmeyen perdeleri kapatıyoruz ki o zaman da Boğaz’ın güzelliği tamamen yok oluyor. Sese yüklenmiyoruz zaten yüklensek de sistem kendini otomatik kilitliyor. Ben de rahatsız olsam şikayet ederim ama biz turizme hizmet ediyoruz. Geçen hafta F1 nedeniyle turistin çok yoğun olduğu bir haftaydı, bu hafta da kalabalık turist grubu rezervasyonları vardı hepsini iptal etmek zorunda kaldık. Buradan yüzlerce kişi ekmek yiyor, onlar da mağdur oldu. Hem gelen, hem çalışan herkes mağdur. Umarım ortak bir yol bulunur.
İstanbul’un gece hayatını bitirmeye çalışıyorlar, gece kulübünde ses yasağı olmaz
CANBERK TÜZÜNOGLU
8th Hill V.I.P İşletmecisi
Bu yasaklar, yaz dönemi Kuruçeşme’yi, İstanbul gece hayatını bitirmek üzere yapılan yasaklar. Bu sektörü resmen öldürmeye, ses yasaklarıyla bize köstek olmaya çalışıyorlar. Saat 12den sonra zaten ses kısılıyor, o zaman da ses muhabbet etme düzeyine geliyor, hiçbir şekilde dans etme ölçüsü değil. Bir restorandaki müzikten farkı kalmıyor bu sayede ve bu gece kulübünde olabilecek bir ses düzeyi değil. Zaten 4’e kadar müzik sürüyor ondan sonrası yasak. Bu makul bir saat ama bu saate kadar da düzgün müzik yapamıyoruz. Kısıtlama olunca müşteriler de memnun kalmıyor, biz de sıkıntıya giriyoruz. Cumartesi günü tüm kulüpler açılıyor Kuruçeşme hattında, ondan sonra ortak bir toplantıyla bir karara varacağız.
**
3 bin kişi eğlenecek diye 100 bin kişi rahatsız edilemez
Üsküdar Belediye Başkanı, İstanbul Boğaz Belediyeler Birliği Başkanı Mustafa KARA:
Kişilerin özgürlükleri bir diğer kişinin özgürlüğünün sınırları kadardır. İnsanların eğlenmesi en temel hakları ama bu kadar büyük bir şehirde, akustikle beraber büyük bir gürültü yaratılıyor. Özellikle Çengelköy’de, Beylerbeyi’nde emekli, yaşlı, eski İstanbul ailelerinin oturduğu yerde çok ciddi rahatsızlık şikayetleri alıyoruz. Ben İstanbul Boğaz Belediyeler Birliği Başkanı’yım. Beyoğlu, Beşiktaş, Sarıyer, Beykoz’u ilgilendiriyor. Bununla ilgili bir sempozyum yapacağız. Hem Boğaz’ın korunması hem turizme açılması lazım. Ama bir yandan da dinginliğini koruması lazım. Bizim önerimiz hep şu: Boğaz görselliği daha önde olan bir yer. İnsanlar gecenin o saatinde eğlendiklerinde bunu Beylikdüzü’nde de yapabilirler. Eğlenen insanlar oturup manzara izlemediklerine göre, müziğe baktıklarına göre bunlar Boğaz’dan çıkarılmalılar, Boğaz’da olmamalılar. İşletme sahipleri dünyanın merkezi değil ki. Bir tanesinin bin kişi aldığını düşünün, üç yer var, üç bin kişi ediyor. İstanbul’da 3 bin kişi mi eğleniyor? Üç tane işletme yüzünden İstanbul’u bu şekilde nitelemek yanlış. Birçok kapalı mekan var. İzolasyon yapılabilir. Otellerimizin eksi üçüncü katında bile çok güzel eğlence salonları var. Bir süre sonra, o insanlar o salonda olduğunu bile bilmiyorlar ki. Görüyoruz dışta ya da içeride olmaları fark etmiyor. Biz Üsküdar’da rahatsız oluyoruz. Sahillerde oturan 100 bin kişi var. 3 bin kişinin eğlenmesi 100 bin kişinin rahatsızlığına sebep.
Açık yerde müzik yayını tamamen yasak olacak, bu geçiş süreci
Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Prof.Dr. Lütfi Akça
Bu işin sonu inşallah Türkiye’nin daha medeni bir çizgiye gelmesi olarak sonuçlanacağını ümit ediyorum. Bahsedilenler eğlence yerleri olarak gözüküyor ama sadece eğlence yerleri değil. İnsanları rahatsız eden kaynaklar kapsam içerisinde. Yeni yönetmeliklerle eğlence yerlerinde, belediyeler ve il özel dairelerine gürültü kontrol ve izin belge verme yükümlülüğü ortadan kaldırılmıştır. Çok hassas kullanım alanlarını etkileyen açık veya yarı açık eğlence yerlerinde canlı müzik yayını yasaklanmıştır. Tamamen yasak ama biz bunun için bir yıllık geçiş süreci koyduk. Bu bir yıllık süre içinde öncelikle valilikler bu hassas kullanım alanlarını tespit edecekler ve bu tespitleri İl Mahalli Çevre Kurulu kararı haline getirecekler. Bunun için İl Mahalli Çevre Kurulları’na az sayıda süre veriyor yönetmelik. Bu tespit sonunda bu tip eğlence yerleri bir yıl boyunca etraflarında insanları rahatsız etmeyecek, gürültü yapmayacak şekilde tamamen kapalı hale getirecek. Bunlar yakınlarında yani hastane, eğitim kurulları, okullar gibi olan alanlar. Diğer taraftan eğlence yerlerinin iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmelik çerçevesinde almaları gereken canlı müzik izni diye bir izin var, bu izni daha önceden belediyeler verebiliyorlardı. Şimdi belediyeler bununla ilgili izni İl Çevre ve Orman Müdürlükleri tarafından uygun bulunduktan sonra verebilecekler. Yani buraya da bir bakanlık onayı da getirerek konu biraz daha bakanlık açısından sıkı bir takip ve denetim boyutuna çıkacak.