Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Geçtiğimiz hafta Tanzanya ve Zanzibar’a giden Oylum Talu, Ece Vahapoğlu ve Sevilay Yükselir’in başına gelenler tartışma yarattı. Ece Vahapoğlu, kaldıkları otelin bellboy’u tarafından gece yarısı Oylum Talu’nun oda kapısının çalındığını ve bellboy’un Talu’ya “Seni öpmek istiyorum” dediğini; “Yılan oluyor mu? Ben korkarım” diyen Yükselir’e “Sizinle kalabilirim” yanıtını verdiğini, aynı bellboy’un kendisine ise “Evli misiniz?” diye sorduğunu yazdı, ortalık karıştı. 17 yaşındaki bellboy’un söyledikleri Vahapoğlu’na göre açıkça taciz, Yükselir ve Talu’ya göre ise basit bir espri... Yükselir ve Talu’nun olayı büyütmekle suçlayarak tepki gösterdikleri Vahapoğlu’na Hıncal Uluç’tan da destek geldi. İşte medyada bellboy tacizi polemiği!

        gülinyildirimkaya@haberturk.com

        ‘Taciz değil espriydi tecavüze uğramışız gibi büyüttüler’

        Sabah Gazetesi Yazarı Sevilay YÜKSELİR

        ‘Oğlumdan 3-4 yaş büyük bir çocuğun esprisini Ece gündeme gelmek için taciz diye yazdı, Hıncal Abi de onu kurtarmaya çalışırken ayıp etti’

        Tacizle espriyi ayırt edebilecek bir kadınım. Dünyanın her yerinde, güzel-çirkin, genç-yaşlı tüm kadınlar türlü tacizler yaşamışlardır. Oğlumdan 3-4 yaş büyük bir çocuğun basit bir esprisini her gün şehit haberlerinin geldiği bir günde bu kadar büyütmenin tek bir manası vardır, Ece Vahapoğlu’nun gündeme gelme çabası. Farklı bir coğrafyaydı, çok sıcak, villa tipi odalarda kalıyorduk, her yer böcek, bahçe. Bellboy odamıza götürürken çocuğa “Burada yılan falan çıkmasın, ben korkarım” dedim. Çocuk da “Kocaman yılanlar vardır, odalara da girerler” diye espri yaptı, benim cidden korktuğumu görünce de “İsterseniz ben sizinle kalabilirim” diye gülerek şakasını sürdürdü. Üzerinde bile durmadım. Yanımda Elif Çakır ve başka kadın gazeteciler de vardı bu konuşma sırasında. Ece bunu bana sormadan tecavüze uğramışız gibi abartarak yazdı, internet siteleri gözümüze bant çekti! Hıncal Abi de bu gündemde başka yazacak şey bulamamış gibi bunu yazdı. Bence yeni sweetheart’ı Ece, kız zor duruma düşüp alay konusu olunca kurtarmaya çalıştı. Beni arar her konuda, bu konuda niye arayıp sormadı anlamadım. Bu olaydan Güneydoğu’daki kadınların uğradıkları tacizlere varması da ayıp olmuş bence, o kadınlarımızın yaşadıklarıyla bu kadar basit bir espri bir tutulur mu? Hıncal Abi iyi bilir, beni kimse taciz edemez. Bu gündemde çok saçma bunları konuşmak, elin 17 yaşındaki Tanzanyalısının esprisi için Tanzanya’ya savaş da açalım bari!

        ‘Resmen tacizdir yüreğiniz yetmedi susup geldiniz!’

        Sabah Gazetesi Yazarı Hıncal ULUÇ

        ‘Doğulu kızlar gibi mahalle baskısından, ‘dişi köpek kuyruğunu sallamazsa’ yargısından korktunuz. Ece cesaretle yazdı diye kızı Jan Dark gibi yaktınız’

        Sevilay ile Oylum’un tavrına bakar mısınız? Doğu Anadolu kırsalındaki kadınların korkusu genlerine işlemiş sanki. Olayı örtbas etmeye “Ne tacizi” demeye, bu çok ama çok ciddi konuyu, gırgıra getirmeye çalışıyorlar adeta. “Bravo Ece” diye alkış tutmaları ve ezilen, taciz ve tecavüzlerle tüketilen kadınlar adına ortaya çıkmaları, örnek olmaları gerekirken. Üç internet sitesi, dalga geçmiş bunlarla, gözleri bantlı resimlerini yayınlamış. Fena halde utanmışlar. Bilmiyorum, çevre baskısına da uğramışlardır belki, kentli ve güçlü olmalarına rağmen. Hemen “İnkâr” yolunu seçmişler. “Taciz maciz yok” Var kızlar var. O bellboy’un yaptıkları resmen sözlü tacizdir. Sadece birinize karşı yapılmış olsa, “Yanlış anlama, dil sürçmesi” denebilir belki. Ama üç genç ve güzel kadının üçüne de alenen “Sarkılması” şakaya vurarak geçiştirilemez. Siz tacize uğradınız. Ama üçünüzde de gerekli ve yeterli yürek olmadığı için Tanzanya’da otel yönetimine başvurup şikâyetçi olamadınız. “Gencin işsiz kalması, falan filan.” Palavra bunlar. Tacize uğramış damgası yemekten korktunuz. Ağızlarından salyaları akan bazı erkek domuzların “Demişse ne olmuş. Dişi köpek kuyruğunu sallamazsa.” yargısından korktunuz. Doğulu kızlar gibi “Ailenin namusundan, mahalle baskısından” çekindiniz ve susup geldiniz.. Ece, hatasını burda anladı hiç değilse ve cesaretle yazdı. Savaşı başlattı. Ne oldu?.. Kızı Jan Dark (Jeanne D’Arc) gibi yaktınız. Daha dün filmi oynayan Soraya gibi taşladınız..

        Takvim Gazetesi Yazarı Ece Vahapoğlu

        Genç bir kadının odasına gece yarısı gelinmesi normal mi?

        Türkiye’de aile içi şiddetten, işyerinde tacize kadar pek çok seviyede tacizlere maruz kalıyor kadınlar. Basite indirgememek gerekiyor. Zanzibar Adası’ndaki lüks otel Kempinski’deki valizimizi odaya taşıyan genç çocuğun farklı anlarda biz üç kadına ettiği laflar... Tanzanyalı eleman genç, 18 yaşında ya var ya yok. Belki saflığından, belki cahilliğinden, belki cesaretinden, belki terbiyesizliğinden, belki açlığından, belki ikinci işi bu olduğundan, belki psikolojisinden bilemiyorum, bizlere yaklaşmaya çalışıyor. Hatta birimizin odasına gecenin bir yarısı gelmeye cüret edecek kadar... Cevabını aldı, sustu. Yine de aklım almıyor, genç bir kadının odasına gece yarısı gelinmesi normal mi? Gülüp geçmek rahatlığı nereden geliyor? Hatamız belki de orada o zaman otel yönetimine ikâyet etmemekti. Ama gencecik bir delikanlının işinden olmasına gönlümüz razı olmadı. Hatta olayın “taciz” sayılıp Sayılmayacağından emin bile olamadık. Taciz ya da değil ama çok yanlış bir hareket var ortada ve buna göz yuman iki kadın... Kadınların birlik olup birbirinden güç alacağı, haklarını koruyacağı yerde birden kendimizi tartışma ortamında bulmamıza anlam veremedim.

        Vatan Gazetesi Yazarı Mutlu TÖNBEKİCİ

        ‘Hadiseyi yaşayan Sevilay ‘taciz olarak algılamadım’ diyorsa taciz değildir

        Taciz olarak nitelendirilen hadiseyi bire bir yaşamadan, diyalogları, vücut dilini, yüz ifadelerini görmeden yaşanılanların taciz olup olmadığına karar veremeyiz. Burada biri bize bir olay naklediyor ve o kadarıyla biliyoruz. Sevilay Yükselir bunu taciz olarak görmemişse taciz değildir. Israrla böyle algılamadığını söylüyor, öyle diyorsa doğrudur. Niçin tacize uğradığı halde uğramadım desin ki? Ne bunu saklamaya ihtiyaç duyacak biri ne de neyin taciz olup olmadığını ayırt edebilecek kadar çağdaş ve bilinçli bir insan. O öyle diyorsa, öyledir. İnanmak lazım. Uzaktan yorum yapmak doğru değil.

        Sabah Gazetesi Yazarı Ayşe ÖZYILMAZEL

        ‘İltifat ya da birkaç özel soru tacize girmez’

        Sevilay Yükselir, Ece Vahapoğlu ve Oylum Talu basın gezisi için Zanzibar’a gitmişler. Zanzibar’daki Kempinski Otel’in 17 yaşındaki bellboy’u yani valiz taşıyan görevlisi bizim kızlara asılmış. Birine “Kocan var mı?” diye sormuş. Sevilay Yükselir, “Yılandan çok korkuyorum, buralarda yılan var mı?” paniğine girince “İsterseniz sizinle kalabilirim” demiş. Çocuk Oylum’un kapısını çalıp “Seni öpebilir miyim” demiş. Sonra gezi dönüşü Ece Vahapoğlu köşesinde tacizi anlatınca, bir internet sitesi bizim üç kızın fotoğraflarını gözlerini bantlamak suretiyle sitelerine koyup hadiseyi haber yapınca ortalık yandı tabii. Sevilay ve Oylum birleşip; “Sen de amma abarttın yahu” diyerek Ece’ye fırça çektiler. Galiba herkesin kendine göre bir taciz anlayışı var. Kimi “Kocan var mı?” sorusunu taciz sınırlarına sokarken, kimi “Seni öpebilir miyim?” gibi bir yaklaşıma gülüp geçebiliyor. Bana göre ise iltifat ya da birkaç özel soru tacize girmiyor. Yeter ki sınırlarım zorlanmasın, sinirim tepeme çıkmasın, sululuk yapılmasın, karşıdaki ‘hayır’dan anlayıp geri çekilmeyi bilsin.

        Diğer Yazılar