Kıyamet alametleri mi?
Dünyada bir süredir yaşanan “tuhaflıklar” korkutuyor...
Dünyanın en gizemli ve ileri uygarlıklarından Mayalar’ın takvimine göre 2012’de dünyanın sonu gelecek. Bir süredir yaşanan tuhaflıkların da bu sonun ayak sesleri olduğu iddia ediliyor. Bilim adamları ve fizikçiler tarafından dünyanın sonu olarak gösterilen 21 Aralık 2012 öncesinde korkulan ölümler başladı.
2011’in ilk haftasında milyonlarca kuş, balık ve yengeç bilinmeyen sebeplerden ötürü öldü. Bilim âleminin Brezilya, ABD, İngiltere ve Yeni Zelanda’da farklı zamanlarda yaşanan ölümlere henüz kesin bir yanıt bulamaması dünyanın sonuna gelindiği şüphesini artırıyor.
İngiltere’nin Thanet sahiline 40 binden fazla yengeç vurdu. İngiltere Çevre Ajansı son 100 yılın en soğuk aylarını yaşayan İngiltere’de Çalpara cinsi yengeçlerin soğuktan olumsuz yönde etkilendiğini öne sürdü, benzer ölümlerin son 3 yılda yaşandığını açıkladı. Ölü balık halısı Yeni Zelanda’nın Little ve Waikawau körfezlerinde yüzlerce ölü balık bulundu. Amerika’nın Maryland Eyaleti’nde yaklaşık 2 milyon ölü balık karaya vurdu. Brezilya’nın Paranagua kıyısında yaklaşık 100 ton sardalye ve kedibalığı öldü. Kanada’da bir ırmak, fosforlu yeşil renkte aktı. Yeni yılda Amerika’nın 5 bin nüfuslu Beebe
bölgesinde gökten kırmızı kanatlı karakuş yağdı.
Peki tüm bu yaşananlar bir iklim krizinden mi ibaret yoksa sonun ayak sesleri mi? İşte farklı görüşler...
Gülin YILDIRIMKAYA
gulinyildirimkaya@haberturk.com
‘Manyetik alan dünyada bozuldu’
Astrolog, “Dönüşüm Zamanı: 2012 Öncesi ve Sonrası” ve “Büyük Uyanış: 2012 Öncesi ve Sonrası” kitaplarının yazarı Öner DÖŞER:
Kuş ve balık ölümleri, seller, depremler... Bu olanlar Dünya’nın manyetik alanında oluşan değişikliklerle alakalı ve önümüzdeki süreçte benzer olaylar yaşanabilir. Göçmen kuş ve hayvanlar beyinlerinde bulunan manyetik kristalleri sayesinde Dünya’nın manyetik alanı ile irtibat sağlayıp gidecekleri göç yollarını tayin ediyor.Manyetik alandaki bozulma yollarını şaşırmalarına sebep oluyor. Güneş’ten gelen partiküller Dünya’nınmanyetik alanında bozulmalar yaratıyor, çalkalanmalara sebep oluyor. 2012 sürecinde yaşanacaklar her ne ise, Güneş’in bunda majör rol oynayacağını düşünüyorum. Mayalar’ın 2012 kehaneti Güneş Lekeleri Döngüsü’yle ve Venüs Döngüsü’yle bağlantılı gözüküyor. 6 Haziran 2012’de Venüs’ün bu yüzyıldaki ikinci geçişini yaşayacağız. Bu tarih civarında Güneş aktivitelerinin de maksimumda olacağını biliyoruz.
2011 yılının 12 Mart’ında Uranüs koç burcuna geçiş yapacak ve oğlak burcundaki Plüton ile doksan derecelik sert açısı etkinleşmeye başlayacak. Uranüs ve Plüton bir araya geldiklerinde, elektriksel, doğanın dengesini değiştirecek olaylara, elektrik yüklü parçacıkların vereceği zararlara sebep olabilirler. Bu dönemde doğa olayları da şiddetlenebilir.
‘Kıyameti anlatan ayetlerde doğa olaylarından bahsediliyor’
“Kuran’ın Şifresi” Kitabının Yazarı Ömer ÇELAKIL:
Kuran’ı Kerim’in 55. suresi olan Rahman Suresi’nde tüm müfessirlerin dikkatini çeken aynı cümlelerin art arda tekrarı var. En başından bugüne kadar, bazı cümlelerin bu kadar sık tekrarlanması din adamlarının, müfessirlerin kafasının karışmasına yol açmıştır. Yıllardır “Bu tekrarların bir sırrı var mı?” sorusu sorulmuştur. Tekrarların olduğu ayet numaraları toplandığında karşımıza 1433 sayısı çıkıyor ve hicri takvimdeki 1433’ün miladi takvimdeki karşılığı 2012’dir. Ben “Kıyamet kopacak” demiyorum ama “2012 önemli bir yıl olabilir” diyorum, Allah bilir. Tekrar ayetlerinde doğa olaylarından, atmosferdeki değişikliklerden bahsediyor ama olumlu şeylerden de bahsediliyor.
‘Felaket değil iklim değişikliği’
İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof.Dr. Orhan ŞEN:
2010 yılı itibarıyla atmosferdeki sıcaklık artışı yaklaşık 1.8 derece. Bu artışın eğer önlemalınmaz ise 2050 yılına kadar 4.5 dereceye kadar çıkması bekleniyor. Bu artış Dünya’da iklim değişimine neden oldu. İklim değişimi sonucu dünyada ekstrem hava olaylarında (kuraklık, sel, fırtına gibi) artışlar meydana geliyor, gelecek. Bu da canlı yaşamında önemli etkiler meydana getirecek. Dünya üzerindeki bitki türlerinin yarısı değişime uğramış ve uğramaya devam etmektedir. Değişime ayak uyduramayan türler yok olmuştur.
Örneğin kuraklıklar bazı avcı türlerin (baykuş ve yılan gibi) sayısını azaltabilir. Şiddetli yağışlar ise yılanların sayısında önemli artışa neden olabilir. 2012 ve 2013’te Güneş’teki patlamaların maksimuma ulaşacağı, bu nedenle bu yıllarda iletişim problemlerinin sıkça yaşanacağı tahmin ediliyor.
Bu yaşananları kıyamet alameti olarak değerlendirmek güç. Felaket tellallığı yapanların her zaman yaptıkları şey bu. 21 Aralık 2010’da da Ay tutulmasıyla beraber en uzun gecenin olduğu günde aynı tellallığı yaptılar. Hiçbir şey olmadı. Bunların yaptığı atıp tutturmaya çalışmak. Dünyada her 2-3 senede bir büyük doğal afet meydana gelir. Ondan sonra “Biz bildik” derler. Bilimadamları bunları bilemiyor, falcılar mı bilecek? Bilimadamlarından öğrendikleri bazı ipuçlarını kullanarak fal bakıyorlar.