Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın önerisi tartışılıyor.

        Sağlık Bakanı Recep Akdağ obeziteyle mücadele için ilginç bir öneri getirdi ve obezlere “şişko” denilmesi çağrısında bulundu. Bakan bu yolla hastalıkla mücadelenin daha etkin olacağını savundu. Türkiye’de her üç kişiden birisinin obez olduğunu hatırlatan Akdağ, asıl sağlık sorunumuzun bu olduğunu söyledi:

        “Türkiye’nin problemleri HIV, tüberküloz ile ilgili değil. Türkiye’nin problemleri aşıyla korunulabilir kızamıkla ilgili değil. Biz Avrupa’dan kızamık gelmemesi için uğraşıyoruz artık. Türkiye’nin problemleri sıtmayla, ishalle, çocuk yaşlarında pnömoni ölümleriyle ilgili değil. Türkiye’nin problemleri yüksek hızda seyreden bebek ya da anne ölümleriyle ilgili değil. Kuşkusuz bu alanlarda da yapacaklarımız var. Artık bizim problemlerimiz diyabetle, kalp hastalıklarıyla, kanserle ilgili ana problemlerimiz var. Ve bunlara zemin hazırlayan şişmanlık, hareketsizlik gibi yaşam biçimlerimiz var.

        Bu mücadele birincisinden daha kolay değil, daha zor. Çünkü bu mücadele bireysel farkındalık gerektiriyor, bu mücadele bireyin yaşam tarzını değiştirmesini gerektiriyor. Şu anda Türkiye’deki her 3 kişiden biri obez. ‘Şişko’ demek daha doğru. Çünkü kabullenmiyoruz. İnsanların pek çoğu vücut kitle endeksini bilmiyor. Ben biliyorum, şişko değilim ama bir adım kalmış durumda. Onun için tedbirimi aldım kilo vermeye başladım, daha fazla hareket etmem, az yemem gerektiğini biliyorum.’’

        Sosyal medyada başlayan eleştiri dalgası dozunu iyice artırmış ve Akdağ’a şiddetle karşı çıkarken sorduk: “Şişko” demek işe yarar mı?

        Gülin YILDIRIMKAYA

        gulinyildirimkaya@haberturk.com

        ‘Bana 35 sene ‘şişko’ dediler ama hiçbir işe yaramadı’

        Posta Gazetesi Yazarı / Televizyoncu MESUT YAR:

        Ben çok uzun seneler bu ve buna benzer lafları duymuş bir adam olarak, -başarısız da olsalarbirkaç rejim denememi ancak 35’li yaşlardan sonra yaptım. Demek ki 35 sene “şişko” denmesi beni hiç kamçılamamış, işe de yaramamış. İnsan ancak özgür iradesiyle kilo verebilir. Ancak sağlığını göz önüne aldığında, sağlığı ve beynini paralel kullanırsa kilo vermeliyim diyor. Başkasının dışarıdan “Aman çok şişkosun, kilo ver” demesi işe yaramıyor.

        ‘Obezlerin özgüvenleri zaten sınırda, bir de ‘şişko’ dersek ne yapacaklar?’

        Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Böl. Şefi / Diyetisyen Prof. Dr. ZİYA MOCAN:

        Obezlere şişman yerine şişko demek hiçbir şekilde kabul edilemez. Bu kişiler üzerinde negatif bir etkisi olur. Şu an yanımda kilolu bir hastam var, ona soruyorum uygun olur mu size böyle seslenmem? Kafasını sallıyor, asla olmaz diyor. Bu tutum ters teper, hastayı depresyona sokarsınız. Fiziksel olarak çok da iyi özellikleri olmayan birine çirkin, iğrenç derseniz olur mu? Olmaz. Bu da onun gibi bir şey. Bu kişilere böyle seslenirseniz özgüvenlerini kaybederler. Bu grup zaten özgüvenleri çok sınırda olan bir grup. Bir de onlara şişko derseniz neler olur bir düşünün. Bu uygun bir terim değil. Sağlık Bakanlığı zaten obeziteyi daha yeni yeni hastalık olarak kabul etmeye başladı. Bütün dünya bunun bir hastalık olduğunu kabul ettikten sonra. Yeni kabul ettik ama böyle mücadele edemeyiz. Biz obez hastalarımızla konuşurken kiloların sağlık açısından zararları olduğunu söylüyor, bir şekilde tedavi olmanız gerekiyor diyerek yaklaşıyoruz. Sen şişkosun, sen hastalıklara adaysın derseniz hasta bir daha gelmez, tedaviyi reddeder.

        ‘Bakanın kendi görüşüdür eleştirmek doğru değil’

        TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı GÜLDAL AKŞİT:

        Sağlık Bakanı’nın kendi görüşüdür, kendisini bağlar. Ne bilimsel dayanağı var ne de başka bir zemini. Kendince bir yaklaşım getirmiş, tespitte bulunmuş. Bunu tasdik eden ya da eleştiren bir tutum takınmak, yorum yapmak çok da sağlıklı değil.

        ‘Obez’i benimsemek zor evet ama ‘şişko’ da alaycı ve rahatsız edici bir ifade’

        Türk Obezite Vakfı Başkanı Prof. Dr. HASAN İLKOVA:

        Sağlık Bakanı, “obez” yabancı bir sözcük olduğu için bunu benimsemenin zor olduğunu söyledi; daha kolay benimseyebileceğimiz Türkçe bir kelime önermek istedi ve sanıyorum aslında şişman demek istedi kendisi de. Şişko biraz alaycı, sarkastik bir ifade. Obezite yerine şişmanlık, obez yerine şişman demek çok daha doğru olur. “Şişko” kelimesi biraz rahatsız edici, kişileri yaralayıcı. Şişman demek daha yerinde bir davranış olur.

        ‘Yiyeceklerin kalorisini yazmak ‘şişko’ demekten daha etkili’

        Akupunktur Dern. Gen. Sekreteri Dr. MURAT TOPOĞLU :

        Şişko kelimesi çok çocuksu, bunu ancak çocuklar birbirlerine söylerler. Bu tür yaralayıcı ifadelerin kilolu insanları asla teşvik edeceğine inanmıyorum. Özendirici başka şeyler yapılabilir. Kilo vermenin sadece güzel görünmek, mayo bikini içine girmek için değil sağlık için gerekli ve önemli olduğunu anlatmamız gerekiyor. Estetikten ziyade sağlık yanını öne çıkarmalıyız. ABD’de başladı bu uygulama, fast-food zincirlerinde ışıklı tabelalarda ürünün yanında kalorisi yazıyor. Nasıl sigara paketlerinin üzerinde “Öldürür, kanser yapar” gibi ibareler var; fast-food zincirlerinde de “Trans yağ içerir, 1600 kaloridir” gibi ifadeler konulmalı. Bunu yapmak zorundalar. Recep Akdağ bunu başarırsa işte o zaman “şişko”dan daha etkin bir çözüm getirmiş oluruz.

        ‘Bunu önermek bile çok ayıp, diyecek söz bulamıyorum’

        Sanatçı AKREP NALAN:

        Böyle bir şey söyleyen Sağlık Bakanı’na ne diyebilirim? Ancak bu beklenirdi zaten, insanlara bakışları demek ki bu. Diyecek söz bulamıyorum. Böyle bir tavrın çözüm yerine çözüm süzlük getireceğine inanıyorum. Bu yollarla çözülecek bir iş değil bu. Böyle bir beyanat vermek de buna yorum yapmak da çok ayıp.

        ‘Şişko demek ters tepki yapar, intihara kadar gidebilir!’

        Psikolog ALANUR ÖZALP:

        Psikolojik sorunları olana deli, bedensel engeli olanlara sakat denmeyeceği gibi kilolu kişilere de şişko denmez, hoş değil. Negatif yapılan hareketler, tavırlar, söylemler işi çözmeyeceği gibi veya birtakım şeyleri halletmeyeceği gibi tam tersine bir tepki yapar ve bu tepkinin sonucunda da kişi normal gidişatın üstünde kilo alabilir ve başarısız olur. Bu başka konularda da böyle.

        Çocuklar ile olan ilişkilerinde, eşler ile olan ilişkilerinde, iş ortamında şef ve elemanlarla olan ilişkilerde ‘başarılı olamazsan işine son veririm’, ‘kotayı dolduramazsan şu kadar ceza ödersin’ gibi yaptırımlar hiçbir şekilde işe yaramaz, onun için bu tip yollara başvurulmaması gerekiyor. Bu tip olaylar başarısız olabileceği gibi intihara kadar gidebilecek sonuçlara sebebiyet verebilir, o kişide bir depresyona, çaresizliğe ve çaresizlik sonucu ortaya çıkabilecek olan travmalara sebep olur. Bunun intihara kadar gidebileceğini düşünüyorum. Uzun süredir özellikle diyet ve beslenme konusundaki uzmanlarla da birlikte çalışan bir psikolog olarak bu tip yaklaşımların kesinlikle ve kesinlikle kullanılmaması gerektiği kanaatindeyim. Bunlar kısa süreli olarak, işe yarıyormuş gibi gelebilir ama ondan sonra kişi aldığı şişko telkinleriyle kaybettiği o bir iki kilonun yerine on kilo kadar daha fazla kilo alır. Bu da uygulamalarla ve yapılan araştırmalarla da netleşmiş ve kanıtlanmıştır.

        Özellikle şişmanlık konusunda kısa sürede kilo vermek kötü de sonuçlanıyor. Hızlı kilo vermek konusunda kişilerin üzerinde baskı yaratabilecek hareketler, tavırlar, konuşmalar, ceza kesmeler gibi olayların hiçbiri işe yaramaz ve çok büyük tehlikelere, kişinin mutsuz olmasına, saldırganlığa ve kişinin kendini değersiz hissetmesine sebep olur.

        Diğer Yazılar