Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        SON yılların en önemli konusu israf! Her gün o kadar çok yemek alıyor ve atıyoruz ki... Keşke bunu bir anda azaltabilsek. Bununla ilgili uyarılar yapılıyor olsa da bazen hiç fark etmiyormuş gibi geliyor bana. Özelikle restoranlarda istediğimiz yemeğin yanında gelenler ve bizim yiyemediklerimiz... Porsiyonlar büyüdükçe bitirenler oluyor ve şişmanlık artıyor. Bitirmek istemeyen, bitiremeyen veya porsiyonu kontrol etmek isteyenlerse tabakta bırakıyor. Birçok insanın bulamadığı etler, pilavlar çöpe gidiyor. Hiç ellenmemiş ekmekler bile sırf masaya geldi diye geri ve tabii çöpe gidiyor. Tüm restoranlardan bununla ilgili destek bekliyorum. Ve tabii ki tüm tüketicilerden de!

        PORSİYON AZALTIN

        Biz diyetisyenler hep “Porsiyon azaltın” deriz. Ben özellikle “Nerede olursanız olun 1 porsiyon söyleyin ve paylaşın” derim. Böylelikle tabakta artık kalmaz, hepsi biter, eğer isterseniz ve doymazsanız ikinciyi söylersiniz. Eğer tek başınıza yiyorsanız mutlaka tabağınızda ne var ne yok sorun. En sevmediğim şey de ne yersen ye yanında patates koyan restoranlar! Balık yanında, et yanında, döner yanında... Ne yersen ortaya patates geliyor. Gelmesin arkadaşım, gelmesin! Canım patates çekerse ben söylerim. Oturduğunuz yerde mönüyü incelerken siparişinize dikkat edin. Tavuk söylüyorsanız yanında ne geldiğini sorun. Size uygun olmayan bir şey varsa tabağınıza koydurmayın, israf böyle büyüyor! “Tabağımda sadece et olsun, yanındaki pilav kalsın” hatta “1 dilimekmek istiyorum” gibi uyarılarınız emin olun bu dünya için çok önemli! Bunu başarabiliriz.

        MUTFAĞINIZI KURCALAYIN

        Evde ne kadar çok yemek atıyorsunuz? Yemekleri azar azar almak ve pişirmek çöpe giden yemekleri kurtarabilir. Bu sabah dünden kalan et yemeğinin bir kısmını evin köşesine bıraktım. Bu soğukta yemek bulamayan kediler ve köpekleri mutlu etmek de israfı önler. Evde kalan yemekleri atmamak için direniyorum. “Fazla almayayım” diyorum, bir misafir çıkıp geliyor yetmiyor. “Fazla alayım da hazırlıklı olayım” diyorum, 3-4 gün dışarıda yemek yiyoruz, evde kalıyor.

        Benim gibi dışarıda çok zaman geçirenler için daha zor. Ama annem bizde. Onun pratik çözümleri vardır. Hafta sonu mutfağı karıştırırken evde kalan malzemelerle birkaç şey denedik. Tarifleri ve çektiğim fotoğrafları sizlerle paylaşıyorum. Sonra da evde kalan malzemelerle neler yapılır araştırdım, annemin anlattıklarını da yazdım. Siz de yöresel ya da sizin uydurduğunuz tarifleri bana yollayın, burada paylaşalım. Hepimiz birbirimize destek olursak, biraz olsun yemek atıklarını azaltırsak, bu gece daha rahat uyuyabiliriz.

        BAHARATLI KITIR EKMEK

        Evde kalmış bayat ekmeklerinizi atmayın. Geçen gün aldığımız tam buğday ekmekleri bayatlamış, ben de onları atmaya kıyamamıştım. Ekmeklere bakarken annem bir fikir verdi. At fırına kızart, çorbalara koyarsın! Neredeyse evdeki tüm baharatları aldım yanıma. Önce ekmekleri küp küp doğradı anneannesi ile Sanat. Bu arada çocuklara göre de harika bir oyun. Bir çocuğun duymayı en çok sevdiği şeylerden biri; parçala, dök, karıştır! Sonra küp küp doğranmış ekmekleri bir borcama yerleştirdim. Üzerine kimyon, karabiber, kırmızı toz biber, fesleğen, nane, zevkinize göre pul biber ve tabii baş tacımız zeytinyağı... Dök, karıştır. Sanat bayıldı bu işleme! Fırında kıtır kıtır olana kadar kızarttık. Ekmekleri atmadığım için çok mutluydum. Hemen tavuk pişirdim, suyuna da çorba yaptım. Suyuna pilav değil çorba yapın siz de. İçine çok az tel şehriye attım. Tavuk parçalarıyla protein oranını artırdım. Tam da karda kışta hastalananlara, çocuklara, yaşlılara uygun bir çorba. Kıtır ekmeklerim fırından çıktı. Kâseye koyup sofraya getirene kadar Sanat, “Anne bunlar ekmek cipsi olmuş” diyerek yedi hepsini. Zeytinyağlı ve baharatlı ekmeklerin tadı harikaydı. Sanat gibi çok ekmek yemeyen çocuklar için de sağlıklı bir aburcubur yapmış olduk. Mutlaka deneyin..

        MUZLU KURABİYE

        Nesfit paketinin kırıntıları kalmış dibinde. Kalan kırıntıları yemeyi sevmiyorum ama atmak da istemiyorum. Aldığımız muzları da nerede tutacağımı bilmiyorum. Evin içi sıcak, buzdolabı soğuk her türlü kararıyor. Her gün gidip 2 muz almak da saçma! Kararmaya başlamış muzu kurtarmam gerekiyordu. Önce Nesfit’leri döktüm bir kaba. Yaklaşık 125 gram kadar koydum. İçine 3 muz ezdim. 2 kaşık kakao, 2 kaşık hindistancevizi, 1 paket vanilya, 1 yemek kaşığı light margarin, 1 yumurta ekledim. Daha kıtır isterseniz siz koymayın, ben 1 çay bardağı da süt ekledim. Karıştırıp 1’er yemek veya tatlı kaşığıyla fırın tepsisine serdiğim yağlı kâğıt üzerine koydum ve 30 dakika pişirdim. İçine kuru meyve ve tarçın da eklenebilir. Benim yaptığımdan 25 tane çıktı, 30 bile çıkabilir. 45 kalori civarında, meyveli bir kurabiye. İçine ilave şeker koymanıza gerek yok.

        Diğer Yazılar