Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ALDIĞIM kiloların farkındaydım. Çok yediğiminde, çok kaçamak yaptığımda ve ailece yaptığımız organizasyonlarda iş bozuluyor. Ama genetik olarak ailemde de kilo problemi olduğu için ‘Ben böyleydim işte’ diyor ve kendimi kabul ediyordum. Ta ki beni uzun zamandır görmeyen arkadaşım ‘Sen çok güzelsin, neden bu kadar kilo aldın, çok şişmanlamışsın’ diyene kadar…Belki de o ana kadar yaşadığı her şeyin farkındaydı kadın, ama birinin bir cümlesi bile içinde ‘topla kendini’ dedirtti ona...

        Sizce?

        Süslü, bakımlı, güler yüzlü, tatlı bir kadın…Bir türlü yapamıyor diyetini ve çok da şikâyet etmiyor bundan. Söyleniyor arada bir yapamıyorum diye ama heyecanla arkadaş toplantılarında yediklerinden içtiklerinden bahsediyor. Zayıflamak istiyor mu istemiyor mu benim bile kafamı karıştırıyor böyle heyecanlı olduğunda. Hadi ama artık diyorum bazen, hadi biraz hızlanalım, tamam diyor ama yine kendini bir şeyler yerken buluyor ve mutsuz da değil. Bir gün bu konular açıldığında kız arkadaşlarından biri diyor ki ona ‘Sen hep böylesin zaten, ne zaman başardın ki!’ İşte o cümle! O gün gerçekten karar veriyor ve zayıflıyor, hem de nasıl, yine mutlu ama bu cümle onun hayatını değiştiren cümle oluyor. ‘Çok da kızmadım aslında ona ama kendime kızdım’ diyor. Bazen bir cümle, öyle bir zamanda geliyor ki her şeyi değiştirebilecek güçte oluyor.

        HADİ ZAYIFLA ARTIK!

        Takım elbiseli, gayet hoş giyinmiş, başarılı bir işadamı… Kendine iyi bakıyor, belli akıllı, becerikli fazla kiloları onu mutsuz ediyor ve tahlillerde sonuçlar kötü çıkınca gittiği doktor ona ‘Artık zayıflamak zorundasın’ diyor. Bu onu çok etkilemiyor, zaten biliyor zayıflamak zorunda olduğunu. Ama üzerinde ikinci cümleden gelen anlam onun başlamasını sağlıyor. Doktor ona ‘Sen diyet yapabilecek gibi de durmuyorsun, en iyisi hemen ilaca başlamak!’ Bu cümle doğru veya yanlış diyor ki ‘Ona inat diyet yapabileceğimi ve nasıl da rahat zayıfladığımı göstermek istedim.’ ‘Ben her şeyi başardım, neden bunu yapamayayım ki?’ İşte o adamın cümlesi buydu.

        Bunun gibi söylenecek, anlatılacak binlerce cümle vardır elbette. Bir de bunların tam tersi olanlar…Kimse birbirine benzemiyor. Kimimiz daha alıngan kimimiz daha umursamaz, kimimiz daha güçlü, kimimiz de çok zayıf hissediyor olabilir. Bu duyduğun cümlelere verdiğin tepkiler de buna göre değişiyor. Özellikle yakın çevreden, anneden, kayınvalideden, babadan, eşten ‘Hadi zayıfla artık!’ cümlesini duyanlar asla diyet yapmak istemiyor, kendini baskı altında hissediyor ve bu cümleler onları hiç ama hiç mutlu etmiyor. Motivasyonun azalmasına sebep oluyor ve diyet yaparken bile bunu duymak bazen tamamen diyeti bırakmalarına sebep olabiliyor.

        EN DOĞRUSU PSİKOLOGLA ÇALIŞMAK

        Eğer eşiniz, sevgiliniz, anneniz, babanız, yakın çevrenizde kilo problem yaşayan biri var ise ona ‘Hadi’ demekten vazgeçin. Sadece gerçekten yardımcı olmak istiyorsanız, böyle bir karar aldığında, diyet yapacak, spor yapacak ve zayıflayacak ise o hangi konuda istiyorsa yardımcı olabileceğinizi söyleyin yeter. Bu yardımı sizden isteyen o olsun. Belki eşiniz size sadece “Benim yanımda abur cubur yeme” diyecek, belki de “Görüntümle ilgili yorum yapmak” diyecek. Biri de “Sadece diyet konuşalım derken” bir diğeri “Evde diyet kelimesinin geçmesini istemiyorum” diyecek. Bu size şımarıklık gibi geliyor olabilir ama bir türlü başaramadığın bir işe tekrar girişmek dünyanın en zor işlerinden biri. Unutmayın ki başaranlar yolda hiç düşmeden yürüyenler değil. Yürüyen, koşan, takılıp düşen, ayağa kalkan ve yola devam edenler. ‘O cümle’yi sevdiğiniz, güvendiğiniz, saygı duyduğunuz biri söylüyor ise, doğru zamanda doğru şekilde kırmadan söylemeyi beceriyorsa bu sizin ayağa kalkmanızı sağlarken, yanlış zamanda, kötü şekilde olmadık yerde söylenen bir cümle de sizin her şeyi bırakmanıza sebep olabilir. En doğrusu bir psikologla çalışmak. Yeme davranışını ve davranışları yönetebilmek sandığınız kadar kolay bir iş olmayabilir. Psikologla ayrıntıları konuştuğunuzda bazen siz de duyduklarınıza inanamayacaksınız. Aç olmadığımız halde yediğimiz yemek psikoloji dışında nasıl açıklanabilir ki başka?

        Diğer Yazılar