Havalimanlarında 6 yeni teknoloji
Havalimanları şehirler için çok daha önemli merkezler haline geliyor. Aslında havayoluyla seyahat eden yolcu sayısının her sene artması, hava kargonun yükselişi bir çok şeyi anlatıyor. Atatürk Havalimanı kapanmadan önce 68 milyon yolcu ağırladı ve dünyanın en yoğun ilk 20 havalimanının içinde yer aldı. Bayrak şimdi İstanbul Havalimanı’nda ve küresel yolcu trafiğinden daha fazla pay almak için yarışıyor.
Türk Hava Yolları da geçen yıl 68 milyon yolcu taşımıştı. Bu yılı 76 milyonla kapatmayı bekliyor. Yolcu rakamlarındaki yükseliş sebebiyle 2020 ve sonrasında havalimanları yoğunluğu daha iyi yönetip, verimliliği artırmak, yolcu konforundan ödün vermemek için yapay zekalı, robotlu, 5G’li birçok yeniliği devreye sokmaya hazırlanıyor.
Bu yıl sonunda 4,54 milyar olarak gerçekleşmesi beklenen yolcu sayısı 2020’de 4,72 milyara ulaşması tahmin ediliyor. Havalimanları ise yeniliklerin merkezi ve güçlü konumlarıyla da yatırım çekmeye devam ediyorlar. Bu hafta havalimanlarını gelecekte bekleyen yenilikleri araştırdım.
1- Terminallerde Robotlar Rehber Olacak
Gelecek yıllarda havalimanlarının birçok noktasında robotlar artacak. En yoğun havalimanlarında robotlar yolculara rehberlik yapacak. LG’nin Troikas check-in robotları Güney Kore Incheon Havalimanı’nda hizmet vermeye başladı bile... Çeşitli kategorilerdeki rehber robotlar, havaalanı içinde dolaşarak ziyaretçilere bilgi sağlayıp yardımcı olurken, temizlik robotları ise alanı temiz tutmak için her zaman hazır bir şekilde bekliyor. İstanbul Havalimanı ve İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda da robot asistan teknolojisi kullanılmaya başladı. İstanbul Havalimanı danışma ve temizlik robotu kullanırken Sabiha Gökçen Havalimanı ise Aerobot isimli 5 dil bilen danışma robotu kullanıyor. Uzakdoğu’da bulunan Asya-Pasifik havalimanlarında daha gelişmişlerini gördüğümüz robotlar 2020 ve sonrasında havalimanlarının en önemli trendleri haline gelecekler.
2- Havalimanlarında 5G’li çözümler
Yolcu taleplerini karşılamak 5G iletişim ağları havalimanlarında yer almaya başladı. Türkiye’de 5G ilk önce havalimanlarında hayata geçecek. Havalimanları ve hava yolları da ürün merkezli karar alma süreçlerini yolcu merkezli olarak değiştiriyor. Ürünler ve süreçler, yolcuların seyahat tercihlerindeki değişikliklere ve teknolojiye erişimlerine uyum sağlamak için değişim başladı. Havalimanları yolcuların check-in, bagaj taraması, güvenlik ve gümrük gibi etkileşimsel aktivitelerini hızlandırmaya yardımcı olacak teknolojileri benimsiyor.
3-Sıvılarla uçuş Sorun Olmaktan Çıkıyor
Elektronik cihazların, sıvıların ve jellerin el bagajından çıkarılması, hava yoluyla seyahat eden yolcuların ilk üç “sancılı noktası” arasında yer almaktadır. Teknoloji yakında yolcuları bu sorundan kurtaracak. Önde gelen tarama ve tespit sağlayıcıları, bilgisayarlı tomografi tarayıcılarında (BT tarayıcıları) yer alan teknik gelişmelerden yararlanarak olağan şüphelileri çantadan çıkarmaya ihtiyaç duymaksızın bagajları daha iyi görüntüleyecekler. ABD'de de test edilmekte olan tarayıcılar aracılığıyla havaalanlarında patlayıcıları ve silahları tehlikeli olmayan eşyalardan (kemer ve anahtarlar gibi) ayırabilen yapay zekanın kullanımı öne çıkıyor. Daha hızlı yolcu akışları ve güvenlik kontrolleri, havalimanındaki genel yolcu deneyimi ve uçuş işlemlerinin yürütülmesi üzerinde olumlu bir etkiye sahip ve her paydaşa doğrudan finansal fayda sağlayacak. Smiths Detection, HI-SCAN 6040 CTiX ve iCMORE gibi otomatik nesne tanıma çözümleri ile işler daha pratik hale gelecek.
4- Blockchain ile Güvenli Uçuş
Blockchain teknolojisi, finans teknoloji sektöründeki geleneksel rolünün ötesine geçerek, havayolları, havaalanları ve devlet yetkilileri tarafından güvenlik ve havacılık/uçuş güvenliği operasyonlarını iyileştirmenin bir yolu olarak da keşfedilmiş durumda. Bu teknoloji için potansiyel uygulamalar arasında rezervasyonların kaydedilmesi ve saklanması, uçak parçaları sayımı ve yedek parça takibi bulunuyor. Blockchain’in şeffaflığı ve değişmezliği ile giderek artan bir yolcu akışı ile etkin bir şekilde başa çıkmak, başta pasaport ve vize kontrolleri olmak üzere manuel doğrulamaya son verilmesi bekleniyor.
5-Biyometrik Geçişler Artacak
Terminallerdeki biyometrik geçiş bölgelerine yapay zekayla güçlendirilmesi bekleniyor. Narita’dan Atina’ya, Londra’dan NYC’ye ve Çin’in belirli şehirlerinde yüz tanıma teknolojisinin çok sayıda örneği ya da denemesi var. Bazı havaalanlarında uygulanmaya başlandı. Alternatif bir yaklaşım olarak damar tanıma sistemi (Güney Kore’de) bu trendin bir parçası oldu. Temel amaç güvenlik sıralarındaki ve kontrollerindeki kalabalığı azaltmak olup, çıkış kapılarına işlevsel çözümler getirmek. Az insanın çalışmasını gerektiren, biniş süreçlerini daha hızlandıran ve daha kısa kuyruklara neden olan bu yeni teknolojiler havalimanlarını bu yatırımı yapmaya iten kilit unsur. Biyometrik teknolojiler aynı zamanda risk temelli tarama yaklaşımları için de önemli bir kolaylaştırıcı olacağı düşünülüyor.
6 - Bulut teknolojileri geliyor
Dubai Havalimanı, uçuş bilgilendirme ekranlarında (flight information display system) “bulut tabanlı” sisteme geçiş yaptı. Proje çerçevesinde Dubai International Havalimanı’ndaki Terminal 3, Concourse A, B ve C’de toplam 2.700 ekran değiştirildi. Dubai Airports, Orta Doğu’da bir ilk olan bu projeyi, Samsung ve AirportLabs firmalarının işbirliği ile hayata geçirdi. Kullanılan ekranları Samsung üretirken, sistemin VisionAir adı verilen yazılımı AirportLabs tarafından geliştirildi. Konvasiyonel havalimanı uçuş bilgilendirme ekranlarının arkalarında aslında küçük birer PC bulunuyor. Samsung üretimi yeni ekranlarda kullanılan özel chip sayesinde, bu tarz PC’lere olan ihtiyaç ortadan kalkmış durumda. 2020’den sonra diğer havalimanlarında da bu sistemi görmemiz mümkün. Sistem uzmanları ekranları, web tabanlı bir arayüz üzerinden yönetecek. Ekranlar, havalimanlarının değişik bölgelerinde farklı görünümlere ve içeriğe sahip olabilecek. Merkezî kumanda odasındaki bilgisayarların yanı sıra, gerektiğinde havalimanlarının herhangi bir noktasındaki mobil cihazlardan da ekranlara müdahale edebilecek.