Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Pakistan Uluslararası Havayolları’na (PIA) ait Airbus A320 tipi yolcu uçağının Karaçi’de yerleşim merkezine düşmesi henüz bilinmezliğini koruyor. Ancak uçak kazalarıyla yakından ilgili tanıdıklarımın tespitleri ilginç. Uçak ilk iniş denemesinde piste uzaklığı 10 mil mesafedeyken, yüksekliği 3 bin feet yerine 7 bin feet olarak tespit edilmiş. İniş takımlarının açılmadığını fark etmeyen kokpit ekibi gövde üzeri piste inmiş, motorlar yere çarpınca tekrar havalanmış. İniş takımlarının açık olmadığını uçağın sistemi uyarmasına rağmen, neden böyle bir hadise yaşanmış, bilinmiyor. Gösterge hatası olup/olmadığı merak ediliyor. İkinci defa iniş denemesinde ise havada iki motor da kaybedildiğinden uçak piste bile yaklaşamadan düşmüş. Muhtemelen ilk iniş denemesi esnasında piste çarpan motorlar ciddi hasar aldığı için havada durdular. Zaten uçağın pilotu tarafından kuleye iki motorun da devre dışı kaldığı bildirilmiş. Kısacası havacılık sektörünün anlam veremediği ilginç bir kaza yaşandı. Bakalım Kaza Kırım Raporu’nda olay nasıl aydınlatılacak?

İngiltere’de Huawei tartışması ABD’nin baskısıyla büyüyor. ABD'nin ek yaptırımları sebebiyle İngiltere’de Huawei ekipmanlarının kullanım alanı iyice sınırlanıyor. ABD’nin kendine ait ürünlerle Çin menşeili Huawei’nin ekipmanlarının entegrasyonuna getirdiği sıkı kısıtlamalar İngiltere’deki GSM operatörlerinin şebekelerini, mobil ağlarını etkileyeceğine kesin gözle bakılıyor. Ancak nasıl etkileyebileceği yönünde inceleme yapılıyor, şüphelerin ortadan kaldırılması için atılan adımlar ise Huawei’nin mobil ağlarda kullanım alanını daraltıyor.

Konuyla ilgili olarak İngiltere Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC) bir değerlendirme yaparak, ABD’nin Huawei'ye yönelik yaptırımlarının İngiltere ağları üzerindeki potansiyel etkisini gözden geçirdiklerini açıkladılar. Netice itibariyle Huawei 5G ekipmanları İngiltere şebekesinde yüzde 35'lik bir alanda ve hassas olmayan yerlerde kullanılabilecek.

ABD, Huawei'nin ABD yazılım ve teknolojisini kullanarak 5G sistemlerine entegre olmasını, bileşenlerine erişimini kısıtlamak istiyor. Gelişmeler bu şekilde giderse Huawei için benzer rüzgar birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de esecektir. Yani 5G’ye geçiş sürecinde bizde benzer kısıtlamalarla karşılaşabiliriz.

Yeni dönemde yurt dışından gelen tüm yabancı yolcular ve Türk vatandaşları Covid-19 için PCR testinden geçecek. Sağlık Bakanlığı Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü yurda girişlerde tüm yolculara 2-2,5 saatte netice alınan PCR testi uygulayacak. Ancak yolcuların test sonuçlarını nerede; havalimanında mı, yoksa otel veya evlerinde mi bekleyeceği konusu aydınlığa kavuşturulmuş değil. Ağırlıklı görüş test neticelerinin havalimanlarında beklenmesi yönünde. Ama kesin karar verilmiş değil.

Öte yandan test sonucu pozitif çıkan yolcuların 14 gün karantinaya alınacağı, durumu ağırlaşacak yabancılar için ise nasıl bir prosedür uygulanacağı konusu da bilinmiyor.

Türk Hava Yolları, diğer havayolları ve havalimanlarımız uçuşlar için hazır, ama ülke olarak hazır olup olmadığımıza, yurt içinde nerelere sefer yapılacağına Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları yön verecek. Dolayısıyla şu durumda ne zaman uçulacağı kesin değil. Fakat mevcut tabloya göre bir yasak, sınırlama olmadığı için THY 4 Haziran’da iç hat, 10 Haziran’da ise dış hat seferleri için hazırlanıyor. Dış hatlarda nerelere uçulacağı henüz kesinlik kazanmış değil. Zira her ülkeyle ayrı ayrı görüşme ve izin süreci var.

Mesela Almanya’nın seyahat kısıtlamasını kaldırdığı 31 ülke içinde Türkiye yok. Hatta Avrupa Birliği Sivil Havacılık Otoritesi, Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı – EASA’nın (European Aviation Safety Agency) açıklamış olduğu Covid-19 için güvenli meydanlar listesinde de Türkiye’den herhangi bir havalimanı yer almıyor.

Öte yandan havayolları nereye, ne zaman ve ne şekilde uçacağını tam olarak bilemediğinden hem uçuş tarifesi yapmakta, hem de bilet fiyatlarını net bir şekilde ilan etmekte zorlanıyorlar. Mevcut bilet tarifelerinin yeni duruma göre değişeceğini ve ilgili havayollarının yolculardan ilave ücret isteyebileceklerini de belirtmiş olayım.

Önemli not;

Türkiye’nin bir an önce iç hatları uçuşlara açması gerekiyor. Aksi halde Türkiye’nin dış hat uçuşlarına başlaması, bazı ülkelerden izin alma süreci daha da uzayabilir. Ulaştırma Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi gibi kurumlarımızın da Avrupa Birliği nezdinde Türkiye yönelik negatif yaklaşımlar için temaslarda bulunması şart.

Covid-19 salgını sonrası uçuşlar kademeli olarak ve yine normallerle başlıyor. Ancak halen daha bazı hususlarda yeni normallerin nasıl olacağı netlik kazanmış değil. Uçakta güvenli mesafe nasıl olacak? Yolculuk öncesi Covid-19 testi istenecek mi? Gelen ve giden yolcu bu testlere tabi tutularsa sonraki süreç nasıl yönetilecek? Belli değil.

Havayolları, havalimanları yolcuların güvenini tazelemek için çalışmalarını hızlandırdılar. Ev, havalimanı ve uçak arasındaki salgın önlemli zincirin korunması ve hijyen içeren uygulamalar tartışılıyor. Havayolları ve havalimanları bu uygulamalarla yolcuların güvende olduklarını ve gerekli önlemleri aldıklarına dikkat çekiyorlar. Fakat koronavirüs salgınıyla yolcuların da havayoluyla seyahate bakışları epeyce değişti. Birçok hususta endişeleri var. Bu defa yolcu tarafındaki duruma bir göz atalım, bakalım yolcular bu durumla ilgili neler düşünüyorlar? Seyahat etmekten korkuyorlar mı? Havalimanları ve havayollarına güveniyorlar mı?

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği(IATA) yapmış olduğu çalışmalar neticesinde 2019’un sonlarındaki eskiye dönüşün ancak 2023’te olabileceğini öngörmüştü. Bu konuyla ilgili her örgütün, her havayolu ve havalimanı yöneticisinin farklı bir öngörüsü var. Ancak öngörüler yolcuların uçuşlara ne zaman adapte olacağını, korkularını ne zaman yeneceğini gösterir nitelikte değil. Geçen hafta görüştüğüm Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, eskiye dönüşün 1,5-2 yıl sürebileceğini belirtti.

Daha önce bu hususları konuştuğum Pegasus Havayolları CEO’su Mehmet Nane ise 2-3 yıl olarak öngörmüştü. Tabii bunların hepsi bir tahmin. Gelecekte neler yaşayacağımızı ve havacılık sektörüne etkisini bugünden kestirmek imkansız. Mevcut şartlar üzerinden farazi bir değerlendirme yapılıyor.

İngiltere, 8 Haziran’dan itibaren ülkeye giriş yapanlara 14 gün karantina uygulayacak. Uymayanlara ise 1000 Sterlin para cezası uygulanacak. Günlük koronavirüs bilgilendirme toplantısında konuşan İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel, salgının yayılmasını engellemek üzere, 8 Haziran’dan itibaren İngiltere’ye giriş yapan herkesin kendilerini 14 gün izolasyona alması gerekeceğini açıkladı. İngiltere’ye seyahat edenlerin kendilerini izolasyona alacakları adresi yetkililere bildirmeleri gerekecek. TIR şoförleri, mevsimlik tarım işçileri ve salgınla ilgili sağlık çalışanları bu uygulamadan muaf tutulacak.

14 gün karantina ilk olarak Avusturya’da başlamıştı

Aslında bu gelişme ilk olarak havalimanını açan Avusturya’da ortaya çıkmıştı. Viyana Havalimanı’nda yolculara 190 Euro karşılığında test yapılma ve testi pozitif çıkanlara 14 gün karantina uygulamasının yanı sıra gittikleri adreste test sonucu belirlenene kadar dışarı çıkmama zorunluluğu getirilmişti. Bu uygulamanın ardından IATA bir bülten yayınlamış karantina kuralının yolcular üzerinde büyük bir baskı oluşturduğuna dikkat çekmişti. Hatta otorite bununla ilgili bir anket hazırlayarak karantina uygulamasının eskiye dönüşü geciktireceğine vurgu yapmıştı.

Yolcular karantinadan korkuyor

Anket sonuçlarında, yolcuların yüzde 86’sının seyahat etmekten endişeli olduğunu, bunlardan yüzde 69’unun ise 14 gün karantinaya alınmaktan korktuğu açıklanmıştı. Bu ve bunun gibi kurallar yolcunun seyahat etmesinin yani sektörün eskiye dönüşünün gecikmesine neden olacağı söylenebilir. Bu ay sonunda Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından yayınlanacak yeni kurallar merakla bekleniyor. Ancak önemli olan havacılık otoriteleri ve hükümetlerin anlaşması üzerine kurulu bir sistemin olması. Her ülke seyahatlerde kendi kurallarını uygularsa veya alınan kurallara katılım sağlamazsa havacılığın eskiye dönmesi oldukça fazla zaman alacaktır.

Bu kapsamda yapılan anketler sonucunda yolcuların en çok karantina altına alınmaktan korktukları ortaya çıktı. Ancak yolcuları tedirgin eden 3 ana husus var.

Bilet fiyatları korkutuyor!

Karantina kuralından sonra en çok merak edilen ve korkulan bilet fiyatlarının eskiye göre yükselecek olması. Havayolları ve havalimanlarının 2 ay boyunca kazanç elde edememesi ve yeni normallerin maliyetleri, bilet fiyatlarına yansıyacak. Havalimanlarında az ürün satmak zorunda kalan müesseseler fiyat artıracak, ekstra giderler çoğalacak. Yani artık uçmak hem pahalı hem de lüks bir hal alacak.

Maske takmak korkutuyor

Yolcular uzun uçuşlarda, mesela 8 saatin üzerindeki seyahat boyunca maskeyle ve suni bir ortamda geçirecekleri zaman sebebiyle tedirgin. Bu durumun hem uçuş kalitesini düşüreceği hem de uçuşun sıkıcı bir hal alacağı düşünülüyor. Sağlık açısından çok önemli olan maske takma kuralına yolcuların adapte olması zorlaşacak gibi gözüküyor.

Yoğun havalimanları korkutuyor

Yolcular geniş terminallere sahip olmayan sıkışık havalimanlarında bulunmaktan da imtina ediyorlar. Özellikle İstanbul Havalimanı gibi devasa terminallere sahip olanlar bu süreçte avantajlı olarak ön plana çıkıyor. Hatta transit seyahatlerde bu meydanlar tercih sebebi olacak gibi görünüyor. İstanbul Havalimanı gibi uçuş noktalarında, yolcuların kendini izole edeceği birçok nokta bulunuyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • srkyozgur@gmail.com 2 ay önce AVM’lerde, plajlarda 8-10 m2’ye 1 kişi, uçakta 8 m2’ye 8-10 kişi diyeceksin sonra da insanlara güvenle uçabilirsiniz diyeceksin. Olur.
    CEVAPLA
  • dr_korhan@hotmail.com 2 ay önce PCR testinin kendisi zaten 2.5 saat sürüyor. Numune transferi ön hazırlığı kayıt vs derken sürenin 4-5 saate çıkacağı çok net. Yani öyle dendiği gibi 2.5 saate falan sonuç alamazsınız. Gelecek numune yığılmasını da düşündüğünüzde aynı gün sonuç almanız bile zor
    CEVAPLA