Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, “Cuma günü bir müjde vereceğiz, yeni bir dönem açılacak” sözleriyle neyi kast ettiğini herkes merak ediyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın da Cumhurbaşkanı’nın sözlerini “Türkiye'nin ekseni değişecek” cümlesiyle değerlendirmesi kamuoyunun beklentilerini daha da yükselmiş durumda. Bir sürpriz bizi bekliyor !

Yabancı ajanslara sızan bilgiler, müjdeli haberin Türkiye’nin ciddi rezerv miktarı olan enerji kaynağı keşfettiğine işaret ediyor. Türkiye, Karadeniz ve Akdeniz'de bir süredir kendi gemilerimizle doğalgaz arama çalışmaları yapıyor. Müjdeli haberin de bulunan bir doğalgaz kaynağı olduğu yönünde tahminler yapılıyor. Neticede müjdeli haberi bugün Cumhurbaşkanı duyuracak. Peki, nasıl bir haber olmalı ki Türkiye’nin ekseni değişsin?

“Türkiye’nin eksenini değiştirecek” denince akla keşfedilen doğalgaz miktarının Türkiye’nin ihtiyacını karşılamakla birlikte ihraç edeceği seviyelerde olacağı geliyor. Bu sebeple enerji mevzusunu bilenler ön çalışmada tespit edilen doğalgaz rezerv miktarının 500 milyar metreküpünün ne kadar üzerinde olacağını merak ediyor.

Şayet bulunan kaynaklarla doğalgaz ihraç edecek pozisyona yükselirsek, Türkiye jeopolitik konumunu da kullanarak enerjide alanında ciddi anlamda eksenini değiştirebilir. Ancak rezerv bulmakla yetinmeyip, devamında da çalışmak kafa yormak şartıyla.

Şu an itibariyle Türkiye doğalgaz boru hatlarının geçtiği koridor konumunda. İşte bu pozisyonumuzu enerji 'hub'ına, doğalgaz merkezine dönüştürebilirsek eksen değişir. Bunun içinde doğalgazı Türkiye’de fiyatlandırabilecek bir sistem oluşturabilirsek, Rusya, İran, Azerbaycan ve diğer ülkelerden aldığımız gazı, keşfettiğimiz gazla paçallayarak re-export (ihraç) edecek bir güce erişebilirsek eksen değişir.

Eğer keşfedilen doğalgaz miktarı yüksek olursa şüphesiz ülkemiz için müthiş moral ve motivasyon kaynağı olacaktır. Tespit edilen doğalgazın ekonomiye kazandırılması uzun sürebilir. Nereden baksanız 2026’dan önce kullanıma girmesi söz konusu olamaz ama etkisi, sinerjisi bile bambaşka olacaktır. Fakat Karadeniz’de doğalgaz bulup, Akdeniz’e ilgimizi azaltmamamız icap ediyor. Çünkü artık kendimize ait sismik ve sondaj gemilerimiz var. Daha Türkiye’nin keşfedeceği epeyce de doğalgaz sahası söz konusu.

Yaklaşık 5 yıl öncesine kadar sondaj gemimiz yoktu. Böyle bir imkâna sahip değildik ve arama çalışmaları yapamıyorduk. Arada bir yabancı şirketlere 1-2 aylığına yaptırdığımız sondaj çalışmaları içinde 250 milyon dolar civarında paralar ödüyorduk. İmkanlar kısıtlı olduğundan fazla sondaj çalışması da yapamıyorduk.

En son aldığımız sondaj gemisini yabancı şirketlere yaptırdığımız 1 aylık sondaj maliyetinin bile çok altında rakama satın aldık. Böyle bir vizyonun konulması doğalgaz keşfinden çok daha kıymetli. Türkiye günümüzde sahip olduğu deniz enerji gücü sayesinde bundan sonra başka sahalarda da doğalgaz keşfedecektir. Artık çalışıyoruz, sondaj yapıyoruz, arıyoruz. Üstelik başka ülkelerin kanıtlanmış rezerv alanlarına yakın bölgelerde ‘Mavi Vatan’a sahip çıkarak bu çalışmaları sürdürüyoruz. Bundan sonra müjdeli haber sayısı artabilir.

Öte yandan denizde sondaj konusunu da yeni öğreniyoruz. Derin denizlerde doğalgaz sahası geliştirme ve bulunan gazı çıkarma konusu ise hiç bilmediğimiz bir alan. Rusya bile derin denizlerde saha geliştirme, gaz çıkarma, boru hattı döşeme teknolojisine sahip değil. Bu işleri yapan sınırlı sayıda uzman şirket var.

Dolayısıyla eğer Karadeniz’de bir doğalgaz sahası keşfi söz konusuysa, müjdeli haber buysa, Fatih sondaj gemisi buradaki çalışmalarına 20 Temmuz’da başlamıştı. Yani bir aylık çalışmanın eserinden bahsediyoruz. Bir aylık çalışma sonrası açıklanacak rezerv miktarı temkinli bir rakamı ifade edecektir. Çünkü akabinde bir yıl devam edecek saha geliştirme çalışmalarıyla kanıtlanmış rezerv rakamlarına ulaşılması gerekecek.

Mesela Doğu Akdeniz’de Afrodit sahasında yaklaşık 9 yıl önce yaklaşık 400 milyar metreküp gaz keşfedildiği açıklanmıştı. O günden bu yana bu sahadan gaz çıkarılmadı, saha geliştirme çalışmalarıyla rezerv miktarı da 130 milyar metreküp seviyelerine kadar geriledi. Dolayısıyla temkinli bir şekilde çalışıp, Karadeniz ve Akdeniz’de bugün tahayyül daha edemediğimiz doğalgaz rezervlerine ulaşabiliriz.

Eğer müjdeli haber doğalgaz keşfi konusunda olursa, önümüzde şöyle bir yol haritası çıkacaktır;

Önce bir yıl daha saha geliştirme çalışmalarına devam edip, kanıtlanmış rezervin ortaya çıkması beklenecek. Akabinde nihai yatırım kararı alınacak. Derin denizden doğalgaz çıkarabilmek için bu işin teknolojisine sahip enerji kartellerinden birisiyle ortak yatırım için anlaşılacak. Nereden baksanız kaynağın yüzde 50’ye yakını bu sebeple paylaşılacak. Yani keşfedilen kaynağı tek başımıza şekillendirmemiz şu aşamada zor.

Fakat başka ülkelere de satacak, ihraç edecek miktarda doğalgaz kaynağına sahip olursak, şu an Rusya’dan ve başka ülkelerde aldığımız gazların pazarlığında bile elimize çok rahatlayacaktır. Gündemde olan bazı doğalgaz boru hattı projelerinin de geleceği tartışmalı hale gelecektir. Türkiye’nin ekseni değişme yoluna girerken, bazı projelerin ve yaklaşımların da ekseni kaymaya başlar! İşte böyle bir durumda eksenin nasıl olması gerektiğine kafa yorabiliriz

Koronavirüs salgını sonrası havacılık sektörünün durumu pek iç açıcı değil. Kısa sürede toparlanma ümidi zayıf, geri dönüşlerde maalesef tatmin etmiyor. Havacılık küresel ölçekte tarihinin en sıkıntılı, en zor günlerini yaşıyor. Birçok ülke havayollarını ayakta tutmak için yardımlar yapıyor, destek paketlerine devam ediyor

Türkiye’de de başta Türk Hava Yolları (THY) olmak tüm şirketler çeşitli problemlerle, zorluklarla mücadele ediyor. Devletin çeşitli yardım kalemlerine rağmen şirketlerin faaliyet imkânlarının kısıtlı olması durumu zorlaştırıyor. Kısa süre önce Ulaştırma Bakanlığı’ndan aldığımı bilgiler ışığında sektöre sağlanan destekleri maddeler halinde yazmıştım. Desteklerin devam edeceği notunu da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’ndan almıştım. Basın Müşaviri Osman Bekar, yeni bilgiler gönderdi.

Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, kısa süre önce Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) yönetimiyle bir araya gelmiş. Sektörün durumunu, sorunlarını, beklentilerini ve sorunlara ilişkin çözüm önerilerini dinlemiş. Bakan, yolcu taşımacılığında yüzde 18 olan KDV oranının 2020 sonuna kadar yüzde 8 olarak uygulanacağını, sektöre yönelik desteklerin de artarak devam edeceğini söylemiş.

TÖSHİD temsilcileri de Bakan Karaismailoğlu’ndan sektöre kredi desteği sağlanmasını, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü düzenlemelerinde kolaylık taleplerini ve slot haklarının korunması istemişler. Bakan Karaismailoğlu, Kovid-19 nedeniyle mevcut taleplerin oluşmaması durumunda slot haklarının korunması noktasında çalışma yapılacağını sektör temsilcilerine anlatarak, diğer taleplerle ilgili detaylı olarak çalışacağını iletmiş.

Ulaştırma Bakanlığı’ndan havacılık sektörü için şimdilik notlar bu kadar.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!