Korona döneminde ithalat neden arayı açıyor?
Dış ticaret verilerindeki son rakamlara baktığımızda ithalat lehine tuhaf bir durum dikkat çekiyor. Altın ithal etmişiz. Savunma bu şekilde olabilir, ama konu altınla geçiştirilecek kadar basit değil. Çünkü ithalatın artış oranı ihracattan dört kat daha fazla. Üstelik bu dönemde ithalatı aşağı çekmek, içerde üretimi canlandırmak için ciddi fırsatlar olmasına rağmen maalesef kamuyu saran ithalat lobisine yine yenik düşülmüş.
Enerjiden sonra en fazla dış ticaret açığını elektronik eşyada veriyoruz, ama içerde üretime ve üreticiye gizli bir el üretme diyor. Çünkü yurtdışından gelen ve ağırlıkla kamunun kontrolüyle tüketilen elektronik eşya tarafında ne hikmetse bir gelişme olmuyor.
Mesela yerli baz istasyonu ULAK niçin kullanılmıyor? Yerli telefon santrali Karel ve benzerleri yerine kamuda neden ithalleri tercih ediliyor? Amerikan sistem yönetim ve yazılım şirketi Cisco’nun yerine neden yerli markalar ikame edilmiyor? Yerli yazılım mevzusu da ayrı sıkıntı. Kamuda bu ürünlerin kullanılmasını kim istemiyor? Yerlisi kullanılmazken ithalinden kimler faydalanıyor? Bu örnekleri alın diğer tüm ürünler teşmil edin. Yerli ve milli ürün edebiyatı yapan bakanların özellikle önüne koyun bakalım ne diyecekler?
Ticaret Bakanlığı, ihracatın ağustos ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,74 azalarak 12 milyar 463 milyon dolar olduğunu, ithalat da yüzde 20.64 artarak 18 milyar 776 milyon dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 66,4 oldu.
Altın ithalatını detaylı bir şekilde irdeleyen Ticaret Bakanlığı’nın ithal edilen diğer ürünlere ve Türkiye içindeki etkisinin analizine daha fazla eğilmesi gerekir. Aksi halde bu yaklaşımla ithalat neden azalsın?