Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Boston Dynamics’in robot köpeği Spot, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası’nın (MESS) Teknoloji Merkezi'nin açılış töreninin kahramanı oldu. Medyada robot köpek Spot’un haberlerinin dikkati çekmede neredeyse MESS Teknoloji Merkezi’nin önüne geçtiğini söyleyebilirim. Amaç bu olmadığına göre bir yerlerde hata yapıyoruz demektir.

Yerli ve milli teknoloji hamleleri başlığı altında yeni tesisler açarken, yeni tanıtımlar yaparken yabancı figürler yerine Türk mühendislerinin imzasını taşıyan, belli başarıya ulaşmış olan ürünlerimiz, robotlarımız neden kullanılmıyor? En azından yerli ve milli ibarelerini layık gördüğümüz törenlerde bu ülkenin eseri olan ürünler kullanılsa daha iyi olmaz mı?

Dünyanın en büyük dijital dönüşüm ve yetkinlik merkezi sloganıyla açılan MESS Teknoloji Üssü ve 40 fabrikanın açılış töreninde robot köpek Spot yerine AkınRobotics’in yerli köpek robotu “ARAT” rahatlıkla kullanılabilirdi. Mantıklısı ve yakışanı da buydu. Milli ve yerli teknoloji geliştiren Türk mühendisleri ve yatırımcılar için de çok iyi bir motivasyon kaynağı olurdu.

MESS’in açılışı için 2 adet robot köpek Spot ithal edilmiş. 25 kilogram ağırlığındaki robot köpeğin geliştiricisi Boston Dynamics, 90 dakikalık kullanım süresine sahip olan Spot’un merdivenlerden inip çıkabildiğini, kapı açıp kapattığını, engebeli arazilerde çok rahat ilerlediğini, dengesi ve dayanıklılığı sayesinde düşüp, yuvarlansa dahi tekrar kalkıp hedefine ilerlediğini belirtiyor.

Köpek robot “Spot” açılış töreninde sadece düz bir platformda ilerleyip, üzerine yerleştirilmiş olan tableti taşıdı. Aynı görevi 25 kg ağırlığındaki Türk mühendislerinin eseri robot köpek “ARAT” da yapabilirdi. En azından bundan sonraki törenlerde böyle bir hassasiyetin oluşması için hatırlatmış olayım.

THK Üniversitesi Pilotaj Bölümü’nde okuyan öğrenciler 1 yıldır mezun olamıyor. Bana gelen mesajlarda öğrenciler ve öğrenci yakınları mezun olabilmek için üniversitenin yardım adı altında kendilerinden 10 bin dolar civarında para istediğine dikkat çekiyor. Durumu iyi olan bazı veliler ödemişler ama veremeyecek durumda olan bir çok öğrenci ve ailesi mağduriyet yaşıyor.

Bu konuyla ilgili daha öncede mesajlar aldım. Ancak Türkiye’de pilot eğitimini en baştan ele almak gerekiyor. Bu bir meslek eğitimi. Yaklaşık 2 yıl süren bir meslek eğitimi için üniversitede bölüm açılmaması lazım. Ama maalesef bu hususta üniversitelerimiz, gençlerimizi ve halkımızı aldatıyor. ‘Pilotaj bölümü üniversitelere prestij kazandırıyor’ diye bölüm açılıyor.

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) bu konuyla mutlaka ilgilenmeli. Pilot eğitim hususunda Türkiye’de üniversiteler yanlış yolda. Üstelik mantar gibi de pilotaj bölümleri çoğalıyor. Dünyada böyle bir saçmalık yok. Sivil havacılığın beşiği Amerika’da bile binlerce uçuş okulu var, ama bu işe Türkiye gibi dalan üniversiteler yok. Her şeyin para olmadığını YÖK’ün bu üniversitelere anlatması lazım.

Öte yandan Türkiye’de pilot yetiştirmek üzere bölüm açan üniversiteler Ayjet ve Erah gibi alanında kendini ispat etmiş uçuş okullarıyla işbirliği yapıyorlar. Anadolu ve THK ile yanılmıyorsam bir başka özel üniversitenin daha kendi pisti var. Diğerlerinin böyle bir altyapısı da yok. Ama pilot yetiştirmek için bölüm açmışlar.

Sözü fazla uzatmadan THK Üniversitesi Pilotaj Bölümü öğrencilerinin sıkıntılarıyla ilgili gelişmelere de değineyim. Mağdur aile ve öğrencilerden gelen bu hususu THK Kayyum Heyeti Başkanı Cenap Aşçı’ya ilettim. Aşçı’dan aldığım cevabı aynen aktarıyorum:

“Maalesef ilk yıllarda pilotaj bölümünde sadece bölüm ücreti alınmış, yetmiş bin dolara yaklaşan pilotaj eğitim ücreti alınmamış. Bu şekilde iki yüzü aşkın öğrenci var. Bu gençlerin uçuşlarını tamamlamak için kaynak arayışımız devam ediyor.”

NATO'nun Doğu Akdeniz’de müzakere başlatma girişimi nasıl ilerleyecek belli değil. Yunanistan daha haberin mürekkebi kurumadan NATO'nun girişimini yalanladı. Benzer durum kısa süre önce Merkel ile Yunanistan arasında da yaşanmış, yine masadan ve müzakereden kaçmışlardı. Teknik görüşmeler, teknik düzeyde başladı bilgisi bile tartışılıyor.

Anlaşılan Yunanistan NATO ve AB’ye biraz daha zorlayacak. Bu yolla da borç yükünü azaltacak bir girişim yakalayınca gönülsüzce de olsa düşük profilli bir müzakere sürecine girecek. Para verirlerse masaya oturur. Ancak bu girişimden nasıl bir netice çıkacağı ortada. Bir şey olmayacak. Türkiye’nin sahada olmaktan, oluşan blok karşısında hakkını aramaktan başka çaresi yok.

CHP’den 101 milletvekilli Isparta kazasının tekrar araştırılması için Meclis’e önerge vermiş. “Dava zaman aşımına uğramış” deniliyor. Böyle bir şey yok. Dava Yargıtay’a gitti, bir kişi şu an bu kaza sebebiyle tutuklu. Taraflardan Yavuz Çizmeci “Adil yargılanmadım” gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne dava açtı. Henüz neticelenmedi.

Anlaşılan bu kazanın nasıl gerçekleştiğini, pilotun, uçağın durumunu ve kaza raporunu iyi okumamışlar. Halen daha kahvehane muhabbetlerine konu olan iddialarla, 2007 yılında Isparta’da düşen uçakla gündemi meşgul ediyorlar.

Kaza Kırım Raporu’nun sonuç bölümünde pilotların basit bir matematik hatası yaptıkları ve kontrollü uçuşla yere çarptıkları söyleniyor. Sağda general emeklisi pilot, solda ise TSK’den teğmen olarak ayrılan kaptan pilot oturuyor. Kokpitte ast-üst ilişkisi sebebiyle bir uyumsuzluk sorunu söz konusu.

Sağdaki pilot (emekli general) uçağın sistemine bilgileri yanlış girmiş. Kaza Kırım Raporu’ndan özetle: Pilotlar havaalanının iniş açısı olan 223-30 =193 baş ile yaklaşmaları gerekirken, 223 + 30 = 253 baş ve 6 derece sapmayla pist yerine Türbe Tepe’ye inmişler. Anlayacağınız kokpitteki uyumsuzluk sebebiyle pilotaj hatası yüzünden uçak düşmüş.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!