Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Türk savunma sanayisi önemli bir başarı hikayesiyle, Tunus’a gerçekleşen ANKA insansız hava aracı (İHA) sistemi ihracatı ile gündemde. Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ (TUSAŞ) tarihinde bir ilke imza atarak milli, özgün ve yerli tasarım platform hava aracı ihracatını gerçekleştirdi. Önemli ve yeni bir döneme işaret eden güzel gelişme.

Yaklaşık iki yıldır devam eden Türkiye ile Tunus arasındaki ANKA İHA ihracat görüşmeleri neticelendi. Tunus Savunma Bakanlığı, 2019’un başında TUSAŞ’tan ANKA İHA tedarikine yönelik görüşmelere başlamıştı. Bu yılın ilk aylarında ise her konuda mutabık kalınarak finansman ve eğitim gibi detaylar üzerinde müzakereler yürütülüyordu. Tüm aşamaların bu hafta sonu itibariyle başarıyla tamamlandığı haberini aldım. Varılan anlaşma kapsamında TUSAŞ, Tunus Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na 3 adet ANKA İHA ve 3 adet Yer Kontrol Sistemi teslim edecek. Önümüzdeki yıllarda bu sayıların artması da söz konusu.

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil döneminde gerçekleşen ilk platform hava aracı ihracatının finansmanı da Türk EXIMBANK tarafından yapılacak. Görüşmeler çerçevesinde Tunus’a verilen kredi şartlarının yerine getirilmesi ve sözleşme kapsamındaki karşılıklı yükümlülüklerinin tamamlanmasıyla ihracat programı da başlamış oldu. Yaklaşık 80 milyon ABD Doları tutarındaki ihracat anlaşması sonrasında Tunuslu 52 pilot ve bakım personeline Ankara’da TUSAŞ tesislerinde gerekli eğitimler verilecek.

TUSAŞ tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Orta İrtifa Uzun Havada Kalışlı (MALE-Medium Altitude Long Endurance), İHA sistemi 30 Aralık 2010’da ilk uçuşunu yaptı. Ekim 2013’te ise 10 uçaklık silahla ANKA-S seri üretim sözleşmesi imzalandı. ANKA’lar ilk uçuşunu Nisan 2017’de gerçekleştirerek, envantere girdi. Şu anda Türkiye güvenlik birimlerinde yaklaşık 30 adet uydu kontrollü ANK İHA görev yapıyor.

TUSAŞ halihazırda Atak ile Gökbey helikopterileri, Hürjet, Hürkuş, Milli Muharip Uçak (MMU), İHA sistemleri ANKA ve Aksungur gibi platform hava aracı projelerine sahip. Bunların bazıları geliştirilip, üretildi. Bazıları ise geliştirme aşamasında. TEI, Roketsan, Aselsan, Havelsan başta olmak üzere çok sayıda Türk şirketinin geliştirdiği alt bileşenlerden meydana gelen bu platform hava araçlarının ihracatıyla uzun yıllar ilgili ülkelerle de sağlam ilişkiler kurulmasının önü açılmış oluyor. Platform araçlarının ihracatı eğitimden, yedek parçaya, ürün geliştirmeden, tamamlayıcı veya destekleyici sistem ile farklı platform aracı tedarikine varıncaya kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Ayrıca başlayan ilk ihracatla da ilişkiler yıllarca devam edebiliyor. Bu sebeple TUSAŞ’ın Tunus’a gerçekleştirmiş olduğu ilk platforma hava aracı ihracatının tarihi önemi söz konusu.

Yaşadığımız Kovid-19 salgın sürecinde uçuş özlemi çekenlerin birçok ilginç olayı ile karşılaştık. Seyahat tutkunları, uçmayı sevenler çeşitli hikâyeleriyle gündem oldular. Evine uçak içinde sunulan yemeklerden sipariş edenler, çamaşır makinalarının kapaklarını uçak pencerelerine dönüştürüp özlem giderenler, valizlerini eline alıp havalimanındaymış gibi koşu bantlarında koşanlar oldu.

Ama beklenen o gün bir türlü gelmeyince insanlar da ne yapacağını şaşırmaya başladı.

Şu an itibariyle herkes, Kovid-19 aşılarının yaygın kullanımıyla birlikte rahatlama olacağı beklentisi içine girmiş durumda. Fakat öte yandan uçuş hasreti de insanları ilginç eylemler zorluyor. Mesela ABD yaşayan bir tutkun kızından, evine uçak koltuğu istemiş. Nasıl temin edeceğine dair de yol göstermiş.

Çektiği video ile sosyal medya üzerinden duyurduğu mesajla uçak koltuğu isteyen Steve Simao, kızına Delta Air Lines’ın kullanılmayan koltuklarından satın alabileceği sanal mağazanın linkini de göndermiş. THY’de henüz böyle bir aktivite yani eski koltukların satışı gibi uygulama yok. Hatta THY’nin iştiraki uçak koltuğu üretim şirketi TSI yetkililerinin, yenilerini bile istenen seviyede tanıttığı da söylenmez. Onun için THY meraklıları şimdilik yorulmasın.

Ancak sivil havacılığın merkezi ABD’de böyle şeyler oluyor. Aynı zamanda Delta, özel yolcu programı Delta Diomond Madalyon üyesi olan Steve Simao, uçuş özlemini gidermek için evine uçak koltuğu koyduranlardan. Fakat koltuğun da ilginç hikayesi var. Simao’nun kızı babasının isteğini yerine getirmek için Delta’nın haziran ayında emekli olan “Mad Dog” olarak anılan emekli bir McDonnell Douglas MD-90'dan çıkma business class koltuğunun satın almış. Babasına göndermiş.

Öyle ya eve giden uçak koltuğunun nasıl kullanıldığı merak edilir? Simao’nun kızı da aynı düşünceyle babasını ziyaret ettiğinde ilginç bir tabloyla karşılaşmış, Babasını evin salonuna yerleştirdiği uçak koltuğunda, emniyet kemerini bağlamış, elinde güvenlik kartı, üzerinde Delta logolu kabinde kullanılan battaniye olduğu halde havayolunun güvenlik videosunu izlerken bulmuş. Bu manzarayı da çekip sosyal medyadan paylaşmış. Evdeki uçak koltuğunda bile örnek yolculuğu bırakmayan babanın videosu ilgi görünce, Delta yetkilileri de 3 adet iç hat business class gidiş-dönüş bileti hediye etmiş. Bu can sıkıcı günler için güzel bir havacılık hikayesi…

Evet, ABD’de uçaklarda kullanılan her tür malzemeyi satın alabileceğiniz bir alışveriş sistemi bulunuyor. Adeta sektörü oluşmuş. Sadece uçak koltuğu değil, eski servis ekipmanları, ikram arabaları gibi bir çok eşyayı satın almak mümkün. Delta’nın alışveriş sitesinde bu tarz ömrünü tamamlamış eşyalar, emekli olmuş uçaklardan parçalar satılıyor. ABD’de başka havayolları da benzer işlemleri yapıyor. Türkiye’de de havayollarından eski uçakları satın alıp, parçalarını piyasa arz eden şirketler ara sıra çıkıyor. Evini veya ofisini havacılığa dair bir şeylerle dekore etmek isteyenlerin bilgisine…

Yeni normallerle her ülkede çeşitli yolcu alışkanlıkları oluşmaya başladı. Konuyla ilgili olarak yapılmış ilginç bir araştırma var. İngiltere merkezli Inmarsat, “Yolcu Güven Takibi” programı kapsamında, salgın başladığından bu yana yaklaşık 10 bin yolcunun davranışını ortaya çıkaran büyük bir küresel ankete imza atmış. Ankette, 10 yolcudan 8’i Kovid-19 nedeniyle seyahat alışkanlıklarının değişeceğini söylüyor. Bunlardan yüzde 41’ü ise herhangi bir şekilde daha seyrek seyahat etmeyi planladığını ifade ediyor.

Çalışmanın detayları şöyle;

Kovid-19 salgını sona erdiğinde 10 yolcudan 8’i önceki seyahat rutinlerine dönmeyi beklemiyor. Uçuş alışkanlıklarının da uzun vadede büyük ölçüde değişeceğini öngörüyor. Yolcuların yüzde 60’ı havacılık endüstrisinin Kovid-19 zorluklarına verdiği tepkiden memnun olurken, havayollarının yolcuları gökyüzüne geri döndürmesini teşvik etme fırsatlarını olumlu bulduklarını belirtiyor.

Ankete katılan yolcuların yüzde 34’ü salgın başladığından beri ticari uçuş gerçekleştirenlerden oluşuyor ve 10 yolcudan 4’ü herhangi bir şekilde daha az seyahat etmeyi planlıyor. Az yolculuk talebinde Asyalılar ön plana çıkıyor. Hintliler yüzde 58, Güney Koreliler yüzde 55 oranla gelecekte daha az seyahat etmeyi planlıyor.

Yan Yolcu ve Tuvalet Endişesi

Fakat yolcuların tekrar uçma konusunda kendilerine güvenmeye başladığına dair işaretler de var. Ankete katılan yolcuların neredeyse yarısı (yüzde 47), önümüzdeki altı ay içinde kendilerini uçmaya hazır hissettiklerini söylüyor. Çoğu yolcu da uçak yolculuğunu riskli görmüyor. Yolcular virüsü uçakta değil, gittikleri ülkelerde kapacaklarından korkuyorlar. Bunun dışında rutin hayatlarında ise toplu taşıma ve spor salonları en korkulan alanlar olarak ankete yansıyor.

Yolcular, pasaport kontrolü, güvenlik ve kabin ekibiyle iletişimden büyük ölçüde korkmuyor. Virüsün bulaşacağı endişe edilen yerlerin başında uçak tuvaleti ve yandaki yolcu geliyor. Yolcuların yüzde 83’ü temassız işlemlerin olması gerektiğini düşünürken, yüzde 84’ü de kademeli güvenlik kuyrukları olmasını istiyor.

Hijyen ve Güvenli Havayolu Rekabeti

Yolcuların yüzde 44’ü artık bir havayolu seçerken daha dikkatli davranıyor, salgın öncesi olduğu gibi ucuz bilet yerine hijyen ve güvenli havayolunu seçmeye çalışıyor. Havayollarının da bu noktalarda farklılaşarak, rekabet etmesi önem kazanacak. Uçak içi deneyim ve önlemleri geliştiren şirketlerin rekabette ön plana çıkacağı düşünülüyor. Ekstra diz mesafesi yüzde 43, ücretsiz bagaj yüzde 39 oranla yolcuların istediği en önemli hizmetler olarak öne çıkıyor.

Ne Kadar Dijital O Kadar İyi

Yeni dönemde Wifi uygulaması hayatın bir parçası olacağından hareketle yolcuların üçte birinden fazlası (%39) uçak içinde bunun önemine dikkat çekiyor. Dijitalleşmeye ise en çok Hintli ve Brezilyalı yolcular önem veriyor. Varış noktasında durum uyarıları ve gerçek zamanlı bagaj takibinin de dijital sistemler üzerinden yapılmasının gerekli olduğunun ankette önlerde çıktığını hatırlatmakta fayda var.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • dogrucocuk 9 ay önce ukrayna da alacaktı sanırım
    CEVAPLA
  • Kayzer Dal_10152315649898328 9 ay önce Tunusa 5 milyonu niye verdigimiz belli oldu bu ucagin parasi nerden cikti belli oldu
    CEVAPLA
0:00 / 0:00