Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Tüm dünyada havacılık kuralları gereğince çok sert uygulamalar yapılıyor. Bunlardan en önemlisi ise maske takma zorunluluğu. Özellikle havacılık merkezi ABD’de maske takmayan yolcular kara listeye alınıyor. Bu kapsamda Delta bugüne kadar 550 kişiye uçuş yasağı getirmiş. (American Airlines’ın sayısı 350) Uçuşa yasaklı kişiler kurallara uymadıkları gerekçesiyle bu ceza verilmiş. Delta aynı zamanda ABD’de salgını en iyi yöneten şirketlerden birisi. Koronavirüs'ün yaygınlaştığı Nisan ayıyla birlikte Delta, maske zorunluluğu, orta koltuk boş uçma, ikramların kutuda sunulması gibi önlemleriyle dikkat çekmişti. Şimdi maske yasağıyla gündemde.

Delta, koyduğu kuralları sıkı sıkı uyguladığı için Nisan ayından beri 460 kişi uçuşa alınmamış. Geçtiğimiz Kasım’da ise aylık rakam 90’a çıkmış. Galiba zaman geçtikçe insanlar maskeye alışmaktan ziyade, maskeden sıkılmaya başlamışlar…

En trajik olay ise geçen hafta yaşandı. ABD'li Orban ailesi seyahat için bindikleri uçaktan yeni yürümeye başlayan 2 yaşındaki kız çocukları Edeline'nin maskesini çıkartmak istemesiyle uçuşa alınmadılar. Aile kız çocuklarının maskeyi takması için bir süre uğraşmış, farklı formüller denemiş, baba çocuğu kucağına yatırmış, ağzına bir bez tutmuş, başaramamış. Havayolu personeli de aileyi uçurmamış.

Akabinde ne olmuş biliyor musunuz? United Airlines, aileye süresiz uçuş yasağı koymuş. Çocuğun annesi Eliz Orban, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda şu tepkiyi veriyor: “Dünya Sağlık Örgütü 5 yaşının altında çocuklar için maske zorunluluğu olmadığını açıkladı. Bu halde uçaktan atıldık. Bundan sonra da süresiz bir şekilde uçamayacağız. Şaşkınlık içerisindeyim.” Öyle ama Delta da DSÖ'nün kurallarına uymak zorunda olmayınca böyle gariplikler oluyor.

Maske takmayan en arka koltuğa…

ABD’deki sıkı kurallar söz konusuyken, Rusya’da bambaşka bir hava var. Rusya’nın bayrak taşıyıcı havayolu Aeroflot, ilginç bir uygulamayla uçakta maske takmayı reddeden yolcular için en arka koltukları tahsis etmiş. Eskiden, doksanlı yıllarda THY’nin ve bazı havayollarının arka koltukları sigara içenlere ayrılırdı. Şimdi maskesizler ayrılıyormuş.

Uçaklarda maske takma uygulamaları dünya genelinde farklılık gösteriyor. Havayolu şirketleri de ülkelerindeki duruma göre genellikle kendi kurallarını belirliyor. Bakalım daha neler göreceğiz.

Yeni yılda da seyahat etmek kolay olmayacak. Başlayan aşılama süreçleri, seyahat severleri her ne kadar rahatlatsa da ülkelerin çeşitli kuralları sıkıntı oluşturuyor. Farklı özelliklerdeki aşılara yaklaşımlarda değişiklik gösteriyor. Aşıların ne kadar zaman için, hangi derecede etkili olacaklarının bilinmemesi geleceğin nasıl şekilleneceği hakkında net ip ucu vermiyor. Dünyada yaklaşık 200 tane Kovid-19 aşısı adayı benzeri görülmemiş bir hızda geliştirilmeye çalışılıyor.

Piyasada olan veya olmayan aşıların tedariki için de ülkeler yarışıyor. Pfizer-BioNTech, Moderna, AstraZeneca ve CoronaVac gibi aşılar için ciddi anlamda sipariş, nakliye yarışı var. Galiba yeni yılla birlikte seyahatlerde gündeme gelecek aşı karnesi benzeri uygulamaların yoluculukları kolaylaştıracağı düşünülüyor. Ama farklı aşılara göre ülkelerin kural koyması gibi bir endişe söz konusu. Bu kurallarında nasıl düzenleneceği henüz belli değil, mutlaka yeni bir yaklaşım olacaktır.

Aşılanmayı da dikkate alarak 2021’de daha sağlıklı ve daha güvenli nasıl seyahat edebileceğimizi merak ediyor musunuz? O halde buyurun bakalım nasıl seyahat edeceğiz?

Temassız teknolojiler öğreneceğiz

Kovid-19 salgınıyla birlikte hayatın hemen her alanı için temassız teknolojiler, uygulamalar, yazılımlar gerçekleşmeye başladı. Bazı temassız uygulamalar ise mecburen hayatımıza girdi. Yeni dönemde havalimanlarında her şey temasız olacak. Personel ve yolcular arasında temas asgariye indirildiği gibi kaçınmak için de birçok uygulama söz konusu. Seyahatlerinizde zorluk çekmemek için havayollarında, havalimanlarında ve ülkelerde ne tür temassız işlemlerin yapıldığını araştırın. Yolcuların havalimanlarından akışını hızlandırmak için tasarlanan çeşitli teknolojileri var. Mutlaka öğrenin. Havalimanlarında yolcu hareketlerini kontrol eden yapay zekalı sistemler, mobil uygulamalar, self servis ve biometri geçişler halihazırda mevcut. 2021’de ise kendi kendine check-in kioskları ve ekspres bagaj bırakma, temassız ödemeler ve kağıtsız işlemler daha fazla yaygınlaşacak. Bazı havalimanlarında kimseyle temas etmeden uçağa kadar gitmeniz söz konusu. Kimliklerin yüz taramasıyla doğrulandığı ve pasaport fotoğrafıyla eşleştirilip, çapraz referans alındığı sistemler uygulanıyor. Bu işlemler esnasında ateş ölçme gibi basit kontrol ve tıbbi taramalar da sıradan hale gelecek.

Sigortasız Olmaz, Olamayacak

Yeni normallerle birlikte Kovid-19’u riskini de kapsayan yurtdışında geçerliliği olan sağlık sigortaları çok daha önemli hale gelecek. Zaten birçok ülkenin zorunlu tuttuğu sigorta mevzusu artık tartışılmaz bir şekilde hayatımızda olacak. Ayrıca salgın sonrası alınan tedbirler nedeniyle bazı kurallar ülkeden ülkeden farklılık göstereceği için yolculuğu, konuklamayı, tatili koruma altına alan seyahat sigortalarına da dikkat edilecek. Bu sebeple sigorta için daha fazla zaman ayırmak icap edecek. Eskiden olduğu gibi önemli oranda isteniyor diye değil, artık bir gereklilik olarak karşımızda olacak. Yurtdışına çıkarken sağlık ve seyahat sigortalarının ihmali söz konusu olmayacak.

‘Travel Pass’ İşleri Kolaylaştıracak

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) ülkelerin sınırlarını karantina olmadan açarak havacılığın yeniden canlanması için çözüm yolları arıyor. “IATA Travel Pass” ismini verdiği bir uygulama üzerinde çalışıyor. Ancak bu medyaya yanlış yansıdığı gibi bir “Aşı veya seyahat pasaportu” değil. Ülkeler arasında Kovid-19’un bulaşma, birbirlerine geçirme riskini azaltmak, seyahatleri kolaylaştırmak, havacılık sektörünü de canlandırmak için bazı verileri belli standartlarda bir noktadan güvenli ulaşımını sağlamak için atılmış iyi bir adım.

“IATA Travel Pass” girişimiyle yolculara standartlaşmış hizmet sunulması amaçlanıyor. Herhangi bir ülkede yapılan testlerin, aşıların, tıbbı kontrollerin belli standartlarda olduğunu, tescilli yerlerde yapıldığını göstermeyi hedefleyen bir sistem. İstenen kriterleri taşımayan belge ve bilgiler sisteme yüklenemeyecek. Mesela Türkiye’de Kovid-19 aşısı veya testi yapan tescilli yerlerden alınan belgeler bu sisteme yüklenebilecek. Böylece aşı veya test isteyen ülkeler, kurumlar yolcunun “Travel Pass” uygulamasında bu bilgileri gördükleri zaman şüpheler ortadan kalkacak. Gösterilen belgenin doğruluğu, içeriği tartışılmayacak. Kısacası bu uygulama aşı ve testleri için rehberlik edecek.

Bu uygulama yolculara seyahate çıkmadan önce hangi testleri, aşıları ve diğer önlemleri almaları gerektiği, bulunduğu ülkede veya yerde nerede işlem yaptırabileceği hakkında yol gösterecek. Başta cep telefonları olmak üzere tüm mobil cihazlara yüklenecek ve temassız kullanılacak. Travel Pass, test ve aşı sonuçlarının doğrulanabilir, güvenli ve mahremiyeti koruyacak bir şekilde paylaşımına imkân verecek. Devletlerin alacağı önlemlerde işlerini kolaylaştıracak. Elbette doğru sağlık bilgilerinin bu uygulamaya yüklenmesi için zorluklar var ve olacak. Zaten şu aşamada bu detaylar için çaba sarf ediliyor.

Ülkelere giriş ve çıkışlarda istenen Kovid-19 test neticeleri (PCR, LAMP, antijen ve spektroskopik) görevliler için ciddi karmaşaya sebep olabiliyor. Bir ülkenin tanıdığını bir başkası onaylamayabiliyor. Karışıklık oluyor. Yolcular ve havayolları sıkıntı yaşıyor. Bu uygulama aşı ve test konusunda güvenli ve geçerli olduğuna dair şüpheleri ve tartışmaları ortadan kaldıracak. Görevlilerin işini kolaylaştıracak. Bizdeki “HES KODU” gibi uluslararası bir uygulama olduğunu düşünün...

IATA Travel Pass, yeni dönemde yolcu seyahat gereksinimleri noktasında tüm ülke düzenlemelerine uygunu şekilde küresel ve standartlaştırılmış 4 aşamalı bir çözüm sunmayı amaçlıyor.

  • 1) Gidilecek ülkeler için sağlık gereksinimlerini tanımlamak.
  • 2) Tescilli, standartlara uygun test ve aşılama merkezlerinin bulunmasını sağlamak
  • 3) Test veya aşı yapan laboratuvar ile merkezlerin yolculara bu neticeleri sertifikalarıyla ve güvenli bir şekilde ulaştırılmasını temin etmek.
  • 4) Aşı ve test neticelerini dijital pasaporta dönüştürerek, doğru ve güvenilir bir şekilde ülkelerin yetkili birimleri, havayolları veya diğer talep eden makamlarla paylaşmak.

Kısacası bu sistem, uygulama hayata geçtiğinde aşı veya test isteyen makamlara güvenle yol gösterecek. Seyahat edenlere de ülkelere de yardımcı olacak. Her ülkenin farklı kuralları da olsa bu sunulan standartlaştırılmış ve güvenli hizmetle seyahatlerin önü açılacak. Aşı veya test karmaşası olmayacak…

El Bagajı Daha Önemli Olacak

Kovid-19 salgınıyla birlikte temassızlığı azaltmak için el bagajlarının uçak içine alınmasına sınır getirilmişti. Geçen hafta Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün (SHGM) aldığı karar doğrultusunda Türk Hava Yolları, 17 Aralık’ta eski sisteme döndü ve uçak içi el kabin bagajlarında salgın öncesi kuralları uygulamaya başladı. Böylece THY ile ekonomi sınıf uçuşlarında maksimum 23x40x55 cm ebatlarında, 8 kg ağırlığında 1 parça el bagajı ile 1 adet kişisel eşya kabine alınabilecek. Kişisel eşyanın veya çantanın da maksimum 40x30x15 cm ebadında olması gerekiyor. Business class’ta ise aynı ölçülerde ve ağırlıkta bir adet daha fazla el bagajına izin veriliyor.

Ancak THY’deki kabine bagaj izni diğer havayollarında olmayabilir. Başka bir havayoluyla uçacaksanız veya bağlantılı uçuşlarınız varsa mutlaka iki havayolu arasındaki uygulama farklarını inceleyin. Mağdur olmayın.

Öte yandan el bagajlarına yeni dönemde koyacağınız ihtiyaç kalemleri çok daha önemli. Uçaklarda antibakteriyel mendil, sıvı ve maske dağıtılsa bile mutlaka çantanıza yedek maske ve 100 ml’yi geçmeyen dezenfektanlar almayı ihmal etmeyin. El çantanıza mutlaka yedek gömlek, kazak koyun. Elinizin sık temas ettiği kıyafetleri uzun seyahatlerde sürekli giymeyin. Belli aralıklarda değiştirmeniz iyi olacaktır.

Artık Maskeniz Düşmeyecek

Salgından önce Uzak Doğu’da maskeli insanlar, maske hakkındaki çeşitli hikayeler ilgimi çekerdi. Kovid-19 salgınıyla tüm dünya maskelendi. Bundan sonra da maske normal bir durum olarak hayatımızda kalacak. Ancak uzun uçuşlarda maske ve siperlik belli bir saatten sonra sıkıcı oluyor. Özellikle ABD ciddi maske mücadeleleri, bazı ülkelerde umursamazlıklar var. Ama maskenin yerine tutacak ilginç çalışmalar, tasarımlar da söz konusu. Kovid-19 gitse bile maske şu veya bu şekilde kalacak...

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) pilotların Pfizer-BioNTech aşısı olduktan sonra 48 saat yani 2 gün uçamayacaklarını ilan etti. Türkiye’de durum nedir- THY, Pegasus veya diğer havayolları nasıl bir yöntem uygulayacak bilmiyorum? Veya Sağlık Bakanlığı, Bilim Kurulu Üyeleri aşı sonrası kimin ne yapabileceği hususlarına da bir açıklık getirecekler mi? Zaman gösterecek.

Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi’nin (FDA) Pfizer-BioNTech aşısını onaylaması sonrası FAA’den ilginç uçuş kısıtlaması haberi geldi. Bu aşıyı yaptıran pilotların iki gün boyunca uçamayacakları açıklandı. Ayrıca FDA ve FAA uçuş güvenliği için pilotlardan aşı sonrası için tıbbi sertifika veya tıbbi izin talep ediyor. Havayolu şirketlerinden de aşı yapılan pilotların 48 saat boyunca gözlemlenmesi ve sonuçların paylaşılması isteniyor. FAA kararına göre hava trafik kontrolörleri de pilotlar gibi aşıdan 48 saat sonra görev yapabilecek...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • salih1971 3 ay önce Dünya tarihinde 6 ayda aşı mı bulunmuş.. bu sadece pozitiflik yaşam tarzı için yaratılmış bir süreç
    CEVAPLA
0:00 / 0:00