Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Küresel akıllı tekstil pazarı Kovid-19’dan önce de hızla gelişip büyüyordu. Ancak Korona salgınıyla birlikte ciddi bir ivme kazandı. Türkiye’nin de tekstilde katma değeri artırması için mutlaka teknolojiye yönelmesi gerekiyor. Zira dünyada teknik tekstil çok hızlı büyüyor. Günümüzdeki teknik tekstil pazar payı 160 milyar dolara ulaşmış. Ancak 2025 yılında 475 milyar dolar ulaşması bekleniyor. 2030’da ise 3 trilyonlara yaklaşabileceği öngörülüyor.

Türkiye akıllı tekstilin neresinde? Geleneksel tekstil üretiminden akıllı tekstile nasıl bir yükseliş içinde olduğumuzu ve merak edilen diğer hususları Zorlu Holding Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın ile konuştum. Yukardaki istatistik bilgileri veren Altın, bizim de bu teknolojiyi kullanarak, inovasyon ve ARGE gücümüzle bu alana yönelmemiz gerektiğine işaret etti.

Akıllı tekstiller kullanıcıya daha fazla işlevsellik sağlayan teknolojileri içerecek şekilde üretilen kumaşlardan oluşuyor. Isıl, mekanik, kimyasal, manyetik ve diğer kaynaklara karşı daha duyarlı halde üretiliyor. Çevresel şartları algılayıp bunlara tepki verecek şekilde geliştiriliyor.

Tahmin edileceği üzere akıllı tekstilin gelişiminde savunma ve sağlık endüstrileri öncülük ediyor. Sonra yaygınlaşıyor. Akıllı tekstilin gelişip, yaygınlaşmasına ise yaşam standartlarının yükselmesi, yeni ihtiyaç tanımları, artan gelir seviyeleri, güvenlik, çevre bilinci, tıp alanındaki teknolojik gelişmeler ve otomotiv sektörünün büyümesi ivme kazandırıyor. Geçen yıl toplam 550 milyon dolar cirosu olan Zorlu Tekstil Grubu’nın geleceğe bakışı için şimdi sözü Necat Altın’a verelim.

Tekstil ile elektroniği buluşturuyoruz

Tekstil çok eski bir sanayi kolu olduğu için, geleneksel bir sektör olarak biliniyor. Ama tekstil aynı zamanda bir sürü sektörün birleşim noktası. Çağımızda tekstil ile elektroniği buluşturabiliyoruz. Sanayi anlamında çok yeni bir evreye girdik. Ürettiğimiz ürünlerde sadece moda algısı, konfor istenmiyor. Üzerine birtakım vasıflar, teknik özellikler, fonksiyonların da eklenmesi isteniyor. Bu anlamda tekstil çok şanslı. Nano teknolojilerin de gelişmesiyle, çok değişik, inovatif ham maddeler, kaplama teknikleri oluştu. Tekstlin üzerine de teknoloji ve fonksiyonalite yüklemek elzem hale geldi. Türkiye’nin de tekstil sanayisinde gitmesi gereken noktada teknik veya bizim özellikle akıllı tekstil diye adlandırdığımız ürünler var. Hastanelerde, toplu yaşam merkezlerinde çok kullanılan veya şimdi malum Kovid-19 salgını nedeniyle daha fazla ihtiyaç duyulan anti bakteriyel, anti-viral ürünler; mesela perdeler, nevresimler daha ön plana çıktı.

Akıllı tekstillerde yüksek teknolojilere bağlı inovatif özellikler ve ürünler bulunuyor. Mesela normal fonksiyonun yanında kullandığınız tekstil ürünü sizin sağlık durumunuzu da raporlayabiliyor. Kalp atışlarınızı doktora gönderiyor. Askeri amaçla kullanacaksınız, askerinizin o anki fiziksel durumunu karargâha gönderebiliyor. Biz de buna benzer ürünler geliştiriyoruz. Mesela serin tutan pikemiz var. Nefes alan, ısıyı hızlı ileten bir teknolojiyle donatıldı. Bu pike, terlemeyi engelliyor. Daha serin tutma hissi veriyor.

Nabzı ölçebilen t-shirt geliştiriyoruz

Akıllı tekstil alanında Türkiye’nin ender gruplarından bir tanesiyiz. Ürün olarak düşünürsek mesela serin tutun pike veya kendi kendini temizleyen perdeler ya da şarj edilebilen perdeler söz konusu. Vestel ile birlikte EKG’nizi, nabzınızı takip edebilen t-shirtler üzerine çalışıyoruz. Grubumuzun iki ana amiral gemisi var. Bir tanesi Bursa’da polyester iplik üreten, Avrupa’nın en önemli tesislerinden birisi. Burada çok özellikli ürünleri üretiyoruz. Drytouch adını verdiğimiz bir ipliğimiz var. Teri çok hızlı atıyor ve vücudun nefes almasını sağlıyor. Otomotiv sektörü için geliştirdiğimiz çok çeşitli ürünler var. Gıda sanayi için geliştirdiğimiz, eldiven yapımında kullanılan, kesilmeyen iplikler var. Bıçak ve kesici aletlerin darbelerine karşı koruyan ürünler var.

Kompozit grubumuzda rüzgâr güllerinin pervanesinin yapımında kullanılan elyaflarda kullanılan çok özel iplikleri üretiyoruz. Alanında öncü Alman bir firmanın en büyük tedarikçisiyiz. Avrupa’da aklınıza gelebilecek en üst segmentteki bütün otomotiv şirketlerinin iplik tedarikçisiyiz. Bunlara inovatif ürünler sunuyoruz.

İhracatımız yüzde 10 maske

Pandemiyle birlikte sağlık sektörünün çok büyük bir destek ihtiyacı oluştu. Sağlık Bakanlığı’nın öncülüğünde bir grup kuruldu ve sağlık sektörünün ihtiyacı olan tulum ve maske üretimine başladık. Yıkanabilir anti-viral ve anti bakteriyel maske üretimine odaklandık. 3 milyon adet gibi aylık kapasiteye ulaştık. 2020’nin son çeyreğinde ihracat ciromuzun yüzde 10’unu bu maske ihracatı oluşturdu. Özellikle İngiltere’de çok önemli markalara satışı yaptık. Hala da devam ediyor.

Akıllı tekstilin hammaddesini üretiyoruz

Gurup olarak kendi hammaddemizi, kendi fabrikamızda Korteks’te üretiyoruz. Bizim grubumuz iki farklı tekstil içeriyor. Polyester iplik ve ev tekstil/giyim. Pamuk ve polyester olarak ikiye ayrılıyoruz. Yatak odası tarafı biraz daha pamuk ağırlıklı, ama perde tarafı biraz daha polyester veya insan yapısı lifler ağırlıklı. Polyesterde hammadde üretmemiz çok büyük güç. Bizim 3 tane ARGE, 2 tane de tasarım merkezimiz var. Çok erken yıllarda başlamanın meyvelerini topladığımızı düşünüyorum. AB ülkelerinin katıldığı Ufuk 2020 Programı’na biz ikinci defa bir projeye kabul edildik. Oldukça yüksek bütçeli projeler bunlar. Birincisi çok enteresan bir projeydi. Hala tamamlanma aşamasında. Üretim aşamasında hammaddeden tutun da ürün aşamasına kadarki işlerin doğru zamanda, doğru parametlerle doğru sürede, doğru makinelerde oluşabilmesi için yapılan bir AB proje.

Yeni projemiz ise oldukça heyecanlı. Zorluteks şirketimiz, OXIPRO Projesi ile Avrupa Birliği’nin araştırma, geliştirme ve inovasyon projelerine destek olan Horizon 2020 Programı çerçevesinde hibe programına ikinci kez kabul edildi. Zorluteks’in tek tekstil üreticisi olarak dahil olduğu OXIPRO Projesi ile çevreye duyarlı enzimler kullanılarak çevre dostu ve sürdürülebilirliğe hizmet eden ürünlerin geliştirilmesi hedefleniyor.

Zorluteks olarak projede tekstil sektöründen tek üretici ve geliştirilecek enzimlerin kullanılacağı 4 pilot tesisten biriyiz. Bu projeyle proses yönetimindeki yenilikçi yaklaşımlarla sürdürülebilirlik alanında nasıl bir etki yaratılabileceğine dair en güzel örneklerden birini sunuyoruz. Geliştireceğimiz özel immobilize enzim tasarımıyla, pamuklu kumaşların ön terbiye prosesleri içerisinde en temel işlemler olan haşıl sökme ve ağartma işlemlerini, tek adımda gerçekleştirilebileceğiz. Böylece kimyasal, su, enerji tüketimini en aza indirirken su ve karbon ayak izimizi azaltabileceğiz. Tüketicilere daha çevre dostu ve sürdürülebilirliğe hizmet eden ürünler sunabileceğiz.

Şu anda sürdürülebilir ürün kategorisindeki oranımız yüzde 20. Bunu 2030 yılına kadar yüzde 50’ye çıkarma hedefimiz var. Zorlu tekstil fabrikasında STÜS diye bir sertifika var. Bunu almak için bir süreçten geçtik. Ve en sonunda ürünlerimize “made in green” etiketi koyabiliyorsunuz. Tekstilde su ve enerji tüketimi çok önemli. Biz de ürün bazında, su tüketimimizi ve karbon ayak izimizi çıkartabilecek ve etikte koyabilecek durumdayız. Çok yakında bunu yapacağız.

Teknolojik ürün yanlış anlaşılıyor

Teknolojik ürün dendiğinde, vatandaşın yanlış anlaması söz konusu. Sanki teknolojik ürün olunca devreye daha fazla kimyasallar, petrol ürünleri girdiğini zannediyorlar. Döngüsel ekonominin olmazsa olmaz şartlarından bir tanesi, elimizdeki ham maddeleri en iyi şekilde değerlendirmek için yapılan çalışmalar. Nano teknoloji evet çok şeyler kattı. Ama teknolojiyi iki türlü kullanıyoruz. İstediğimiz fonksiyonelliği elde etmek ve ürün üzerine teknoloji eklemek için. Otomotiv sektörü ve diğer sanayilerde iletişim ve bilişim çok önemli. Biz artık kullandığımız ürünlerin bir data toplamasını ve bunu iletmesini istiyoruz. Örneğin bir otomobile girdiğiniz zaman, eskiden olmadığı kadar sensörler var. Koltukta oturduğunuzu hissediyor, kemerini bağlayın diyor. Arkada bir insanın olmadığını anlıyor. Şimdi bunu tekstilde de yapabiliyoruz. İletken bir iplik üzerine mikro işlemciler koyabiliyorsunuz. Drytouch iplik hem savunma sanayinde ve sporda çok kullanılıyor. Bu ipliğin özelliği bir kalorifer peteği gibi vücudunuzun ısınını ayarlıyor. Terinizi çok hızlı bir şekilde dışarıya atıp vücudunuzun hava almasını sağlıyor.

Halıda polyesteri ilk biz kullandık

Toplam ciromuzun yüzde 70’ini ihracat gelirleri oluşturuyor. Hatta Korteks’i koyarsak, tekstil endüstrisi için yüksek vasıflı hammadde üretiyoruz. İç piyasaya sunduğumuz ürünlerin de yüzde 80’i 90’ı da müşterilerimiz tarafından ihraç ediliyor. İpliği ve ev tekstilini çok iyi biliyoruz. Ama hiçbir zaman bir halı, battaniye veya eşofman üreticisi kadar uzmanlaşamayız. Bu firmalarla iş birlikleri yaparak Türkiye’de halıda polyesteri dünyada ilk biz 2005 yılında kullandık. Türkiye tekstil sanayini kimse küçümsemesin. Bizim çok ciddi bir know how’ımız, ARGE birikimimiz var.

Pandemi bölgesel üretimi öne çıkardı

Pandemiyle birlikte kartlar sanki tekrar karılıyor gibi. Biz üç beş sene önce sanayide globalleşmeyi konuşuyorduk. Nerede rekabetçi, ucuz üretiliyorsa oradan gelsin düşüncesindeydik. Şimdi ne konuşuyoruz? Çin çok uzun mesafeymiş. Türkiye’nin önemi bu dönemde Avrupa bölgesinde tekstil anlamında tekrar ortaya çıktı. Dünyada kutuplaşma, bölgeselleşme başladı. Çin; Asya-Pasifik Gümrük Birliği’ni kurdu. Avrupa hala bizim için çok ciddi bir pazar. Grubumuz 60 ülkeye ihracat yapıyor. İkea’nın, Zara grubunun, H&M’in Marks&Spencer’in ve daha pek çok markanın en önemli tedarikçilerinden bir tanesiyiz. Bizim sattığımız ürünler, Çinli veya Hintlilerin ürünlerinden daha katma değeri yüksek, ama daha az sayıdaki ürünler. Yenilikçi ürünleri bizden alıyorlar.

Tekstil makinelerinde iyiyiz

Türkiye tekstil makineleri anlamında eskisine kıyasla çok önemli şeyler başardı. Mesela polyester iplik üretiminde kullanılan makineleri istenilen kalitede yapabilen dünyada en fazla 3 tane üretici var. Teknolojiyle tekelleşme noktasına gitmişler. Çin, Hindistan ve Türkiye’de bunlardan tedarik ediyor. Muadil makineler var, ama istediğimiz kalitede ürün üretmeye pek de uygun olmuyor. Ama Türk tekstil makine sanayi çok ilerledi. Yapılmayacak bir şey yok. Tamamen pazar problemi. O firma yaptığı zaman dünyanın 70 ülkesine satıyor. Bizim de o ölçüde yapmamız lazım ki maliyetler düşsün. Siz o makineden 3-5 tane yapınca 100 liraya mal oluyor. 100 tane yapınca 50 liraya mal oluyor. İnşallah, ilerde Türkiye makine sanayi daha da ilerleyecek.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00