Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ülkemiz en büyük dış ticaret açığını enerji kaynakları sebebiyle veriyor. Ancak yurtdışından ithal ettiğimiz petrol ve doğal gaza ödediğimiz milyarlarca dolara ilave olarak enerji teknolojilerinin ithalatı için de büyük meblağlar söz konusu. Özellikle elektrik enerjisi üretim tesislerinin kurulmasında gerekli olan teknolojilerin ithalatı için ödenen paralar ve bu husus ne hikmetse pek gündeme gelmiyor. Halbuki ithal teknolojilere ödenen paranın miktarı hem yüksek hem de yıllarca sürekli olarak yabancı şirketlere kaynak aktarılması gerekiyor.

Sadece yerli enerji üretimine ve temiz yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek yetmiyor. Yerli teknoloji olmadığı zaman ithal ürünlerle yapılan enerji yatırımları sebebiyle dışa bağımlılık devam ediyor. Enerji kaynaklı dış ticaret açığı azalmıyor. Türkiye son 20 yılda enerjiye 100 milyar dolarlık bir yatırım yapmış. Bunun çoğunluğu da elektrik enerjisi alanında olmuş.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in de dikkat çektiği hassas nokta 100 milyar dolarlık yatırımın yaklaşık yüzde 50’sinin enerji teknolojileri ithalatına gitmesi. Diğer ifadeyle 20 yılda 50 milyar dolarlık enerji ürünü, ekipmanı ithal etmişiz. Bu para akıllıca kullanabilseydi şimdi üretim yapan, istihdam sağlayan ve katma değerli tesislerimiz olacaktı.

Güneş, rüzgâr, su, jeotermal, biokütle ve diğer kaynaklarda enerji üretiminde kullanılan teknolojiler geliştirerek, yerli, milli ürünlerle ülkemizde yatırım yapıp, bunları yurtdışına ihraç ederek ölçek ekonomisi yakalanabilirse başarılı olabiliriz. Kalyon Holding’in 4 yıl önce ihalesini kazandığı Konya Karapınar Güneş Enerji Santrali’nin (GES) hizmete sokma modeli, yatırım şekli, teknoloji geliştirilme süreçleri ve Ar-Ge çalışmaları iyi bir örnek olarak ilerliyor.

Bakan Dönmez, 4 yıl önce ihale yapıldığında bu büyüklükte bir projeye ilgi olmayacağı yönünde çok eleştiri yapıldığına işaret etti. İhale şartnamesinde yüzde 70 yerlilik kriteri vardı. Güneş paneli fabrikası kurulması, Ar-Ge yatırımıyla teknoloji geliştirilmesi ve bittiğinde dünyanın en büyük 3’ncü güneş enerji tarlası Karapınar GES’te yerli üretim panellerin kullanılma şartı vardı.

Dün Kalyon Holding’in yerli ve yenilenebilir enerji ihtiyacına yönelik olarak gerçekleştirdiği Kalyon Karapınar Güneş Enerjisi Santrali’nin birinci fazının tamamlanması ve SCADA (yönetim, veri ve otomasyon) Merkezi’nin temel atma törenine katıldım. Çin’de gördüğüm devasa ‘Rüzgâr Enerji Santrali’nden (RES) sonra en büyük yenilenebilir enerji sahasına Karapınar GES’te şahit oldum.

Bu projenin 4 yılda bu noktaya gelme serüvenine bakıldığında Türkiye için çok önemli bir kazanıma ve zihniyet değişimine de işaret ediyor. Köprü, yol, tünel vs. gibi inşaat projeleri gibi önü, arkası geliri ve süresi belli olan bir yatırım değil. Sürekliliği olan, teknoloji üreten, geliştiren, rekabet için dünyayı takip edip, yenilenerek gelişmesi gereken sanayi yatırımı. İş dünyasına makas değiştirmek için vizyon koyan bir proje. Ama kesinlikle iş dünyasına bu ve benzeri konularda kamu desteği sağlanmasını, ülkemiz iş insanlarına fırsat eşitliği verilerek, yurtdışı rakiplerine karşı güçlü olmaları için içeride doğru düzenlemelerin gerekli olduğunu gösteren bir proje.

Kalyon Holding’i de sanayici şapkasıyla diri tutacak, sürekli dünyayı takip etmeye itecek bir proje. Umarım iş dünyasında bu tür yatırımların artmasına ve kamunun da buna benzer ihale modeli geliştirmesine vesile olur. Çünkü fabrikada teknolojik bir ürünün, geliştirilmesi üretilmesi, sahada ürünün uygulamada görülmesi, verimli enerji üretimi sağlaması ve rakipleriyle kıyaslanması söz konusu.

Ankara’da Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası’nda üretilen yerli paneller, Karapınar GES’te 271 MW kapasiteye ulaşmış. Yüzde 30’u tamamlanmış haliyle Türkiye’nin en büyük güneş enerji santrali oldu. Tüm proje tamamlandığında ise 1000 MW kapasiteyle Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise en büyük 5 güneş enerji santralinden biri olacak. Uzaydan görülebilecek.

Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, projenin planlanan takvimin önünde ve sağlıklı bir şekilde ilerlediğini, üniversiteden sonra da kendisini en fazla bu projenin heyecanlandırdığını söyledi. Enerji Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ve bazı bürokratlar Karapınar GES’teki törendeydi. “Yönetim ve Veri Merkezi” olarak inşa edilecek SCADA Binası’nın temeli atıldığında akıllarda oluşan en önemli soru ise şuydu; “Ürettiğimiz güneş panellerini yurtdışına satabilecek miyiz?”

İşte bu noktada Ekim 2021’de hizmete girecek olan mimari projesi ödüllü SCADA Binası da Kalyon’a ve Türkiye enerji sektörüne ciddi katkı sağlayacak. Zira bir araştırma merkezi gibi tasarlanmış. Üniversitelerden araştırmacılar, öğrenciler, sektörden ilgililer Karapınar GES’ten toplanacak verilere SCADA Binası’nda ulaşıp, değerlendirme ve analiz yapma imkanına sahip olacaklar. Kalyon da bu veriler ışığında güneş panellerinin daha gelişmiş yeni nesillerini üretebilmek için müthiş bir bilgiye sahip olacak.

Ankara’da güneş paneli fabrikasının kapasitesi ilk yatırımın ardından 2 katına çıkarılması için yapılan ilave yatırım da Kalyon Holding’in bu alana olan ilgisini gösteriyor. Yıllık 500 megavat olan kapasite 1000 megavata çıkarıldı ve ilave yatırım tarafı 3 ay sonra ekimde açılacak. Böylece bu fabrikadaki paneller hem yurt içinde talep eden diğer yatırımcılara hem de yurtdışına pazarlanmaya başlanacak. Zira şu an ki üretim ancak 20 bin dönüm alan üzerine kurulan Karapınar’daki yatırıma yetiyor.

Karapınar GES ise Aralık 2023’te tamamlandığında yaklaşık 2 milyon hanenin ihtiyacı anlamına gelen yıllık 2,5 milyar kilovatsaat elektrik üretecek. Yuvarlak hesapla şu an Türkiye’nin yıllık 300 milyar kilovatsaat elektrik tükettiği dikkate alınırsa santralin fosil yakıt tüketmeden, havayı kirletmeden, temiz enerji üretim gücü daha iyi anlaşılacaktır. Karapınar GES’te en yüksek elektrik üretimi günlerin uzun olduğu yaz aylarında gerçekleşecek. “Güneş Takip Sistemi” ile çalışacak GES, güneşin doğuşundan batışına kadar panellerin güneşi uygun eğimle takip etmesini sağlayacak. Böylece güneş ışıkları en verimli şekilde elektrik enerjisine dönüştürülecek.

Karapınar GES’te tören sonrası Cemal Kalyoncu ile yaptığımız sohbette şu detaylara vurgu yaptı;

  • Güneş paneli üretiminde şu an yerlilik oranı yüzde 78. Yüzde 22’lik bölümde hammadde ve nitelikli panel camı yer alıyor. Türkiye’de güneş paneli camının yerli üretilebilmesi için Şişecam ve bazı özel üreticilerle görüşüyoruz. Bunun için yatırım yapılması gerekiyor. Şayet camı da Türkiye’de üretebilirsek yerlilik oranı yüzde 85’lere çıkacak.

  • Türkiye’nin güneş paneli ihracatından Çin ile rekabet etmesi zor. Çünkü Çin güneş santrallerine devlet desteği veriyor, şirketlerini sübvanse ediyor. Türkiye’nin de özellikle ihracat konusunda devletin yerli panel üreticilerini koruyacak adımlar atması, desteklemesi ve ithalat tarafında da düzenleme yapıp, koruma önlemleri getirmesi lazım.

  • Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nden sonra en çok keyif aldığım yatırım güneş santrali oldu. Güneş paneli fabrikası ve tek bir sahadaki en büyük güneş enerji santrali Türkiye’de ilk oldu. Dünyada da bazı alanlarda ilk olma özellikleri var. Yatırımda teknolojiyi ve ilkleri gerçekleştirmek hoşuma gidiyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne Türkiye’den su temin boru hattı alanında tek ve ilginç bir proje. Denize boru döşeme konusunda tecrübemiz oldu. Bu konuda da teklifler alıyoruz. Mesela Belçika ile Portekiz arasında fiber optik kablo döşemek için görüşüyoruz.

  • Ayrıca Karapınar GES yatırımı Aralık 2022’de tamamlandığında yeşil tahvil çıkarmayı düşünüyoruz. Halihazırda Ankara’daki Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası’nın yatırımında yüzde 40 finansmanı Çin’den sağladık. Karapınar GES’e ise yenilebilir enerji olması sebebiyle Avrupa bankaları ilgi gösterdi ve onun da yüzde 60 finansmanını Avrupa’dan temin ettik. Ülkemizde yeni GES kurma imkânı olursa bu alanda yatırıma devam etmeyi düşünürüz. Ayrıca bazı ülkelerde de fizibilite çalışmaları yapıyoruz.

  • İstanbul’daki Solar Enerji Fuarı’nda yurtdışından çeşitli ülkelerden 2.700 megavatlık panel talebi aldık. Afrika ve ABD panel konusunda bizim için büyük pazar olabilir. ABD GES’te Çin teknolojisi kullanmak istemiyor. Bu durum Türkiye için fırsat olabilir. Panel üretiminde en yüksek kapasite Çin ve Hindistan’da. Tayvan ve Malezya’dan sonra Türkiye de mevcut üretim kapasitesiyle beşinci sırada yer alıyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00