Bir VIP olarak Tayyip Erdoğan
Vatandaş Recep Tayyip Erdoğan’ı halk adamı, sokaktan gelen, kategorize etmeyen, her kesimine zencisine ilgi gösteren, hatta ‘Roman Açılımı’ bile yapan bir başbakan olarak bilmemize rağmen, rakamlar çok farklı şeyler söylüyor. Eğer AK Parti, bir dönem daha hükümette kalırsa bu gidişle AK Partililerin tamamı, ülkenin de yarısı VIP olacak. Abartmıyorum tablo böyle.
Şimdi durum böyleyken, yani VIP sorunu AK Parti döneminde başını alıp gitmişken, Başbakan’ın VIP hizmetlerinin nasıl verildiğine ve verileceğine eğilmesi akıl alır bir iş değil. Erdoğan, VIP salonları ile ilgili vali ve emniyet müdürlerine talimat vermiş. Genelgelerin dışında bir kişinin geçmesi, halinde gereken işlemi bizzat yapacağı uyarısında bulunmuş. Fakat sorun genelgelerle sınırlı değil ki. Hangi ülkede bu kadar VIP var? Başbakan asıl bunu araştırmalı.
G-20 Liderler Zirvesi’ne hareketinden önce İstanbul’da VIP uyarısı yapan Başbakan Erdoğan’a Kanada’da ders verir gibi bir VIP uygulama yapılmış. Başbakan’ın uçağı Toronto Havalimanı’na indikten sonra, Erdoğan tam 1,5 saat VIP salonunda bekletilmiş. Başbakan, ilgililere sorsun bakalım, Kanada Büyükelçisi, konsolosu bile bu kadar süre Türkiye’de VIP salonunda bekletilmiş mi?
VIP konusu AK Parti’nin yumuşak karnı haline geldi. En son 27 Mart 2010’da bu köşede VIP üzerine uzun bir yazı yazdım, tepki bile veren olmadı. Biraz alıntı yapıyorum. Bakın neler yazmışım.
‘Yıl 2003. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a havalimanlarındaki VIP (Very Important Person) salonları ve VIP hizmetleriyle ilgili bilgiler aktarıyorum. Durumun vahametini anlatıyorum. Bakan Yıldırım’dan aldığım destekle de konuya gazetede birkaç gün işliyorum. Plana göre ben bunlara gündeme getireceğim, Bakan Yıldırım’da konuyu neşter atarak, VIP salonlarına ve VIP hizmetlerine çeki düzen verecek. Sonra düşünün bakalım ne oluyor?
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, bu konuyla ilgileniyor, ama çetrefilli bir konu olduğu için netice almakta zorlanıyor. Akabinde ise Atatürk Havalimanı’ndaki VIP salonu iki kat daha büyük yerde hizmet vermeye başlıyor. VIP hizmeti alanların sayısı da katlanarak artıyor. 2003’lerde 100 bin civarında olan rakam 2010’da 200 bine ulaşıyor.
Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) üzerine vazife olmayan bir konuya el atarak, VIP uygulamasının alanını daha da genişletti. Şubat 2010’da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Yer Hizmetleri Yönetmeliği’ndeki bazı hususları değiştiren karar ile VIP hizmeti tüm havayollarına zorunlu hale getirildi.’
Görüldüğü üzere gazeteci olarak görevimizi yapmışız, ancak dikkate alan olmamış. Bu sebeple Başbakan’ın hiddetlenmesi, bağırıp çağırması boşuna. Çünkü VIP salonları hükümettekiler için bir nimet gibi görülüyor. Başbakan talimatıyla, ancak VIP genelgesinin kapsamı genişler. Geçişler raconu uygun hale getirilir, o kadar.
İngilizceden 400 Milyon Ciro
Dubai aktarmalı bir seyahatim sebebiyle havalimanında 5 saate yakın zaman geçirmek zorunda kaldım. Mağazanın birinde, her dilin kolayca öğrenebileceğini iddia bir stantta çeşitli diller konuşan bir satıcı, bu setleri satıyordu. Satıcıya yaklaştım, ‘Hangi dil’ dedi. ‘Türkçe’ cevabını verince, bir set uzattı. ‘Bununla çalışın, bir hafta içinde anlaşabileceğiniz kadar Türkçe öğreneceksiniz.’ Posta kutuma da sık sık bir haftada İngilizce öğreteceğini iddia eden kurslardan e-mailler geliyor.
Ancak, her iki yöntemle dil sorununu çözenlerle ise halen daha tanışmak nasip olmadı. Fakat dil öğretim sektörü hakkında doğru bilgi alabileceğim önemli bir isimle Wall Street Institute’ün (WSI) Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Tim Daniels ile geçen hafta tanıştım. İlk sorum, ‘Bir hafta İngilizce öğrenmek mümkün?’ Malum cevabı alınca, makul şeyler konuşmaya başladık.
İngilizceyi ikinci dil olarak öğretmenin ekonomik anlamda nereye tekabül ettiğini merak edenler şaşıracak bir rakam vereceğim. Bu konuda dünya liderleri arasında yer alan WSI’nın yıllık cirosu tam 400 milyon dolar. İngilizce öğretimi küresel bir olay. Dünyanın ortak iletişim dili olması sebebiyle bu alandaki yatırımlar, dil öğrenim tekniği konusundaki araştırmalar da her geçen gün artıyor.
Kendine has metotlarla İngilizce öğreten WSİ’nin 28 ülkede, 410 şubesi bulunuyor. Türkiye’de ise 2001’den bu yana varlar. Ve 6 kentimizde 11 şubeye ulaşmış durumdalar. Ancak Türkiye WSI’nın başarı tablosu WSI yetkilileri şaşırtmış durumda. Onlar bunu açıkça söylemeseler bile, ben Tim Daniels’in sohbetinden ve ortaya çıkan tablodan anladım.
Tim Daniels ve 5 kişilik icra kurulu ekibi yıllık toplantılarını yapmak üzere ülkemizdeydi. Ayrıca Daniels, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen ‘İngilizce Dil Eğitiminin Önemi ve Yeni Yaklaşımlar’ seminerine de katıldı. Bir taşla iki kuş misali, seminerle yatırımlarına ve markasına destek vermiş oldu. Ben de merakımı giderdim.
Haftaya Görüşmek Üzere
Zorunlu olarak bu hafta yazılarıma ara veriyorum. Haftaya görüşmek dileğiyle….