Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Uzun bir süredir yazıp, netice alamadığım konuydu. Hatta ben yazdıkça uyarı aldığım, bir nevi kulak çekilmeye çalışıldığım bir alandı. Daha da önemlisi “Bunların eli uzundur. Yetkisi geniştir. Kötü olmanın anlamı yok.” Şeklinde akıllı olmaya davet edildiğim bir konuydu. Tabi bu konuya yalaka edebiyatını iyi bilen, yetmezmiş gibi yalakalığı kurumsallaştıran ekonominin basının sözüm ona öncüleri de farklı bir gözden bakıyorlardı. Bir nevi “win win” durumu söz konusuydu. İş dünyasının tepe örgütü ve medyanın tepeleme tarafı yan yana gelince ne olur? Bu ilişkiden memleketin hayrına bir şey çıkar mı?

        Makine Tanıtım Grubu Başkanı ve TOBB Makine Sektörü Kurulu Üyesi Adnan Dalgakıran’ın da bu hususlardan rahatsız olduğunu biliyordum. Ama konuyu bu denli alenen ortaya dökeceğini düşünememiştim. “TOBB çok hantal, sivil toplum örgütlerinin gelişmesini önleyen ‘kült’ yapıda. İçinde Carrefour da var, bakkal da.” Tespitleriyle eleştiri oklarını yönelten Dalgakıran’ı daha iyi anlamak isteyenler, bir zahmet TOBB’un sitesine girsinler. O siteden önlerine açılacak çok sayıda daha site çıkacağını göreceklerdir. O siteleri de gezdiklerinde söyleyecekleri söz Dalgakıran bu konuyu gündeme getirmekte geç kalmış, söyledikleri az bile.

        Çünkü TOBB’un çatısı altına el attığı işler sığmamaktadır. Ve bunların hiçbirisinden de çekilme niyeti yoktur. Doğru düzgün hesap vermez. Sivil toplum kuruluşu olmadığından, yarı resmi özelliğini iyi kullanıp. En özel kurum gibi hareket eder. Üyelerinin iştigal alanlarında yer alıp, ticaret yapar. Üyelerinin menfaati hesabından son yıllarda gümrüklere el attı, ama oradan başka sorunlar, güçlü guruplarla ilişkiler, geleceğe dönük ilişkiler ortaya çıktı.

        Zorla üyelerden para topladı, ama genel kurullarda ihtiyacı dahi olmayan üyelerine memnuniyetle bilgisayar, cep telefonunun rüşvet makamında dağıttı. Böyle gitmeyeceği ortadaydı. Ama böyle ne kadar gideceğini bilen yoktu? Son tartışmayla zamanlamaya dikkat etmek gerekir. Tabi bir de referandum sonrası çıkacak gürültüye.

        Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) artık birlik olmaktan çıkarılıp, dirilik merkezi haline getirilmeli. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi Üyesi ve Makine Tanıtım Grubu Başkanı ve Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, TOBB’a eleştiri yöneltecek donanıma ve cesarete fazlasıyla sahip. Önemli olan eleştirilerinin ilgili kesimde nasıl yankıladığıdır. Benim tespitlerim rüzgâr etkisi yaptığı yönünde.

        Çünkü sivil toplum kuruluş gibi durup, en somurtkan kamu kurumu gibi olan noktalara eleştiriler zaman geçirilmeden yönetilip düzeltilmezse zararını iş dünyası çeker ve çekiyor.

        TOBB’un “gerçek sivil toplum örgütlerinin gelişmesini engellediğini” öne süren Dalgakıran’ın bu tespitler yerinde. Hatta konuyu ilgili merkezlerle tartışıyor olması daha da önemli. Hatta benim defalarca yazdığım konuları özetleyen, şu açıklama ise işin bamtelini oluşturuyor; “Bankalarda 1 milyar doların üzerinde parası olduğu belirtiliyor. Bu kadar büyük paraların üzerine oturabilir bir yapıdan çıkarmalıyız. Yapının değişimiyle; sanayi odaları ve ticaret odaları; ‘mecburi üyelik’ ve ‘zorunlu aidat’ sisteminin olmadığı, ayrı birlik altında toplanabilir. Bunu yapabilirsek, gerçek STK’ların örgütlenmesi ve oluşmasını sağlarız.”

        Fakat TOBB gerçek STK olmak istiyor mu, istemiyor mu? Asıl soru bu….

        Rusya ile İlişkiler Cahil Polisimize Bağlı

        Direkt muhataplarından alınan bilgilerler, bu yazı ortaya çıktı. Hatta yaşanan sıkıntılarla dense daha iyi olur. Okuyun karar siz verin.

        Türk polisinin bazı konularda ne kadar ilkel ve bağnaz olabildiğini vereceğim örnekle çok daha iyi anlamış olacaksınız. Bildiğiniz üzere, bizim polisimiz, canımızı, malımızı, namusumuzu, bazen bizim aklımıza, hayalimize gelmeyecek her şeyimizi korumakla kendini görevli addeder. Vur dendiğinde öldürür, çok gerekli olduğunda ortada görünmez.

        Türkiye komşularıyla sıfır problem politikası çerçevesinde en fazla önemsediği konulardan birisi de vizelerin karşılıklı kaldırılması. Özellikle Rusya ile benzer çalışmalar yapılacağı yönündeki haberlerin Başbakan Recep Tayip Erdoğan tarafından, Rusya Başbakanı Putin ziyaretinde gündeme getirildi. Medvedev’in Abdullah Gül’ü ziyaretinde altı çizildi. O günlerde bir Rus yetkili bu iş zor olur demişti. Detay vermemişti.

        Kısa süre önce rica ettim anlattı. Meğer Rusya, Türk polisinin havalimanında hiçbir gerekçe göstermeden, geri çevirdiği, deporte ettiği vatandaşları sebebiyle sıkıntılıymış. Hatta bazen otelden havalimanı çağırıp, üzerinde pasaport yok, diye geri gönderilen oluyormuş.

        Sıkı durun. Türkiye’de görevli, önemli bir Rus yetkilinin kızına Türk polisi havalimanında o…. muamelesi yapıp, geri göndermek üzereyken yetkili tarafından uyarılıp, durum düzeltilmiş. Şimdi ‘vizeler kalksın’ diye bekliyoruz.

        Diğer Yazılar