Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Takriben bir ay önce İran’ı ziyaret etmiş, akabinde bu köşede ‘Ambargo’nun İran’da izi yok’ mealinde bir yazı yazmıştım. Hatta o günlerde, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan da Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ile yaptığı mini bir zirvede, “İran ile ticaretten çekilen bankalara kayıtsız kalamayız” sözlerini sarf etmişti. Peki, o zamandan, günümüze yani ambargo altındaki İran ile Türkiye ilişkilerinde ne gibi değişiklikler oldu?

        22 Eylül 2010 tarihli, ‘İran Batı’dan Alıyor Türkiye Üzerinden Ödüyor’ başlıklı yazımda, bilgileriyle bana destek veren, İran’a iş yapan İstanbullu işadamı Dr. Yakup Saadetnejad’la tekrar görüştüm. Bir ay önce, ‘Tek sorun var, o da ambargo sebebiyle işlemlerin uzaması ve daha fazla para ödenmesi.’ İfadesini kullanmıştı.

        Ancak bir ay içinde İran’a yönelik ticarette ciddi değişim ve gelişim olmuş. Türkiye üzerinden para transferi daha kolaylaştığına dikkat çeken Dr. Saadetnejat, temin ettkleri mal ve ürünleri hiçbir sorun olmadan, daha hızlı bir şekilde İran’a sevk edebildiklerini kaydetti.

        İran’a uygulanan ambargo ve kısıtlamalar sebebiyle de Türk mallarına olan talebin arttığını, böylece iki ülke arasında ticaretin önceki yıllara oranla hızla gelişip, yükseldiğine vurgu yaptı.

        Fabrikalar İran Yolcusu

        Geçen hafta dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in hazırlattığı gizli bir rapor gündeme gelmiş, Batılı ülkelerin İran'ın nükleer çalışmalarını askıya alması için uyguladığı yaptırım kararı nedeniyle ülke ekonomisinin bir yılda çökebileceği iddia edilmişti. Fransız ekonomi gazetesi Les Echos'da çıkan bu habere de Fransız kalmadım, İranlı yetkililere sordum. Aldığım cevaptan şuna kani oldum ki, İran ile Batı arasında her alanda tam bir satranç oyunu söz konusu. Fakat satranç İran’ın milli sporu…

        İranlı yetkililer, bu tarz spekülatif haberlerin giderek artacağını ifade ediyorlar. Diğer bir ifadeyle rapor kısmına ‘tamam’ deniyor, ancak içeriğine itiraz var. Bu tarz raporların İran’da sürekli olarak hazırlandığı, ambargoya karşı nasıl, etkili mücadele edileceğinin ülkenin gündeminde olduğunun altı çiziliyor.

        İran, fiiliyatta ambargoya karşı nasıl mücadele ediyor? İran’ı dünyaya bağlayan, ambargo altındaki İran’ın ticarette ufkunu açmaya çalışanlara bu soruyu da yönelttim.

        Özellikle Rusya ve Çin’le çok yakın ilişki söz konusuymuş. Her türlü ticaret yapılıyor, para transferinde ciddi bir sıkıntı yaşanmıyormuş. Direkt mal almaktan ziyade, fabrika kurmaya hatta hazır fabrikaları taşımaya başlamışlar. Elimde ilginç bazı örnekler de var.

        Daha da ilginci Türkiye’den de İran’a bu dönemde taşınmak üzere olan fabrikalar gündemde. Bazılarının adını öğrendim. Her türlü detaylar halledilmiş, anlaşmalar tamamlanmış, imzalar atılmış. Yakında Türkiye’den İran’a bazı fabrikalar taşınıp, üretime başlayacak. Ben takip ediyorum. Taşınma işlemi bitince sizlerle de paylaşacağım.

        Füze Kalkanı Sıkıntısı

        İran-Türkiye ilişkileri, füze kalkanının gölgesine girmiş durumda. ABD’nin füze kalkanı talebiyle Türkiye, kendine yeni bir yön çizmek zorunda kalacak. Amerika’nın başında oturduğu füze kalkanın bir ucu Kuzey Irak’taki Kandil’e diğer ucu Tahran’a bir başka ucu Rusya’ya bir ucu Avrupa’ya kadar uzanacak. Sanıldığı ve ahkâm kesenlerin rahat akıl verdikleri kadar da kolay bir süreç olmayacak.

        Amerika ve Batılı ülkeler, kendi keyiflerini ve güvenliklerini önceleyerek Türkiye’ye dayattıkları füze kalkanı projesi Türkiye’nin güvenliğine ne kadar katkı sağlayabilir? Terör sorunu sebebiyle en basit kalkanları bile Türkiye’den esirgeyen Batılı ülkeler, başını Amerika’nın çektiği füze kalkanı projesine nasıl yaklaşılacağını elbette merak ediyorlar.Yeni Türkiye için gerçekten de merak konusu.

        Fakat görüşmeler iyi yönetilirse, Türkiye’nin bu projeyle yeni pazarlık imkânları bulacağını söylemek de mümkün.

        ‘Türkiye NATO zirvesi öncesinde zor bir karar verecek’ ibareleriyle ajanslara düşen haberleri bir sıkıştırma taktiği olarak görmek lazım. Komşuları Rusya ve İran ile yakın ilişki kuran Türkiye’nin bu dengeye de dikkat etmesi gerekecek. Onları rahatsız edecek, her türlü ilişkilerimize zarar verecek füze kalkanı konusunda sağlıklı karar verebilmek için, 20 yıllık terör geçmişimize, son 10 yılda ekonomide attığımız adımlara dönüp bakmak icap edecek.

        Hatta NATO ülkeleriyle ve Batı’nın son yıllarda Türkiye’ye yaptıkları güvenlik merkezli katkılara ve soğuk savaş döneminde bir karakol gibi kullandıkları Türkiye gerçeğine de göz atmak icap edecek.

        Neticede güvenlik ve ekonomi bu dönemde kardeştir.

        Post Kavgası Neden Bitti

        Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, hayvan rezervi konusunda bir sıkıntı olması halinde ‘Kurban Kesmeyin’ diyebileceklerini açıkladı. Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Hayvancılık sektörünün yaşadığı sıkıntıya bir yönüyle din de karışmış oldu. Fakat yıllardır ‘Kurban’ istismar ediliyor. Cemaatler, tarikatlar, dernekler, vakıflar, okullar vacip olan, olmayan herkesi vekâletle ‘Kurban’ kesmeye teşvik ediyor. Para topluyor. Akla hayale sığmayacak paralar toplanıyor, yolsuzluklar yapılıyor.

        Post kavgası neden bitti zannediyorsunuz? Çünkü artık ‘Kurban’ sanal ortamda kesiliyor. Temiz, kemiksiz gelirler tsöz konusu….

        Diğer Yazılar