Sağlık Bakanlığı kara ve havadan sonra suya inecek!
Kara ve hava tarafındaki ambulans işini oturtan Sağlık Bakanlığı deniz ambulansı için kolları sıvamış durumda. Mevcut 4 adet deniz ambulans botu, Gökçeada, Marmara Adası, Büyükada ile Sarıyer Büyükdere'de tutuluyor. Boğaz'dan geçen ve Türk karasularındaki gemilerdeki hastaların nakli amacıyla alınmış, ama ambulans niteliklerini taşımıyorlar. Kapısından sedye bile geçmiyor. Hastaya müdahale için içeride geceleri ışık açma şansı yok. Çünkü ayrı bir kaptan köşkü bulunmuyor. Tuzla'da Türk tersanesi Yonca-Onuk'un yaptığı bu botlar, hızlı intikal botu sınıfında. Sahil Güvenlik ve Gümrük Teşkilatı'nın amacına hizmete göre dizayn edilmiş. Ayrıca bu botların yakıt sarfiyatı da çok fazla. Makineleri Alman mtu verimli değil ve periyodik bakımları çok pahalı. Arıza anında parça yurtdışında geliyor ve bazen aylarca bekleniyor. Ayrıca manevra kabiliyetleri zayıf ve ağır denizlerde çalışamıyor. Ve bir hastanın ayakta olması kaydıyla en fazla iki hasta taşıyabiliyor. Halbuki dünya literatürüne baktığımızda bir deniz ambulans botunun yatarak en az 4 hasta taşıması gerekir. Bu kapasitenin muhtemel depremde ne anlama geleceğinin iyi hesap edilmesi şart.
Sağlık Bakanlığı'nın hazırlık içerisinde olduğu, 10 adet deniz ambulans botlarında bu eksik hususların dikkate alınması ve ihale şartnamesinin ona göre hazırlanması gerekir. Ayrıca bu botların yanaşıp kalkma yerlerinin belli olması hastanın hızlı intikali açısından önem arz ediyor. Ve personelinin de denizcilik açısından tecrübeli ve üst düzey olması kesinlikle şart. Böyle bir ekibin üç tarafı deniz olan bir ülkenin Sağlık Bakanlığı bünyesinde ayrı bir teşkilat olarak, denetleyen tarafta olması icap eder ki, ihaleyle hizmet alınacak tarafları kontrol altında tutabilsin. Eğer böyle bir ekip olmaz ise Osman Durmuş döneminde alınan 4 deniz ambulans botundan öteye geçemezsiniz...
Yüzde 93'ü yeşil alanlı proje
Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı'nın ustalık dönemi eseri ve İstanbul'da olabilecek en şiddetli deprem dikkate alınarak inşa edilmiş Four Winds projesinden dün bahsetmiştim. Yangın merdivenleri bile kaliteli mermerle döşenmiş, olabildiğince kendine güvenen bir proje. Fakat buradan bahsederken 49 katlı yüksek blokların toplam projenin yüzde 7'sini oluşturduğu yerine dün yanlışlıkla yüzde 93'ünü oluşturduğunu yazmışım. Özetle yüzde 93'ü yeşil ve sosyal alan...
Ormandaki hangi hayvanı kovmalı?
Denizlerde boğulma, orman yangınları, trafik kazaları ve yaşadığı çevreyi tanımayan insanımızın doğal yaşamdaki diğer canlılarla mücadelesi rutin haberlerden. Milli Eğitim Bakanlığı'nın müfredatında yaşadığımız coğrafi konuma göre çevremizi bize öğretecek bir eğitim düzeneği yok. Yanı başında denizi olan yüzmeyi bilmiyor, ormana komşu olanın doğal yaşamdan ve ortamdan haberi yok. Durum böyle olunca Bursa'da yılan kovalama olayını normal karşılamak gerekir. En azından bulunduğumuz bölgeye göre denizi, ormanı, doğa olaylarını, bahçeyi, evcil ve yabani hayvanları, tarlayı anlatan bir ders olması gerekir. Aksi takdirde Sağlık Bakanlığı'nın amblemindeki yılandan bile olabiliriz...