Do&Co'nun lezzet yolculuğu
Türk Hava Yolları (THY) uçaklarında, Turkish Do&Co tarafından verilen ikramlar sadece Türkiye’de değil yurtdışında da ciddi ilgi uyandırıyor. Yemeklerin lezzetinden sunumuna, mönülerin tasarımından, önerilen ikram teklifini geri çevirememe olgusuna kadar tüm sırları ve bir başarı öyküsünü yerinde, ilk ağızdan dinlemek üzere Viyana’ya uçtum.
İstanbul’dan erken saatlerde kalkan uçakta Do&Co tarafından hazırlanan kahvaltıyı, dönüşte ise akşam yemeğini afiyetle yedim. THY’nin, Do&Co şirketiyle havada rakiplerine ciddi fark atmasının en önemli sebebini ise Viyana’da öğrendim. Uçak içinde sunulan ikramlar fabrika usulü değil, lokanta mantığıyla, butik mutfaklarda taze olarak hazırlanıyor.
Memnuniyet yüzde 98
THY’nin yüzde 50 ortağı olduğu Turkish Do&Co ikram şirketinin Avusturya merkezli ortağı Do&Co’nun Viyana’daki tesislerini şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Doğudan ve THY Basın Sözcüsü Ali Genç refakatinde dolaştım. Kentin en güzel noktasındaki Do&Co Hoteli’nden yola çıkıp, önce eski gaz kulelerinde yer alan tasarım merkezini, ardından sıcak, soğuk ve tatlı mutfaklarının yer aldığı üretim tesislerini dolaştım.
2007’de THY, ikram Do&Co ortaklığında yapma kararı aldığında nasıl bir neticenin ortaya çıkacağı merak ediliyordu. Ancak üç yılda yolcu memnuniyetinin yüzde 45’lerden yüzde 98’lere çıkması her şeyi anlatıyor.
Bu başarının temellerine baktığımda ikramın, tasarım, organizasyon, kreatif fikirler, eğlence unsurları, problem çözme becerisi olarak top yekûn ele alınmasıyla gerçekleştiğini söyleyebilirim. 150 kişilik ‘Tasarım Merkezi’nde havayolu ikramı, lounge ve VIP organizasyonlar için hazırlanan yemeklerin tabak çatalından, davetiye ve menülere, yiyeceklerin ambalajlarından üniformalara kadar her şey dizayn ediliyor.
Atilla Doğudan, yemeklerin lezzeti kadar yolcuyu eğlendirmeye de önem verdiklerini aktarıyor. Tasarımın önemini Doğudan şu sözlerle anlatıyor: “Yemeklerin kokusu ve tadı kadar ortamdaki renkler bile çok önemli. Küçük şeyler insanların büyük ilgisini çekiyor. Basit bir tasarımdan özenli bir tasarıma geçildiği zaman hemen fark yaratıyorsunuz.”
Do&Co’nun 5 bin metrekarelik mutfağında günde 40 ila 45 bin yemek elde taze olarak hazırlanıyor. Doğudan, yemeklerde hiçbir dondurulmuş malzeme kullanılmadığının, sıcak, soğuk mutfaklar ve tatlı bölümünden hazırlanan ikramların 6 ila 12 saat içersinde müşteriye ulaştırıldığının altını çiziyor.
Do&Co’nun Viyana ile beraber dünyanın 22 noktasında mutfağı var. Mutfağı gezerken personelin değişik milliyetlerden olduğunu gözlemliyorum. Doğudan, Hint yemeğinin o ülkenin kültüründe yetişmiş, damak tadına sahip Hintli aşçılar, Türk yemeğinin ise Türk aşçılar tarafından yapılması gerektiğine inanıyor.
Her havayolu kendi kültürünü yolcularıyla paylaşmak için yemeği kullanıyor. Do&Co bu noktada devreye giriyor ve yerel tatları dünya mutfağıyla birleştiriyor. THY uçaklarında imambayıldı gibi Türk mutfağına özgü yemeklerle ülke tanıtımına katkı sağlıyor.
Doğudan, ikrama önem veren havayollarının vermeyenlerden daha iyi performans sergilediğini, business ve first class yolcular kadar ekonomi sınıfında seyahat edenlerin de memnuniyetini önemsediklerini aktarıyor.
Yolcu sadakatinin uçakta mutlu olan yolcuyla sağlanabileceğini belirten Doğudan, bu kapsamda THY’nin uçan aşçı projesinin yolcu memnuniyetine katkı yapacağını düşünüyor.
İş hayatına üniversitede başladı
Atilla Doğudan, havayolu ikram işine eski F1pilotu Niki Lauda’nın sahibi olduğu Lauda Air ile başladı ve kısa sürede Avusturya Emirates, Etihad, British gibi önemli havayollarına ikram veren bir şirket haline geldi. Do&Co ayrıca Avusturya Havayolları’nın Viyana’daki, Lufthansa’nın New York JFK ve Frankfurt’taki first class yolcu salonunu da işletiyor.