Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İzmir’e Diyarbakır’dan atanan Başsavcı Durdu Kavak, geçtiğimiz hafta göreve başladı.

        Başsavcı’nın ilk konukları arasındaydık.

        Uzun sohbet imkanı bulduk.

        Tanımayanlar için aktarıyorum.

        Durdu Bey öyle bildiğimiz klasik savcılardan değil.

        Hani o Türkiye’nin gündemine giren “Teslim olan PKK’lılar için Habur’da kurulan mahkeme” vardı ya, onun da mimarlarından..

        Başsavcı Kavak, Habertürk TV’de verdiği röportajda, “O zaman, o yargılamanın Habur’da yapılmasının gerekliliği”ni anlattı.

        Açılım’ın Türkiye’ye yararlarını dile getiren Kavak, Kürt sorununa da bir siyasiden daha cesur çözüm önerileri sunan bir hukuk adamı..

        Anadilde eğitim Kürt sorununun çözümüne büyük katkı sağlar” diyor.

        8 yıl adliye muhabirliği yaptığım için, resmi hukuk adamlarını yakından tanıma fırsatı buldum.

        Başsavcı Kavak, net ve açıkça fikirlerini söyleyebilen hoşgörü ve diyalogdan yana olan biri.

        Terörle şiddetle hep mücadele etmiş..

        Ama 12 Eylül öncesi dayak yemekten de kurtulamamış bir isim.. Hem de lise çağlarında..

        Başsavcı Kavak, insanları ırkına, partisine, rengine, diline, şekline göre değerlendirmediğini samimi olarak anlatırken, hoşgörüye ne denli önem verdiğini de vurguluyor.

        Kavak’ın Diyarbakır’da başlattığı, yargılaması devam eden KCK operasyonu, Türkiye’nin en büyük davalarından biri..

        İşte o başsavcı bizimle..

        Daha 46 yaşında.. Hukukçu bir aileye mensup.. Eşi noter, iki kızı hukuk eğitimi alıyor.

        Düsturu, doğruluk, hukuk dışına taşmama, “ben değil, biz” olan Kavak’ın İzmir’de de önemli operasyonlara imza atacağına inanıyorum.

        Hoşgeldiniz Sayın Kavak..

        Evet, arsenikli su size

        bir şey yapmaz! Ama..

        Aydın’ın Koçarlı ilçesine bağlı 9 köydeki içme sularında, 10 mikrogram olması gereken arsenik oranı 60-70 mikrogram çıktı.

        Valilik alarma geçti, hemen önlem aldı.

        Köylere 14 tankerle her gün su taşınıyor.

        Ama köylüler, özellikle de Sobucalılar, “Bizim suyumuz şeker gibi.. Gerçi arsenik de olsa bize bir şey yapmaz” diyerek musluklardan su içmeye devam ediyor.

        Biliyorsunuz, daha önce İzmir’de de arsenik paniği yaşamıştık.

        Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, İzmir’in sularını tahlil ettirip, arseniğin çeşitli bölgelerde 10-40 mg olduğunu belirlemiş, kamuoyuna açıklamıştı.

        Vatandaşlar korku içinde “çeşme suyu içersek ölür müyüz” diye ambalajlı sulara saldırmış, kazanan su satıcıları olmuştu.. Neyse..

        ABD’de sudaki arseniği yok etmek üzere geliştirilen ve dünyayı değiştirecek 6 buluştan biri olarak gösterilen ‘kir mıknatısı’ projesinde yer alan Kimya Doktoru Cafer Yavuz, şunları söylüyor:

        Günde bir litre su içiyorsanız. İçinde 20-30 mg arsenik olan sudan en az 77 yıl içmeniz gerekli ki arsenik sizi öldürebilecek duruma gelsin. Belki de hiç öldürücü duruma gelmeyebilir.”

        Yine uzmanlar söylüyor:

        1 litresinde 10 mikrogramı geçen arsenikli su, uzun yıllar alımı halinde cilt, akciğer, yemek borusu, tiroid kanserlerine neden olabilir.”

        Uzmanlar bunu diyor ama durum insandan insana da değişebilir.

        Ayrıca arsenik sizi öldürmese de çocuklarınıza, doğacak bebeklerinize büyük zararlar verir.

        Sobucalılar! Siz yine de Aydın Valisi Hüseyin Avni Coş’un gönderdiği temiz suyu için, kullanın..

        Ne güzel söylemiş: Kötülüğe rağmen iyilik, yanlışa rağmen doğruluk, zorluğa rağmen cesaret ve uzaklığa rağmen vefa, asil insanların kudretidir.

        Necat ÖZEN

        Diğer Yazılar