Büyüme tahmininde herkes neden yanıldı?
Hafta başında açıklanan ikinci çeyrek büyüme hızı, tahminlerin çok üzerinde çıktı. Son yapılan anketlerde beklenen büyüme hızı yüzde 6.8 idi. Açıklanan büyüme hızı yüzde 8.83 çıktı. Yani beklentileri, 2 puan ve neredeyse üçte bir aştı. En iyimser tahminler bile, gerçekleşen büyüme hızı karşısında kötümser kaldı.
Bu tür beklenti anketleri, işi sürekli ekonomik verileri takip edip değerlendirmek olan profesyonel uzmanlarla yapılıyor. Anketlere katılanların sayısı ve yetkinlikleri ne kadar yüksek olursa olsun, tahminlerin tutmaması anormal bir durum değil. Ancak farkın bu kadar açılması ilginç bir durum. Bu farkın neden ortaya çıktığına baktığımızda ise karşımıza ekonominin en büyük sorunu olan cari açık hastalığı çıkıyor.
Büyüme tahmini yapanların ilk baktığı veri sanayi üretimi oluyor. Çünkü büyüme tahmininde yararlanılabilecek en düzenli, en kapsamlı ve en güncel verilerden birisi bu. Yılın ilk çeyreğinde sanayi üretimi endeksi yüzde 14.15 artarken, ekonomi yüzde 11.6 büyüdü (ilk açıklanan rakam yüzde 11 idi). Kabaca sanayi üretimindeki artış, büyüme hızının 1.2 katı kadardı. Sanayi üretiminin ikinci çeyrekteki artışı yüzde 7.87 olarak gerçekleşti. Eğer sanayi üretimi artışı ile büyüme arasında aynı ilişki korunsaydı, büyümenin yüzde 6.5 çıkması gerekirdi. Zaten beklentiler de yüzde 6.5-7 arasında yoğunlaşıyordu.
Ancak ikinci çeyrekte sanayi üretimi artış hızı ile büyüme hızı arasındaki ilişkide, eskisinden çok farklı bir durum ortaya çıktı. Tahminlerdeki sapmaya da bu değişiklik yol açtı.
Sanayi üretimi artış hızı, milli gelir artış hızının altına düştü. Bu durumu milli gelir hesabındaki sanayi büyümesinde de görüyoruz. Birinci çeyrekte sanayi büyüme hızı yüzde 13.54 ile milli gelir artış hızından yüzde 16 daha yüksekti. İkinci çeyrekte ise sanayideki büyüme hızı yüzde 7.64 ile yüzde 8.83 olan ortalama büyüme hızının yüzde 14 altına düştü.
Milli gelir artışı içinde sanayideki büyümenin payına baktığımızda da çarpıcı bir durum ortaya çıkıyor. 2009'un 4. çeyreğinde sanayi büyümesi, milli gelir artışının yüzde 49.7'sini oluştururken, şimdi yüzde 24.7'sini oluşturuyor. 6 çeyrek gibi kısa bir süre içinde sanayinin milli gelir artışındaki payının yarı yarıya azalması, çok ciddi bir değişim. Bu hızlı düşüş ekonomide ciddi bir hastalığa işaret ediyor.
Sanayinin büyümeye katkısındaki hızlı düşüşün nedeni, ihracat yerinde sayarken ithalatın sürekli yüksek bir hızla artıyor olması. İkinci çeyrekte ihracatın büyümeye katkısı sıfıra inerken ithalat büyümenin 5.24 puanını çaldı.
Sanayinin payı hızla düşerken ithalatın payının artması, ekonomini geleceği için çok tehlikeli ve hastalıklı bir durum. Bu resmin öbür yüzünde patlayan cari açık ve borçlanma var. Bu durum da ekonomiyi her rüzgârdan etkilenecek risklere açık bir hale getiriyor.