Büyük G.Saray özür dileyemeyecek kadar küçük mü?
80’Lİ yılların başında mahallede “Cimbombom” diye bağırıp çocuk aklımızla Fenerli arkadaşlarla dalaşırken Galatasaray öyle kupalara ambargo koyan, Avrupa fatihi bir takım falan değildi. Aksine takımın (14 yıllık aradan sonra) ilk şampiyonluğunu görmek için bayağı büyümemiz gerekti! ‘
İlk aşkımla’ âşık olduğum takımın yıllar sonra kazandığı ilk şampiyonluk aynı yıla denk geldi. Mutluluk diye bir şey varsa şu hayatta işte o yaz benden daha ‘mutlusu’ bulunamazdı herhalde...
Şimdi geriye dönüp bakıyorum da o kadar güzel arasından niye onu sevdiğimi anlamıyorum. Tıpkı o kadar renk arasından ne diye ‘sarı-kırmızı’ için delirdiğimi anlamadığım gibi.
Birini sevmekte asıl meselenin ‘fiziki güzellik’, bir takıma gönül vermekte de ‘mutlak başarı’ olmadığı gibi...
O güzelle yollarımız ayrılalı çok oldu. Kalbim ondan sonra başka güzeller için de aynı hızla çarptı ama yaklaşık 40 yıldır Galatasaray’ın yerine başka bir takım, ‘sarı-kırmızı’ renklerin yanına başka renkler koymadım gönlümde. “
AMA HERKES KİRLİ” EDEBİYATI
Günlerdir, Fenerbahçe koçu Obradoviç’in yüzüne tüküren taraftar için Galatasaray'dan bir özür bekliyorum. Ama tek gördüğüm “Onların sahasında da bizim takımımıza, koçumuza küfür edildi” ayarında bir açıklama...
Bu ülkenin kaderi mi bu?
Kimse “Ben temizim” demiyor. Diyemiyor...
Ortada bir pislik varken, üzerine bulaştırmamaya çabalamak yerine herkes çamurun orta yerine atlayıp “Ama onlar da kirli” diye tepinip duruyor.
Gelin görün ki “Ben temizim” demek yerine “Herkes kirli” diyerek aklanılmıyor; ne sporda, ne siyasette, ne de hayatta.
“Özür dilersem, geri adım atarsam taraftar tepki gösterir” diye ateşin altına odun atmaya devam ediyor herkes.
Kardeşim ben de taraftarım ve rakibe yapılan bir büyük ayıp için özür dilemeni istiyorum.
Ne yani ben tribünde ana-avrat küfretmediğim için mi benim sözümün bir önemi yok senin için!
WEST HAM TAKIM DEĞİL Mİ?
Çok değil birkaç hafta önce West Ham United taraftarları stat dışında Manchester United takımının otobüsüne saldırdı. Taş, tükürük ne varsa attılar otobüse. Bununla da kalmadı, maçta kaleci De Gea’ya şişe atıldı.
West Ham yöneticileri maçtan sonra, “Çekin İngiliz futbolunun üzerinden çirkin ellerinizi” diye bir bildiri yayınlamadı.
“Ne desek de taraftara şirin gözüksek” diye deli divane olmadı.
Kulübün başkanı Karren Brady, olaylara karışan taraftarların yaptıklarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Manchester United taraftarının kendilerine yaptığı hakaretleri bulmak için ‘arşiv’ karıştırmadan, ‘taraftar goygoyculuğuna’ başvurmadan polisle işbirliği içerisinde olacaklarını belirtip ‘stadın dışında’ otobüse yapılan saldırıya karışan West Ham United taraftarlarını maçlardan ‘ömür boyu men’ edeceklerini açıkladı.
“YARABBİ ŞÜKÜR” FUTBOLU!
West Ham da kulüp, Galatasaray da!
Büyüklüğüne büyüklük katmak için bir küçük ‘özür’ dilemek yerine bin dereden su getirmek benim gönül verdiğim takıma yakışmıyor.
Üstelik ‘tüküren’ tükürdüğünü kabul etmişken!
‘Holigan’dan korkup ‘taraftar’ın sesine kulakları tıkamak da ayıp. Bizim kulübün simgesi ‘Aslan’, ‘devekuşu’ değil!
Ama biliyorum ki ‘tüküren’ kazanacak bu maçı maalesef.
Drogba’ya muz gösteren ‘ırkçı’ taraftarı yanına alıp “Drogba’ya göstermedi. Mide problemi var, muz yiyor” diye dünyanın en aptal açıklamasını yapan yöneticilerle, taraftarı rakibinin yüzüne tükürdüğü ortadayken ‘eski defterleri’ karıştırıp saçma sapan konuşan yöneticiler olduğu sürece Türkiye spordaki şiddete daha çoook “Yarabbi şükür!” der.