Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bu cumartesi sabahının diğer cumartesi sabahlarından bir farkı var! Dün öğrendim ki 30 günlük ömrüm kalmış!

        Geride 40 yılım, önümde 30 günüm var.

        Her yıl için bir gün bile değil.

        Şimdi, böyle “dan” diye söylenince kalakalıyor insan. 40 yıldır yapmayıp da şimdi deli gibi 30 güne sığdırmak istediğim ne çok şey varmış meğer.

        Eğer bilseydim 40’ımda öleceğimi mesela, hep bir gün sonraya erteler miydim yazacağım ve bir başyapıt olacağına inandığım romanımı! Topu topu 30 günüm var, 40 yıldır tek bir harf bile yazmadığım, hayatını hep bir gün sonraya erteleyen adamın bir gününü anlatan romanımı bitirmek için...

        40 yıldır öpmediğim bütün kızları öpmek için 30 günüm var.

        Ya da gitmek istediğim hayallerimin başkentini görmek için tek bir anını bile boşa harcamak istemediğim 30 günüm var sadece...

        GÜZEL KIZLARIÖPMEK İÇİN 30 GÜNÜM VAR

        Bu cumartesi sabahı diğerlerinden farklı, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyordum dün; bütün hayallerimi bir sonraki güne devrediyordum. “Yarın” diyordum, “Yarın yaparım bunu da!” Bu cumartesi sabahı biliyorum ki artık yarın hiç gelmeyecek. Ve şimdi bu gün, bu saat, bu dakika biliyorum ki 40 yıldır bütün bugünlerimi yarınlar için harcadım ben. Kim diyorsa ki, “Yarınlar bizim, güzel günler gelecek yarınlarda” en büyük yalancılar onlardır. 30 günüm kaldı bugünleri yaşamak için, yarını olmayan 30 gün... Ne yapsam diye düşünüyorum şimdi; romanımı yetiştirebilir miyim? Ya da hayallerimin başkentine gidebilir miyim? Peki öpmediğim bütün kızları öpmeye 30 gün yeter mi?

        40 YILDIR NEYİ BEKLİYORDUM Kİ BEN?

        Gustav Meyernik, “Beklemek ve umut etmek dışında insan ölümün elinden nasıl kurtulur?” diye soruyor. Her gününü bekleyerek ve umut ederek geçiren biri olarak bugüne kadar ölümün elinden kurtulmuş muyum yoksa 40 yıldır yerimden hiç kımıldamadan öylece onu beklemiş miyim bilmiyorum. Ne acı, bu cumartesi sabahı görüyorum ki bütün beklediğim ve umut ettiğim şeyler birer hiç! Kimsenin bir suçu yok, bütün suç bende. Hiçbir şey yapmadan geçen günlerimi hiç gelmeyecek sandığım ölüme beni biraz daha yaklaştırdığını şimdi anlıyorum.

        “Hayat dediğimiz şey ölümün bekleme odasıdır” benim bu odada günlerim sayılı artık. Ve şimdi odaya dikkatlice baktığımda ne çok şeyi görmediğimi görüyorum...

        YARININ UZAK KOKUSU OLMASAYDI

        Papini‘nin ‘Kaçan Ayna’ öyküsünü hatırlıyorum şimdi. İlk okuduğumda düşünmemiştim ne dediğini, şimdi bana söylemiş de ben duymamazlıktan gelmişim gibi hissediyorum. “İnsanlar gelecek günler için yaşarlar, bugünleri gelecek günler için feda ederler” diyor Papini ve devam ediyor: “Ansızın biri onlara bir saat içinde tümünün öleceğini söyleyecek olsa, yaptıkları, yapmış oldukları her şeyin onlar için hiçbir hazzı, hiçbir tadı, hiçbir değeri olmazdı. Yarının uzak kokusu olmasa bugünün kara ekmeğini yemezlerdi... İnsanlar; yaşamı ölüm için yitiriyoruz, gerçek olanı imgesel olan için tüketiyoruz...”

        ÖLDÜĞÜMFALAN YOK MERAK ETMEYİN

        Bu cumartesi sabahı diğerlerinden farklı benim için... Sınavda hocanın, “Son 5 dakika, sonra kalemleri bırakıyoruz” uyarısıyla “Ulan ne cevaplasam kârdır!” diye panikle kutucukları dolduran şapşal bir öğrenci gibi hissediyorum kendimi!

        Hiç başlayamayacağım romanıma, hayallerimin başkentine gidemeyeceğim, öpemeyeceğim bütün o güzel kızları. Dün olsa hiç üzülmezdim bunlar için, yarına ertelerdim olur biterdi. Bugün biliyorum ki yarın yok artık bir şeyleri erteleyebileceğim... Harcadım en güzel günlerimi.

        Bakmayın yukarıdaki saçmalamalarıma, ne kadar günüm var bilmiyorum... Öldüğüm falan da yok anlayacağınız...

        Sadece size bir şey sormak için karaladım bütün o cümleleri.

        Şimdi birisi gelip, “30 günün kaldı!” dese, son 30 gününüzde neler yapardınız, kimlerle olurdunuz?

        Bugüne kadar bütün yaptıklarınızı bir düşünün, etrafınıza bakın, sonra da bu soruya cevap verin...

        İşte bu sorunun cevabıdır benim, sizin, hepimizin hayatı...

        Diğer Yazılar