Seyir halinde hipnoz
“Fata Morgana”yla “Solaris”in buluşması, yeni Malick’in gemi yolculuğuna çıkması ya da “Asri Zamanlar”ın denizde inşa edilmesi olarak açıklanabilir. Sinemanın görsel bir sanat olduğunu ispatlayan “Pek Ağır Yol İleri”, ‘az bilgi, bol ses’le ilerleyen ayrıksı ve hipnotik bir belgesel (imsi). 7 Nisan’da başlayıp 17 Nisan’da sona erecek 35. İstanbul Film Festivali’nin en önemli keşiflerinden.
Gemi yolculukları sinemaya konu olmuştur. ‘Poseidon’, ‘Titanik’ gibi geleneksel felaket mizansenleriyle olsun, “The Ghost Ship” (1943), “Şeytan Üçgeni” (“Triangle”, 2009) gibi korku modelleriyle olsun, “Hong Kong’lu Kontes” (“A Countess from Hong Kong”, 1967), “Çılgınlar Gemisi” (“Boat Trip”, 2002) gibi komedi filmleriyle olsun bir şekilde bir görsel motife dönüşmüştür. Elbette deniz maceralarına ayrılan filmler de ayrı bir paragrafta ele alınabilir.
DİYALOG KURMAYI ENGELLEYEN BİR KAPİTALİZM HİPNOZU
Mauro Herce, bireysel ilk uzun metrajı “Pek Ağır Yol İleri”de (“Dead Slow Ahead”, 2015) aslında işin bambaşka bir boyutuna odaklanıyor. Herzog’un “Fata Morgana”sının (1971), çöle, evrime, insan hayatına anlatıcı sesiyle yaklaşan belgesel mantığıyla, Chaplin’in “Asri Zamanlar”ının (“Modern Times”, 1936) insanoğlunu yiyip bitiren fabrikasını, neo-kapitalist bir canavar, denizde yolculuk yapan bir makine haline getiriyor. Dış ve iç mekandaki genel planlar ses tasarımının özeniyle bir ruh hali tasviri yaratıyor.
Görüntüler ile seslerin birlikteliği, demir yığınının klostrofobiye yol açması, hipnotik bir gemi seyrine vesile oluyor. Özellikle filmin 45-50. dakikasına kadar diyalog duymayıp sonrasında Tagalog dilinde işitsel yapının yön değiştirmesi, filmin yabancılaştırıcı etkisini arttırıyor. Filipinler’de kullanılan bu konuşma dili, ‘hikaye içi ses’in kullanılış şekli ise vizyon sahibi bir anlatının temellerini atıyor.
YENİ MALICK İLE AKRABALIK NE DÜZEYDE?
Zira oraya kadar kendimizi bir geminin tanıtımda, kazan dairesinde, kontrol odasında hissediyoruz. Yavaş yavaş alevlerden, küllerden bir parçaya dokunurken, kulağımızı sağır edecek öğelerle yüzleşiyoruz. Yeşilin, mavinin, kırmızının hipnoz nesnesine dönüşecek kadar baskın olması, sanki Malick’in başyapıtı “Hayat Ağacı” (“The Tree of Life”, 2011) ile başlayan meditatif yeni filmlerindeki duyguyu hatırlatıyor. Sabit açılar vurucu hale geliyor.
Evrimimizi sorgularken de aslında geminin, yerinde dursa da ilerlese de dişlileriyle önlenemez bir makine, insan eti yiyen bir alet olduğuna kanaat getiriyoruz. “Pek Ağır Yol İleri”, gemilere uygun terimsel ismiyle de bu düşünceye bizi inandırıyor. Bir çeşit anti-korku/bilimkurgu filmine dönüşüyor.
Tuhaf bir dildeki konuşmanın tesir etmediği ayrıksı belgesel dünyasıyla, deneyselle de kurmacayla da dirsek teması kurarken çekinmiyor. Geminin mürettebatının belki de bir ‘yaratık gemisi’ izlenimi bırakması, adeta işin ucunu ‘gemi gotiği’ne kadar götürmemizi, Tarkovsky’nin “Solaris”inin (“Solyaris”, 1972) denizde giden versiyonuyla yüzleşmemizi sağlıyor. Bu durum filmin güçlü sinematografisinin ve ses kurgusunun anlamına anlam katıyor. Atmosferin gücü, alevlerin ürkütücülüğüyle bir sinema haykırışına sebebiyet veriyor. Mauro Herce denizde geçen Hollywood üretimlerine savaş açıyor.
FİLMİN NOTU: 7
Künye:
Pek Ağır Yol İleri (Dead Slow Ahead)
Yönetmen: Mauro Herce
Süre: 75 dk.
Yapım yılı: 2015
KEREM AKÇA’NIN 35. İSTANBUL FİLM FESTİVALİ FİLMLERİ İÇİN YILDIZ TABLOSU
11 Dakika (11 Minutes): 6.2
3000 Gece (3000 Layla): 5.5
Bin Başlı Canavar (Un Monstruo de Mil Cabezas): 5.5
Bize Rüyalarımızda Huzur Ver (Paz Para Nós em Nossos Sonhos): 6
Brooklyn: 5.3
Buradan Sonra (Efterskalv): 5.2
Çete (El Clan): 4.5
Dağ (Ha’Har): 4.2
Doğru Zaman (Ji-Geum-Eun-Mat-Go-Geu-Ddae-Neun-Teul-Li-Da): 2
Dolaptaki Canavar (Closet Monster): 5.4
Eva’ya Huzur Yok (Eva No Duerme): 3
Evrim (Evolution): 7.5
Francofonia: 3.1
Gökdelen (High-Rise): 7.5
Hatırla (Remember): 4.5
İblis (Demon): 4.6
Kadınların Gölgesinde (L’Ombre des Femmes): 4.8
Karar Kimin? (Keeper): 4.5
Karışma Anne! (The Meddler): 2.8
Keder (Il Viaggio): 2.9
Köpeğin Kalbi (Heart of a Dog): 6.3
Kördüğüm (Maggie’s Plan): 3.7
Neon Boğa (Boi Neon): 6.9
Ötedekiler (The Other Side): 6.7
Rabin’in Son Günü (Rabin The Last Day): 5
Schneider Bax’a Karşı (Schneider vs. Bax): 3
Semptom (Symptoma): 2.8
Sihirli Dağ (La Montaigne Magique): 3.3
Suyun Kalbi (La Memoria Del Agua): 5
Şövalye (Chevalier): 4.9
Tikkun: 5.6
Toprağın Gölgesinde (La Tierra y La Sombra): 3
Yılanın Kucağında (El Abrazo de la Serpentie): 5.5
Not: Yıldızlar, yurtdışındaki festivallerde izlediğim filmleri içermektedir. Festival süresince güncellenecektir.