Grease müzikali, birinci sınıf
Kuruçeşme Arena’da 25 Mayıs-2 Haziran tarihleri arasında sahnelenen Grease müzikali, Vibe Productions ile SDS Organizasyon’un katkılarıyla New York’ta 2007 yılında prömiyerini yapan oyunu Türkiye’ye taşıyor. Müzikal, oyunun uluslararası turnesinin kadrosunu bulunduruyor aslında. Ancak bu durum, birinci sınıf bir prodüksiyon ile yüzleşmemize engel olmuyor. Böylece tiyatro sahnesine ilk kez 1972’de çıktıktan sonra 1978 senesinde sinema filmine çevrilen bir gençlik müzikali, Türk izleyicisinin karşısına capcanlı dikiliyor!
14 Şubat 1972’de Broadway müzikali olarak sahnelendikten sonra tüm dünyada sükse yaratan ‘Grease’, 1978’de bir de sinema filmine dönüştürülmüştü. John Travolta’nın oradaki başrolüyle sektörün aranan ismi olması bir yana, onun partneri Olivia Newton-John’a yaramayan bir projeydi bu. Filmin yönetmeni Randal Kleiser ise 1981’de üretilen Michelle Pfeiffer’lı bir devam filmine yol açmasına karşın neredeyse işsiz kaldı.
Hem tiyatro, hem de sinemada çığır açan bir klasik
Ancak “Grease”, o zamandan günümüze kadarki yolculuğunda hem katıksız bir klasik, hem de kült bir eser olarak anıldı. Bunun da nedeni 1950’lerin gençlik yıllarının rock ağırlıklı şarkılarını içererek duygulara seslenmesi, onların estetiğiyle kült bir kitleyi yakalaması, oradaki aşk ile milyonları hedef alması, dans geleneğiyle zirve yapması ve daha nice öğeydi aslında. Öyle ki bunlarla müzikalin seyirciyi aktif hale getirip, şarkı söylemeye ve dans etmeye iten taktiğini benimsemeyi çok iyi beceriyordu.
Sinema tarihi açısından baktığımızda ise, 1978 tarihli “Grease”in gençlik filmlerinin zirve yaptığı 80’li yılların öncüsü niteliğinde olduğunu görebiliyoruz. ‘Gençlerin hikayeleri’ denince ilk akla gelen filmlerden biri “Grease”dir şimdilerde.
Hannah Montana ve High School Musical’ın da esas kaynağı “Grease”dir
Fakat aynı zamanda gençlik müzikali konusunda da çığır açıp “Hayatta Kalmak” (“Staying Alive”, 1983), “Hairspray” (1988), “Sulugöz” (“Cry Baby”, 1987) ve en son “High School Musical” (2006) gibi örneklerin üremesini sağladı.
Tabii sonradan sinemaya transfer olan ‘Hannah Montana’ ve ‘Lizzie McGuire’ gibi müzikli gençlik dizilerinin de arkasında “Grease” vardır.
Broadway müzikali kültürümüzün oluşması için devasa bir adım
2007’de Broadway’de yeni bir tiyatro müzikaline ya da müzikal oyununa çevrilen “Grease”, beklenen ilgiyi yine görerek gerçek bir ticari ürün olduğunu tekrar ispatladı. Öyle ki bu, 1972’den sonra 1994’de tekrar sahnelenen oyunun, üçüncü versiyonu idi.
Neyse ki Vibe Productions ve SDS Organizasyon yetkilileri Türkiye’yi de unutmadılar ve bu müzikali yerli izleyicilerin de beğenisine sundular. Böylece ülkemizde ‘Batı Yakasının Hikayesi’ ve Broadway müzikallerinden seçme skeçler içeren iki oyunun ardından ilk kez önemli bir Amerikan müzikali ile yüzleşiyoruz. Bu eğilimin artmasıyla bir ‘Broadway müzikali’ kültürünün oluşması, alanın profesyonelliğiyle tiyatromuzun farklı dallara açılmasına katkı yapacaktır.
Grease ateşini tatmak için!
Kuruçeşme Arena’daki açılış galasına katıldığım müzikalin, bu ilk gösteriminde ‘Grease ateşi’ni salgıladığını söyleyebilirim. ‘Grease Lightnin’, ‘Summer Nights’, ‘Rock & Roll Party Queen’, ‘We Go Together’, ‘All Choked Up’ ve ‘Hopeless Devoted to You’ gibi 30 senedir ağızlardan düşmeyen şarkıların dikkat çektiği oyun, belli ki Broadway müzikallerinin yönetmenlik kalitesini, yurt dışı turnelerine de taşımış.
Belki daha önce izlediğim ‘Phantom of the Opera’ , ‘Rent’, ‘Wicked’, ‘The Producers’ ve ‘Monty Python’s Spamalot’ gibi oyunlar kadar başyapıt potansiyeli taşımıyor ancak ‘Hairspray’in gençlik müzikali konseptiyle Broadway sahnesinde 2004’de yakaladığı dokuyu tamamen yansıtıyor. Zaten bu üçüncü Grease projesinin esas amacı da onunla oluşan kitlenin bir kısmını kendisine yönlendirmekti ilk başta.
Büyük bir Broadway prodüksiyonu
Yönetmenliğin birinci sınıf olması da bu gayeyi hedefe ulaştırıyor. Sahnenin içinde bütün hikayeye uygun tek set ve onun önünden geçen aksesuarlar şeklinde yürüyen mizansenin, aslında arka plana yerleştirilen orkestra sebebiyle az alana sahip olduğu söylenebilir.
Ancak bu durum iyi kurtarılmış. ‘Grease’in New York’taki versiyonlarından herhangi birini izlemediğimi itiraf edeyim. Ancak orkestra oralarda genelde sahnenin önüne yerleştirilir. Öyle ki böylesi büyük Broadway prodüksiyonlarında sahne büyük olur. Bu doğrultuda da orkestra seyircinin yamacına oturtulur.
Birkaç senede bir yenilenmesi gereken bir deneyim
Fakat bu değişim, oyunun aleyhine yansımıyor. Aksine Grease ateşine katkıda bulunurken, turne oyuncularının kaliteleri de dikkat çekiyor. Birkaç ilginç müdahalenin (radyocu çocuk) de devreye girmesiyle gerçek bir Broadway müzikalinin dokusunu hissediyoruz.
Zaten ‘Grease’ öyle bir eserdir ki sahnede, sinemada veya ev sinemasında 2-3 senede bir tekrar izlenerek heyecanını yaşamak gerekir. Bu oyun da benim için öyle oldu açıkçası. Filmi izlemeyeli yaklaşık 3-4 sene olmuştu. Kaç kere izlediğimin sayısını bile unuttum. Ancak özlemişim, onu fark ettim. Bu oyun da zaten özlem gidermek için veya bir cevheri keşfetmek için ideal bir tercih, ona şüphe yok!
keremakca@haberturk.com