En iyi 15 western
Coen Kardeşler’in John Wayne’li klasik western “True Grit”i yeniden çevirip Oscar adayı olmasıyla ve western parodisi animasyon “Rango”nun vizyona girmesi gündeme gelen, temeli 1930’lara dayanan türü mercek altına almak istedim. Bu doğrultuda da alt tür ve formül ayrımı gözetmeksizin sinema tarihinin en iyi westernlerinden oluşan listeye aşağıdan ulaşabilirsiniz.
1938 yılında “Cehennemden Dönüş” (“Stagecoach”) ile sinemaya giren ve vahşi batıda kendine özgü motiflerle (silahlı adamlar, düellolar, çatışmalar, kızılderililer, kelle avcıları, altın avları vs.) yol alan western, zaman geçtikçe kalıp değiştirdi. Zira her tür gibi 25 senede miyadını doldurmasıyla birlikte 1960’larda spagetti western, anti-western, revizyoncu western, western-noir gibi farklı alanlara kaydı. Bu da onun cavalry western, red western gibi klasik formülünün içindeki alt türlerini daha geniş bir açılıma kavuşturmasını sağladı.
Bunun devamında 2000’lerde ise ‘postmodern’ denemelerle tür kırmalarının içine girdi western. Bu bağlamda da gerçek anlamda batıyı çok farklı kullanan western coğrafyalarından ya da mizansenlerinden söz etmek mümkün hale geldi.
Nihai sonuçta 60’ların ‘yenileme hareketi’nin en akılda kalıcı iki ismi Sergio Leone ve Sam Peckinpah, listede yegane iki filmle temsil edilen isimler oldular. Onların yanında sözünü ettiğimiz dönemden de günümüzden de fark yaratan önemli eserler 15’lik bir liste çıkarttı karşımıza.
İşte sinema tarihinin en iyi westernleri:
1-Batıda Kan Var (C'era una volta il West / Once Upon a Time in the West) (1968)
Sergio Leone’nin spagetti western başyapıtında Charles Bronson’lar, Claudio Cardinale’ler, Ennio Morricone’ler ve daha niceleri resital verir. Adeta stilize düello sahnelerinden ve ses ile müzik kullanımının ustalığından üreyen bir opera şovu izleriz. Sinema tarihinin en iyi westerni olduğuna kuşku yok. Hatta en iyi filmleri arasına da bir yerlerden girer.
2-Bana Onun Kellesini Getirin (Bring me the head of Alfredo Garcia) (1974)
Sam Peckinpah’ın türü Meksikalılar arasında bir anti-kahramanlar galerisine ve B filmi estetiğine kavuşturduğu yapıtıdır. Western-noir konseptinin fikir babalarından olması, tecavüz meselesine yaklaşımı ve gerçekçi çatışma sahneleriyle dikkat çeker. Kovboyun Meksikalı ya da melez olduğu bir filmdir. Özünde ‘mexploitation’ gibi bir istismar filmi alt türü vardır.
3-Kahraman Şerif (High Noon) (1952)
Fred Zinnemann’ın ‘çatışma’ odaklı akan westerni, adeta temponun, silah seslerinin ve geniş alanın prim yaptığı bir tür filmidir. Alanın en stilize örneklerindendir kuşkusuz. 4 Oscar’lı filmde Gary Cooper’ın başrol performansı da öne çıkarılmıştır her zaman.
4-McCabe ve Bayan Miller (McCabe and Mrs. Miller) (1971)
Robert Altman’ın 19. yüzyıl westernini inşa halindeki bir kasaba üzerinden karakter dramasına transfer ettiği eseri. Çarpıcı görüntüleri ve iz bırakıcı şarkıcılarıyla halen akıllardan çıkmayan bir ‘kasabaya gelen yabancı’ filmi.
5-Şiddetin Tarihçesi (A History of Violence) (2005)
David Cronenberg’in eğlileştirilmiş vahşi batıda suç ve kara film denemesi. İçimizde saklanan şiddetin ‘aile’ye yıkımla gelen ilginç karşılığı. Bir çizgi roman uyarlaması olduğunu da es geçmeyelim. Tabii fazlasıyla gerçekçi tonda...
6-Buffalo Bill (1944)
William A. Wellman’ın kızılderili prototipini başrole taşıdığı western atılımı. Anti-western meselesinin fikir babalarından...
7-Brokeback Dağı (Brokeback Mountain) (2006)
Westernin ‘eşcinsel kültür’ ile hesaplaşması. Modern bir western kasabasında, dağın ortasında sıkışmış iki yalnız adamın öyküsü. Yabancılaşma kavramı ve alanın içinde aşk filmi yaratma güdüsü üzerine çarpıcı bir tür denemesi.
8-İyi Kötü Çirkin (Il buono, il brutto, il cattivo. / The Good, The Bad and the Ugly) (1966)
Bir altın madeninin peşinde üç adam. Eli Wallach, Clint Eastwood ve Lee Van Cleef bir arada. Üçlü düello sahnesi görülmeye değer. Tonino Dello Colli’nin sinematografisi, Alberto Grimaldi’nin yapım desteği ve Ennio Morricone’nin müziklerini mükemmel uyumla birleştiren Sergio Leone destekli bir spagetti western şöleni.
9-Vahşi Belde (The Wild Bunch) (1969)
Westernin içine şiddeti sokarak çığır açan ve ‘görkem’ meselesini gerçekçilikle bütünleyen bir tür örneği. Aslında Sam Peckinpah’ın stüdyolarda parıldamasına yol açması ve anti-kahramanlı sinemasının tanınmasına olanak sunmasıyla da bir hayli önemli.
10-Cehennemden Dönüş (Stagecoach) (1939)
Bilinen ilk klasik western. John Ford’un çığır açıp alanın içinde auteurleşmesinin ana sebebi. Maceranın yoluna westerni çıkaran bir yol filmi aynı zamanda.
11-İhtiyarlara Yer Yok (No Country for Old Men) (2007)
Silah yerine ‘oksijen tüpü’, suç yerine ‘uyuşturucu’, çatışma yerine ‘çanta kovalamacası’ yerleştiren bir western. Elbette sinsi yönetmenler Coen Kardeşler imzalı. Roger Deakins’in sinematografisi ve bir Oscar ödülü de cabası...
12-Köstebek (El Topo) (1970)
Alejandro Jodorowsky’nin westerni bozarken gerçeküstücü bir yolculuk sunması, aslında ‘fantastik western’ gibi bir alan açmasına yol açmıştır. Bu bağlamda da cavalry western konseptinin içinden seslenen garip bir filmdir bu. O defalarca izlenip farklı okunacak eserlerdendir sinema tarihinin derinliklerinde. Düello sahneleri, din referansları, ötekileri kullanma şekli derken tadından yenmez bir sinemasal yolculuk sunduğu ise tartışılmaz bir gerçek.
13-Blueberry (2004)
Çizgi roman uyarlaması bir western. Jan Kounen imzalı bir intikam hikayesi. Mitolojik alt metinleri, dengeli fantastik dünyası ve özgün sinemasal yorumuyla dikkat çekici bir eser.
14-Kasabadaki Yabancı (High Plains Drifter) (1973)
Clint Eastwood’un ‘isimsiz adam’ karakterinin hikayesini devam ettirdiği spagetti western denemesi. Bol çatışma, ölüm ve estetik izinde son derece keyifli bir tür filmi. Eastwood’un klasik western denemesi “Affedilmeyen”i bundan sonra çektiğine inanmak zor!
15-Sabata (1969)
Sergio Corbucci imzalı spagetti western serisinin ilk ayağı. Corbucci imzalı eserde efsanevi Lee Van Cleef’in canlandırdığı kiralık katil Sabata’nın estetize edilmiş maceraları ana mesele. Alt türün alanında ‘iyi’ bir çalışma. Leone’ninkileri aratmıyor.
keremakca@haberturk.com