Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        “Genç Victoria”nın DVD’si raflarda!

        Belli ülkelere ait hikayelerin başka memleketlerin vatandaşı yönetmenler tarafından ele alınmasına çok alıştık son yıllarda. 2005’te kurmaca biyografi “Çılgın” (“C.R.A.Z.Y.”) ile ‘dönemsel dokuyu peliküle yerleştirme’ konusundaki becerisini kanıtlayan Kanadalı Jean-Marc Vallée, İngiliz kraliyet ailesinin hayatına bakış atan kostümlü drama türü ‘heritage film’ alanına açılmış bu sefer. 2000’lerde konseptin içinde verilen modern denemelerden birine imza atan yönetmenin, Hollywood’a göz kırptığını söylersek yanlış yapmış olmayız. “Genç Victoria”, 18 yaşında kraliyet tahtına kurulan, bu sebeple de tabulara, kadının toplumdaki durumuna ve daha nicesine karşı gelen bir karakterin hikayesini; akıcı ve zeki bir dille perdeye aktarıyor.

        İngiliz miras filmleri (heritage films) 1960’larda Britanya sinemasının kültürel güdüsünü koruması açısından kilit bir yere sahipti. Yedinci sanatın devamında ise ‘kostümlü drama’ adı altında işlev gördü. Son zamanlarda bu eğilimin bittiği söylenemeyecek olsa da artık ülkenin daha modern örnekler çıkardığı daha sık rastlanan bir durum. “Genç Victoria” (“The Young Victoria”, 2009) ise yönetmenliğini Jean-Marc Vallée’nin yaptığı bir kostümlü drama ya da İngiliz miras filmi olarak anılabilir. Ancak esasen temeline aldığı 18 yaşında tahta oturan Victoria karakteriyle öne çıkarılmalı.

        Son dönemde kostümlü dramayı modern anlatıya kavuşturan eserlerden biri

        Zira Vallée, burada kimi demode İngiliz yönetmenin aksine “Düşes” (“The Duchess”, 2008) ve “Elizabeth: Yeni Çağ” (“Elizabeth: The Golden Age”, 2007) gibi kadın lider hikayelerinde olduğu gibi anlatı konusunda sıkıntı çekmemiş.

        Alman Hagen Bogdanski’nin görüntü yönetimi ve Avustralyalı Jil Bilcock’un bir kişiden daha destek alan kurgusu, bir bakıma bu durumun bertaraf edilmesine yaramış. Çünkü genelde böylesi dünya sinemasına adapte olmuş sinematografi ve kesme uzmanı isimler, sanat yönetimi ve prodüksiyon tasarımının profesyonelliğine katkı yapmaz bu gibi filmlerde. Belki de Joe Wright sonrası üreyen bir şey diyebiliriz bu evrensel çağa ayak uydurma görüşü için.

        Hollywood’a transferi için yüksek voltajlı bir ışık yakmış

        Zira “Genç Victoria”, 19. yüzyılda İngiliz kraliyet ailesinin içinden 18 yaşında liderliğe uzanan bir kadının hikayesine odaklanıp onu geniş zaman diliminde ve çeşitli yan karakterlerle anlatmaya soyunmuş. Buna karşın Vallée, teknik ekibin de katkısıyla herhangi bir dramatik ve süreçsel boşluğa hapsolmamış. Aksine bu geçişleri, uyum kesmesi ve kamera kaydırması gibi tekniklerin zamanı zekice ayarlamasıyla kavramayı becermiş.

        Böylece yönetmen 2.35:1 sinemaskop formatında, sinema zevki veren sorunsuz bir eserle bizi yüzleştirirken Hollywood’a adım atma konusunda da ciddi bir sınavdan geçmiş burada. Buna rağmen aksesuar ve figüran kat sayısının yüksek olduğu ve set kontrolünün her şeyin önüne geçtiği bir eserde Emily Blunt, Miranda Richardson, Paul Bettany, Jim Broadbent gibi oyunculardan da etkileyici performanslar almayı becermiş. İç ve dış mekanın renk farkını iyi betimlemesinin yanında kraliyetin içindeki memnuniyetsizliği, tabuları ve daha nicesini de tasvir edebilmiş.

        “Marie Antoinette” kadar iddialı değil ama ele aldığı karakterle cüretkar yerlere gidiyor

        Zira burada aslen son dönemin ‘kadın lider hikayesi’ mantığına uyan bir duruş var. Belki Sofia Coppola’nın “Marie Antoinette”indeki (2006) kadar çığır açma ve yenilikçi hale gelme gibi bir amacı yok “Genç Victoria”nın. Ancak burada gerçek anlamda annesine karşı ‘kendi sevgilimi ben seçeceğim’ diyen ve İngiliz ile Belçika toplumları arasında kalan bir karakteri izliyoruz. Blunt’ın yüzünü kullanma becerisiyle yükselen Victoria’nın da içine düştüğü hem topraksal, hem sosyal, hem politik, hem de idari durum çok iyi anlatılmış işin doğrusu.

        Her şeyinin gözetlendiği sarayın içine hapsolan bu karakterin plan ölçeği dengesiyle kavranan içeride kalmışlığı, birazcık da ‘doğum’, ‘evlilik’, ‘regl dönemi’ gibi spefisik bölümlerin katkısıyla son derece sinemasal bir çerçeveye oturtulmuş. Genel anlamda bir dönemin Avrupa’nın köklerinin atılmasına katkısı mikro bir sinema filmine sıkıştırılmış. Normal şartlarda 2.5 saate yayılıp sarkabilecek hikaye, yönetmenin becerisiyle rafine edilip bir anlatı başarısına dönüştürülmüş. Böylece İngiliz kraliyet ailesindeki ahlaki ve sistemsel sıkıntıları işlerken yüksek sinema bilinciyle hedefini tutturmuş Vallée burada.

        Künye:

        Genç Victoria (The Young Victoria)

        Yönetmen: Jean-Marc Vallée

        Oyuncular: Emily Blunt, Rupert Friend, Miranda Richardson, Paul Bettany, Jim Broadbent, Thomas Kreschman

        Süre: 101 dk.

        Yıl: 2009

        keremakca@haberturk.com

        Diğer Yazılar