Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        30 sene önce çekilmiş bir istismar filminin ya da çöp örneğinin yeniden çevrimi olan “Anneler Günü”, prodüksiyon kalitesini yüksek tutsa ve sinematografik açıdan hayran bıraksa da bir türlü o tabanından kurtulamamış. Bunda üç ‘Testere’ filmi çeken, bu konuda antremanlı Darren Lynn Bousman’ın rolü büyük. 2008’de “Repo! The Genetic Opera” adlı son 10 yılın en özgün müzikallerinden birini veren yönetmenin, ilerleyen dönemde böylesi ‘kişisel fetiş uyarlamalar’dan ziyade ona benzer projelerle sıyrılmasını dileriz. Zira burada ‘intikam filmi’ geleneğini seyirciyi şiddete yönlendirmek için kullanırken, buna yoğun kan kullanımını da ekleyen bir ideolojik duruştan başka bir şey yok. Bu da “Anneler Günü”nü ‘A sınıf bir istismar filmi’nden öteye götüremiyor.

        1980 tarihli bir istismar filminin, 2010 yapımı 115 dakikalık ‘vigilante film’ (olgunlara uygun intikam filmi türü) versiyonu diyebiliriz. “Anneler Günü” (“Mother’s Day”, 2010), evlerini ‘ipotek’ sebebiyle kaybeden bir anne ile oğlunun, söz konusu olan mekana gelip orada yaşayan ‘genç çift’i ve ‘arkadaşları’nı doğraması üzerine kurulu bir eser.

        B filmlerinden kopma bir anne, ‘kılıbık bir oğul’la gelen bir ilişki içeriği derken, gerçek anlamda “İçindeki Yabancı” (“The Brave One”, 2007), “Aşk Uğruna” (“Pour Elle”, 2008) gibi o alandaki ‘kesme-biçme’ye yönlendiren filmlerin bakışını daha ileri götüren bir yapıtla yüzleşiyoruz. Çünkü bunu şiddet istismarına da çeviriyor eldeki eser.

        Her türlü cinayet aletinden güç alan bir kan gösterisi

        Belli ki Darren Lynn Bousman James White’ın dijital ile yakaladığı sinematografi zekası bir tarafa, burada çalıştığı üç ‘Testere’ (‘Saw’) filminin cinayet sahnelerini kopyalamış gibi. Bu da silah, bıçak, çekiç, vida farketmeden her birinin toplamından ‘iddialı bir kanlı şölen’ yaratma peşindeki bir eserle yüzleşmemizi sağlıyor. Üstelik bu durum yarısı kapalı mekanda geçen ve iki saati bulan süresiyle bir ‘bunalım’ hissiyatı da yaratıyor. Uzun lafın kısası bir türlü ‘sömürü’ amacından şaşmıyor film. Zaten bunu da istemiyor gibi bir hali var “Anneler Günü”nün.

        Bousman 2008’de “Repo The Genetic Opera” gibi siber-punk postmodern müzikal gibi acayip bir formül yaratsa da burada son derece ‘fetiş’ bir esere imza atmış. Bu noktada da karşımızdaki şeyin yönetmenin sevdiği bir istismar filmini profesyonel dokuyla 2.35:1’de canlandırma arzusu olarak okuyabiliriz. Bu noktada da açılış ve kapanış sekanslarında Brian de Palma’yı andıran plastik bir doku ve atmosfer görsek de onun yanında bu durum ‘gore şovu’na (kan pıhtısı gösterisi) dönüşmüş.

        Seyirciden tezahüratla destek bekliyor

        Üstelik tek boyutlu anne karakterinin ‘katil anne’ kıvamındaki halinden tutun diğer bütün tiplemelere kadar da ana amaç seks ve şiddet odaklı sahneler sunmak olmuş. Yani “Anneler Günü”, seyirci üzerinde ‘intikam almak için şiddet uygula!’ emir kipini canlandırıyor. Bu amacı doğrultusunda ise sizden destek bekliyor. Bu tezahürat eşliğinde bir şeyler yapmak istiyor.

        Yanındaki ‘vur, kır, parçala, aileyi öldür!’ ezgisi ise sanki kulaklarınızda çınlanıyor gibi. Zira şiddet yanlılığı bir süre sonra “Kill Bill”in (2003-2004) başlattığı bu eğilimin çok uzağında bir sıradanlık ve dramatik metin açmazıyla sarıyor etrafınızı. Belki 115 dakikalık süreden, belki eskimiş rehine gerilimi formatına yakınlığından, belki de oyuncuların kalitesizliğinden orasını bilemeyeceğiz. Ancak gerçek anlamda bir ‘kapana kısılmışlık’ hissiyatı var halihazırda gözüken.

        Çöp örneklerini A sınıfına transfer etmek ne kadar akıl karı?

        Bousman’ın yakın-orta plan arasında gidip gelen çerçevelerinin de bir ‘savaş’ ya da ‘aktif hale getirme’ misaliyle üzerinize üzerine gelmesi, biraz da ‘şiddet’i böylesi konuma sokma arzusundan kaynaklanıyor.

        Lafın özü “Anneler Günü”, “Salgın” (“The Crazies”, 2010) “Soldaki Son Ev” (“The Last House on the Left”, 2009) gibi A sınıfına transfer edilme stratejisiyle üreyen ‘çöp yeniden çevrimleri’nin bir yenisi. Yani son dönemin bu meşhur eğiliminin bir kolunda kendine yer buluyor. Ancak o eserler gibi dramatik yapısının omurgasının ‘çiğ’liği sebebiyle bir türlü işlevini farklı bir boyuta taşıyamamış ve sadece ‘prodüksiyon kalitesi’ noktasında tıkanıp kalmış. İşte filmin de esas sorunu bu gibi sanki. Bu da kan gösterisine tezahürat yapmayan ‘istismar filmi izleyicisi’ dışındaki kitleyi içine alamamasını sağlıyor.

        FİLMİN NOTU: 2.6

        Künye:

        Anneler Günü (Mother’s Day)

        Yönetmen: Darren Lynn Bousman

        Oyuncular: Rebecca de Mornay, Jaime King, Patrick John Flueger, Warren Kole, Deborah Ann Woll, Briana Evigan, Shawn Ashmore

        Süre: 115 dk.

        Yıl: 2010

        keremakca@haberturk.com

        Diğer Yazılar