Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com

        Hepimizin bambaşka bir zaman diliminde olmak gibi bir hayali vardır. Hollywood da bu arzuyu gerçekleştirme adına fazla ‘teknolojik’ durmayan bir bilimkurgu alt türü üretmiştir. Ben de zaman yolculuğu filmlerinin tarihinde iz bırakacağa benzeyen “Tetikçiler”in bu ay vizyona girmesiyle birlikte bu alanın en iyilerine bakış attım.

        Büyük oranda H.G. Wells’in zekasından çıkan ve onun edebiyat eserleriyle popüler kültüre giren bir kavram denebilir. ‘Zaman yolculuğu’, makinesiyle olup olmaması fark etmeksizin, geçmişe veya geleceğe giden karakterlerin bu esaslar içinde yaptıklarıyla hayat çizgisine etkilerini sorgular. Genelde aksiyonla ve kaderi değiştirme ile gerçekleşen bu mizansenler de iki çizgiden ilerler. Ancak bunu geliştirerek ‘çok parçalı’ bir üslup belirleyip zaman dilimi sayısını çoğaltan devrimci alt tür örnekleri de vardır. Zaman makinesinin arabalardan, iskemlelerden ve uçaklardan oluşturulmasının yanında, hiç gösterilmemesi de şablonun teknolojik ve fütüristik süreçlerini açığa çıkarmıştır.

        İşte zaman yolculuğu filmleri yıllar boyu gençlik filminin, aksiyonun, savaş filminin ve daha nice türün içine girerken bu motifleri devreye sokmuştur. Gelecekten gelen gelişmiş bir ‘öğe’ ile geçmişte var olan ‘eskimiş’ bir objenin ilişkisini devreye sokup bu farkı ortaya koyarak yol almıştır. Bu omurganın katmanlarından felsefesi, sosyolojik ve siyasi yollar açmıştır. Son olarak bir parantez açıp listemi oluştururken geçen yıl ‘En iyi 10 romantik bilimkurgu filmi’ seçkime aldığım ama bu alt türe de mensup olan “Je t’Aime, Je t’aime” (1966) (ki o üst sıraları zorlardı), “Time After Time” (1979) ve “Somewhere in Time”ı (1980) devre dışı bıraktığımı ekleyeyim.

        Diğer Yazılar